31 Temmuz '07
- Kategori
- Güncel
Yaşamın temel kaynağı; su

Bugünlerde kanallarda Ankara'nın semtlerinin isimleri çok geçer oldu. Bu aslında pek de hayra alamet değil. Ama halkımız daha olayın bilincine varmamış olacak ki, suyu ortalığa dökenler ile hala karşılaşıyoruz.
Neyse ki halkımız 2-3 gün içerisinde suyun ne kadar önemli olduğunu ve Ankara'da şu anda yaşanan su sıkıntısının ne kadar ciddi olduğunu anlayacaktır. Sonrası mı? İş işten biraz geçmiş olsa da 5 ay kesintili su ile idare etmeye başlayacağız. Ta ki Ankaraya sağnak yağmurlar yağana kadar veya sayın başkanımız Melih beyin Kızılırmak'tan Ankara'ya su nakilini gerçekleştirine kadar.
Şimdiden bu proje hakkında tartışmalar başladı bile; bir grup Kızılırmak'tan gelen suyun içilemeyecek kadara sıkıntılı madde içerdiğini savunuyor, bir grup Kızılırmak'tan gelen suyun normal baraj suyuyla karıştırılması bahsi geçen maddelerin yoğunluğunda veya etkisinde fazla bir değişime nedne olmayacağını söylüyor.
Onlar tartışadursunlar, biz Ankaralılar artık biraz daha bilinçli olup, bu sıkıntıdan el ele vererek kurtulmalıyız. Yoksa vallahi sonumuz pek hayra alamet değil.
Uyan ey halkım yaşamın temel kaynağı Ankara'da bitiyor...
(Bloğumun ilk yazısını bugünlerde gündemimizde büyük yer kaplayan, hatta 1-2 gün içerisinde ciddi etkilerini de göreceğimiz bir sorun üzerine yazma ihtiyacı duydum. Görüşmek üzere.)
Neyse ki halkımız 2-3 gün içerisinde suyun ne kadar önemli olduğunu ve Ankara'da şu anda yaşanan su sıkıntısının ne kadar ciddi olduğunu anlayacaktır. Sonrası mı? İş işten biraz geçmiş olsa da 5 ay kesintili su ile idare etmeye başlayacağız. Ta ki Ankaraya sağnak yağmurlar yağana kadar veya sayın başkanımız Melih beyin Kızılırmak'tan Ankara'ya su nakilini gerçekleştirine kadar.
Şimdiden bu proje hakkında tartışmalar başladı bile; bir grup Kızılırmak'tan gelen suyun içilemeyecek kadara sıkıntılı madde içerdiğini savunuyor, bir grup Kızılırmak'tan gelen suyun normal baraj suyuyla karıştırılması bahsi geçen maddelerin yoğunluğunda veya etkisinde fazla bir değişime nedne olmayacağını söylüyor.
Onlar tartışadursunlar, biz Ankaralılar artık biraz daha bilinçli olup, bu sıkıntıdan el ele vererek kurtulmalıyız. Yoksa vallahi sonumuz pek hayra alamet değil.
Uyan ey halkım yaşamın temel kaynağı Ankara'da bitiyor...
(Bloğumun ilk yazısını bugünlerde gündemimizde büyük yer kaplayan, hatta 1-2 gün içerisinde ciddi etkilerini de göreceğimiz bir sorun üzerine yazma ihtiyacı duydum. Görüşmek üzere.)