​ Yastıkaltı hikâyesi: Kanuni ve Mimar Sinan / Edebiyat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '07

 
Kategori
Edebiyat
 

Yastıkaltı hikâyesi: Kanuni ve Mimar Sinan

Yastıkaltı hikâyesi: Kanuni ve Mimar Sinan
 

Kanuni Sultan Süleyman adını taşıyacak olan Süleymaniye Camii’nin yapımı için şu anki arsanın bulunduğu yeri beğenir. Mimar Sinan’ı çağırtır, araziye bakmaya, uygun olup olmadığını görmeye giderler. Mimar Sinan araziyi dikkatle inceler.

Padişah sorar:"Nasıl buldun Sinan?"

Koca Sinan cevap vermez ve araziye bakmaya devam eder. Vezirler, diğer devlet erkanı, herkesin gözü, Sinan’ın ve Kanuni’nin üzerindedir. Herkes suspus olmuş, çıt bile çıkmamaktadır. Herkes Padişahın ne yapacağını merak etmektedir.

İğne düşse duyulacak bir sessizlik vardır. Mimar Sinan gözlerini ayırmadan araziye bakmaktadır.

Kanuni, bir kere daha sorar:"Ne düşünürsün, bre Sinan?"

Mimar Sinan gözlerini araziden ayırmaz ve cevap vermez. Herkes korkmuş, şaşkın, Muhteşem Süleyman’ın gazabını, hiddetini beklemektedir. Padişah hiçbir şey söylemez.

Aradan bir süre daha geçer ve Mimar Sinan başını eğerek arsadan içeri girer.

Herkes Sinan’ın onları duymadığını, o kısa süre içerisinde tasarımını yapıp hayalinde oluşturduğu kemerlerden birine çarpmamak için kafasını eğerek boş arsaya girdiğini fark eder.

Kanuni de önce beklemiş sonra da anlaşıldığını fark etmiştir.

Hayatta ilerleyebilmeniz için, önünüzü görmeniz, doğru yoldan gitmeniz gerekir.
Buna "vizyon" denir. Vizyonunuz ne kadar açıksa, yürüdüğünüz yolda hedefe o kadar yaklaşırsınız.

Mustafa Kemal Atatürk dedi ki: "Olayların gidişine bağlı kalma, bana göre kaderciliktir. Biz elbette kendimizi böyle bir kaderciliğe bırakamazdık. Tam tersine olayların nasıl gelişebiceğini gerçeğe yakın olarak önceden kestirip karşı önlemlerini düşünüyor, zamanı gelince hemen uygulamaya geçmeye hazırlanıyordum."

Geleceği görebilmek gerekir. Geçmişin, geçmişinizin bugüne kadarki gelişmesini inceleyerek, bugünün geleceğinize nasıl yansıyacağını, geleceğinizin nasıl gelişeceğini tespit edin.

Ufka kadar görebiliyoruz çoğumuz. Amaç onun da ötesini görebilmek.

Olayları muhtemel gelişmeleri çerçevesinde değerlendirirseniz, Sinan gibi o yapıyı baştan dikebilirsiniz.

Çünkü geleceği görmek, kendine inanmak, çalışmak ve boş bir arazi olan hayatın üstüne geleceğinizi inşaa etmektir!

 
Toplam blog
: 353
: 3712
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..