- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yaşamdan keyif almak….

Bu cümle belkide her derde deva ebegömeci gibi bir şey. Yirmidört saatlik bir gün içinde yaptığımız, bizi etkileyen her türlü olayın toplamına yaşam diyoruz. Doğal olarak herkesin hayatı ayrı. Ama bir ortak nokta var, keyif almak.
Yaşadığımız hayattan ne kadar çok keyif alabiliyorsak hayatımız o kadar anlam kazanıyor. Sorunları çözmek o kadar kolaylaşıyor.
Toplumsal yaşam ne kadar yoğunsa, hayattan alabileceğimiz keyifleri özgür irademizle oluşturma şansımız o kadar azalıyor. Bu noktada devreye önce yerel yönetimler, sonra genel yönetim giriyor.
Yönetimlerin herkesi memnun edebilmesi tabii ki olanaksızdır. Ancak çabaları kendi fikirlerini topluma dayatmak değil, toplum içindeki eğilimleri gözeterek en çok kişinin hayattan daha çok keyif almasına yönelik projeleri geliştirmek ve uygulamaktır.
İçki ve sigara sağlığa zararlıdır. Bunu kabul etmeyen yoktur sanırım. Bile bile hala sigara ve içki kullanıyorsa, keyif alıyor, mutlu oluyor demektir. İçki satışını engellemek, belediye lokanta ve gazinolarında içki vermemek, insanların sağlığını korumak değil, kendi düşüncelerini dayatmak, insanların hayattan istedikleri biçimde keyif almalarını engellemektir. Bu tür yöntemler çeşitli zamanlarda çeşitli yerlerde denenmiş, başarılı olmamıştır. Tabiiki biat kültürü içinde, baskı altında yetişmiş, tarih bilincinden yoksun, istedikleri her şeyi baskı ileyaptırabileceğini sanan yöneticilerden beklenebilecek şey de budur. Oysa konu ne kadar basittir. Ben gittiğim lokanta veya gazinoda içki içilsin istemiyorsam ora yöneticilerine baş vururum. Beni kaybetmek istemiyorsalar içki satmaktan vazgeçerler. Tam tersi ben değerli değilsem zaten bir daha oraya gitmem. Burada bana yakın bir yerde bakkal camına yazmış “Burada içki ve sigara satılmaz, içeri sigara ile girilmez” Kimsenin bir şikayeti yok. Demek istediğim insanların hayattan aldığı keyifle ilgili iş yapanlar, müşteri tercihine göre kendilerini programlarlar.
Sigara içinde konu aynı. Kimse sanmasın ki artık kahvelerde sigara içilmeyecek. Şimdi yaz. Zaten kahve içinde kimse oturmuyor. O yüzden işletmeciler ve halk fazla üzerinde durmuyor. Havalar serinleyip de insanlar içeri girdiğinde aynı eskisi gibi sigarasını içecektir. Çünkü o insanın kısıtlı ekonomik imkanları ile yaşamdan aldığı keyif o dur. Eğer yönetim tepkisiz koyun sandığı halkı sıkmaya devam ederse bu halk onu gelen ilk seçimde cezalandırmasını bilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde yönetimlerin halkın keyif alternatiflerini nasıl çoğalttığı gözler önünde iken, bizim yöneticilerin kendi tercihlerini insanlara baskı ile kabul ettirmeye uğraşmaları gerçekten ibretliktir.
Perşembe, 2009-08-13