- Kategori
- Kültür - Sanat
Yazık, çok yazık

İnsan; doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı ve çok sevdiği ülkesini, 'terketme' noktasına getirebilirmi düşüncelerini?
Doğduğunuz yer, Anadolunun şirin bir kasabasındadır, en yakın kanbağınız olan kişilerden dolayı hayatınızın güzel değerleri olan çocukluk anılarınızın yaşandığı atmosfer'ini bırakarak uzaklaşmak istersiniz..
Görmek istemezsiniz çeliştiğiniz insanları.
Aynı ortamda bulunmamak adına, gün gelir terkedersiniz doğduğunuz şehri..
***
Bir de ülke fotografına bakarsınız sosyolojik gözlüğünden..
Efes antik, Aspendos, Ayasofya, Sultanahmet, Sümela, Edirne Selimiye, Konya Mevlana camii, Peri bacaları, Aya İrini mağaraları ile tarih'in tüm mozayiğiyle süslenmiş, etnik çeşitliliğiyle tıpkı avucunuza aldığınız binbir çeşit, mis kokulu tıpkı çiçek demet'ine benzer dil ve kültür zenginliğiyle ve yurdumun bir köşesinde deniz'in iyot'ları ve güneşin ışınlarıyle vucudünüz yararlanırken, aynı saatlerde yurdumun başka bir güzel köşeşinde sizleri romantizm'i yaşatan yağmur'u ve lapa lapa kar yağışını görebileceğiniz bir yurt görürsünüz..
Böylesine zengin bir ülkeyi yönetenlerine baktığınızda terk etmek gelir ülkenizi..
***
Önceki akşam Tv de tartışılan Gökçek-Kıliçdaroğlu duellosunu değerlendirdikce bu ülkeye nekadar zarar veren yöneticiler'in olduğunu görmemek mümkün değil.
Tartışma içeriğinde konu edilen yolsuzlukları izledikce, bizlere tarihi kültür mirası olarak bırakılan tarihi eserleri hak etmediğimizi düşünüyorum..
Bizleri yönetenlerle aynı havayı solumaktan haz almadığınızdan dolayı ülkeyi terk etmek bile istersiniz..
Ama hayır!
İnadına yaşamak!
İnadına sevmeye devam etmek ülkeyi!
Her gün kara bulutlar dolaşsa da ülkenin üzerinde..
Mutlaka güneş doğacaktır bir gün!