- Kategori
- Blog
Yazmak öyle bir sevdadır ki...

Yazmak öyle bir sevdadır ki... Sen onu bıraksan, o seni bırakmaz . En tutkulu aşklarımız gibidir yazı... Kızdıran, küstüren, sinirlendiren; coşturan, koşturan, tur üstüne tur bindirendir arzularımıza... Ve en hastalıklı yanlarımız, yaralarımız misali... Dinmeyen, gitmeyen, yakamızı bir türlü bırakmayan, tedavisiz bi devasızlık...
Hani o üç beş kelimeyi döktüreni var ya... Dünyanın en mutlu canısındır. Döndürtmez sırtımızı, kalemle kağıttan kaldırtmaz başımızı; kalvyeyle ekrandan çevirtmez cemalimizi; bırakıvermez, koyvermez bizi kendi halimize...
Yazmak öyle bir sevdadır ki... En çarpıcı, en can alıcı iç hesaplaşmalarını yaptırır adama; hem de onu hiç mi hiç tanımayan, yabancı, birbirlerinen ayrı ayrı seyircilerin huzurunda... Ve bazen... En şehvetli sevişmelerden çok daha tatmin edicidir sözcükler... Erkekler ya da kadınlar gibi, canı istediğinde terkedip gitmeyen, gidemeyen...
Yazmak öyle bir sevdadır ki... Kendin bile inanamazsın durduk yere yaptıklarına. "Allah Allah! Bu meydan okuyan da kim ki böyle?!! Ben olmadığım kesin de... Kim susturacak içimdeki deliyi?!!" diye mırıldanır dudakların; sahibinden izinsız...
Umutlanır, umutlandırırsın kimi vakit... Ara sıra da, son sürat en kocaman duvarlara vurduğun gibi ruhunu... Yerden yere çalasın gelir alemi... Heyhat! Celallenip dururken yüreğin... Tınmaz, Adem yerine koymaz, görmezden gelir; Havva'dan saymaz özünü, ayrı dünyanın küçük-büyük çocukları...
Yazmak öyle bir sevdadır ki... Uğruna bin yenilgi de alsan... Sırtın kalkmak bilmese de minderden... Başarısızlıkların alaya alınsa, makaraya da sarılsa ölçüsüz küçümseyişlerle... Yeniden, yeniden geçersin masanın başına... " Dün olmadı, belki yarın..." iç geçirmeleriyle; yarı kırılgan, yarı incinmiş, yarı değersizleştirilmiş benliklerinle belki...
Damdan düşen misali, bi tek aynı acıyı tadan bilir sızını. Kardeş! Benim de başıma gelmişti," diyerek.
Öyleyse yara sarmaya devam... Bazı, özümüze bile fayda vermese de merhemimiz...
Bu arada... Beni tekrar yazmaya davet eden sayın Başak Temiztaş'a, zarif çağrısı için teşekkür ederim. Gördüğümüz vefadır bizi ayakta, başı dik tutan... Unutulmadığını bilmek, ayrı bir güç katar ruhumuza; girişeceğimiz yeni cenklerimiz için...
Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.