- Kategori
- Biyoloji
Yaşamın Önkoşulu "Döllenme" Serüveni

Döllenme olayı, kadın ve erkek tohum hücrelerinin birleşerek yeni bir insanın ilk hücresini, yâni "zigot"u oluşturması olarak tanımlanabilir. Birleşmenin önkoşulu olan buluşma için esas görev de tabii ki spermalara düşer. Spermalar cinsel coşkunun ortaya çıkışıyla birlikte, hareketsiz olarak bekledikleri epididimlerden, bunlara bağlı meni kanallarının ritmik kasılmalarıyla yukarıya, prostata doğru ikinci yolculuklarına başlarlar. Bu sırada, meni kanallarının iç yüzeyinden salgılanan bir sıvının etkisiyle hafifçe hareketlenirler...
Spermalar, meni kanallarının idrar yoluyla birleştiği noktayı geçip birikirken, idrar yoluna bağlı bir çift Cowper bezi, idrarın asiditesini nötralize eden alkalik bir sıvı salgılar. Bu salgı spermleri ürik asidin öldürücü etkisinden koruyacaktır. Cinsel coşkunun yoğunlaşması ve doruğa ulaşmasıyla beraber, çok kısa bir zaman dilimi içerisinde bir dizi koordine hareket görülür...
İdrar yoluna bağlı bir çift seminal vesikülden sarımsı bir sıvı, birikmiş olan spermalar üzerine boşalır. Aynı anda, idrar yolunun etrafını halka gibi sarmış olan prostat bezi, meniye karakteristik kokusunu veren bulanık beyaz alkalik bir sıvı salgılar. Prostat bezinin bir diğer görevi, boşalma esnasında meni kanallarıyla idrar yolunun birleştiği noktayı sıkıştırıp, meninin mesaneye ya da meni kanallarına geri boşalmasını önlemektir...
Prostatın da eklenmesiyle son durumunu alan meni, idrar yolunun ritmik kasılmalarının yardımıyla boşalır. Boşalan meni dölyoluyla birleşmiş olan penis vasıtasıyla dölyoluna aktarılır...
Ve artık spermalar için üçüncü bir yolculuk başlar. Seminal vesiküllerin ve prostat bezinin salgılarının eklenmesiyle iyice hareketlenen spermler, dölyatağı ağzını geçmek için mücadele verirler. Adet kanaması dönemi haricinde genellikle tam kapalı olan dölyatağı ağzı, yumurtlamanın etkisiyle sperma geçişine uygun duruma gelir. Ağzın tam kapalı olmasını sağlayan koyu mukoza yumuşayarak akıcılık kazanır. Spermalar dölyoluna doğru akan mukozanın içerisinde ters yönde yüzerek dölyatağına girerler. Bu darboğazdan geçiş sırasında, boşalma anında 500 milyon civarında olan sperm sayısı 250 milyona düşer...
Dölyatağı içerisinde harekete devam eden spermalar Fallop kanallarına istikamet alırlar. Kanallardan birinin yumurtalığa yakın ucunda yumurtayla karşılaşırlar. Spermaların, kadının cinsel organları içerisindeki yolculuğu ortalama bir saatte tamamlanır. Lâkin burada da ilginç bir durum söz konusudur. Eğer cinsel birleşme esnasında kadın da orgazm olmuşsa, oksitosin adı verilen bir hormon salgılar. Bu hormon dölyatağının kasılmasına sebebiyet verir ve meni bu kasılmalar yardımıyla, 5 dakika gibi çok kısa bir süre içerisinde yumurtaya ulaşabilir. Yâni kadının orgazm olması döllenme açısından zorunlu olmamakla beraber, döllenme şansını oldukça arttırır.
Yumurtayı döllemek için tek bir sperma yeterlidir. Fakat yumurtanın birleşmeye hazırlanabilmesi için 4-5 bin spermanın imece usülü çabası gereklidir. Çünkü yumurtanın etrafı spermaların girişini önleyen bir zarla kaplıdır ve önce bu zarın eritilmesi lazımdır. 4-5 bin sperma aynı anda, başlarının ön yarısında bulunan akrozom zarının içerdiği salgıyı serbest bırakırlar. Yumurta zarı eridiği anda spermalardan biri yumurtaya girer ve giriş sırasında, spermanın sadece hareket etmeye yarayan kuyruğu kopar. Artık döllenmiş olan yumurtanın üzeri, diğer spermaların girişini önlemek için yeni bir zar ile kaplanır.
Çok ender de olsa bazı durumlarda yumurtaya aynı anda iki sperma girebilir ve bu olaya "dispermi" adı verilir. Döllenmiş yumurta yeni zarın oluşumu sırasında spermaların hareket yeteneğini azaltan bir sıvı salgılar. Bu yolla, kalan spermaların zarı zorlamasına kesin olarak engel olur.
Eğer spermalar, hayrete düşüren bu serüvenin sonunda dölleyebilecekleri bir yumurtaya rastlayamazlarsa, 1-2 gün içerisinde öleceklerdir. Elbette ki bu ortalama bir süredir ve dölyatağı içerisinde 5 gün canlı kalabilen, inatçı ve de kararlı spermalara da rastlanır. Bu sebeple, yumurtanın cinsel birleşmeden birkaç gün sonrasında serbest kalması durumunda da döllenme gerçekleşebilir.