- Kategori
- Edebiyat
Yaşanmışın En Güzeli

Trabzon Lisesi, Mayıs 1992
Gördükleri karşısında ak sakalına düşen mutluluk gözyaşını kırışık kuru parmaklarıyla sildi . Sakalını sıvazlayıp titreyen dudağıyla iç geçirdi . Yine o geçmişteydi . Sonra gördüğü , yaşadığı Çanakkale Savaşı iki yüz elli bin yiğidin düştüğü “ Çanakkale geçilmez ! “ dedirttiği o korkunç boğuşma ... Çanakkale Boğazı’nın derin sularına gömülen gemilerden arda kalanlar bir bir gözlerinin önündeydi .
Ya Sevr ! Abdullah dedenin yüreğinde duran derin bir yaraydı .
Ah yitip giden unutamadığım çocukluğum . Karayağız atın terkinde köyden kaçışımız , amcama ulaşamayan kollarımla sıkı sıkı sarılışım . Anamın kulağıma : “ Sakın kuşağını açtırma ! “ diye öğütleri nasıl da yakın duruyor bana . Dört nala giden atımızın Sakarya’nın sazlığında batması , amcamla yere yıkılışımız
Dünden kalan silinmeyen anılardı usundakiler . Duramadı hoparlördeki tok sese karşılık verdi yüreğinden geçirdikleriyle birlikte :
“ uzun yanık türkülerim
söylen
söyleyemediğim yaşanmışları
dilden dile
sınırdan sınıra ulaştır
özlemlerimle “
Yüreği yerinde durmadan coşuyordu . Kucağına alıp yanındakilere yer açtığı torunu şaşkınlıkla dedesinin göz pınarlarından akan yaşlara baktı . Bir şeyler çıkaramadı ak sakalında kaybolan gözyaşlarından . Tüm alandakiler günü yaşıyorlardı . Ama, ya Abdullah dede öyle mi! O durmadan dünüyle bugünü arasında gezinip duruyordu.
Uslanmayan gönlü yokluklara , acılara katlanarak bugünlere ulaşmıştı . Çanakkale Savaşı , Sarıkamış bozgunu , İzmir’in alevler içinde kalışı onunla birlikte bugün de yaşıyordu .
halkın soylu ağacı
özgürlüğüm
güzel gün
cumhuriyet
Cumhuriyete ulaştığı o güneşli günü anımsadı . Ankara bir güneşli gün . Top sesleri cumhuriyetin şenlik topları . Nerelerden geçip nere ulaşmıştı bu yaşlı yürek. Ankara kalesinde dalgalanıp duran ay yıldız bayram şenliklerindeydi bugün .
Abdullah dede , yanında oturanların tek tek yüzlerine , gözlerine baktı . Yüreğinde geçenlerin çiçeğe durduğunu anlayıp anlamadıklarını çıkarmaya çalıştı gözlerinden . Bir süre izledi yanında oturanları . Kimsenin aldırdığı yoktu .Onların gözü , gönlü uçuşan balonlardaydı.
Nazlı yurdumun geniş ovaları
yüksek yaylaları
haymana pasinler harran
akarkan türküler söyleyen
akarsularım
neden suskunsunuz
etilerden kalan
yontu taşlarım
atalarım
karadenizin yamaçları
sarp dik dağları
ağrı nemrut tendürük
egemin üzümü
toroslar
akdenizim
sevdalım
güzel yurdum
“ O günleri yaşamayanlar insan olma, ulus olma kavgasını kavrayamazlardı. Cumhuriyete ulaşmanın onurunu bilemezlerdi."
özgür kuşların sıcacık yüreği
gönül buğdayımız
ekmeğimiz
cumhuriyet
yaşanmışın en güzeli