​ Yazmak / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '08

     
    Kategori
    Gündelik Yaşam
     

    Yazmak

    YAZMAK

    Okumayı ve yazmayı gerçekten çok seviyorum. Bu bende sonradan oluşmuş bir alışkanlık değil. Her zaman okumayı da yazı yazmayı da çok istedim. Hatta ilk öğretim dönemlerinde edebiyatçı olmayı çok arzulamıştım.

    Okumayı sevince ister istemez ülke siyaseti hakkında da on beşli yaşlarımdan itibaren bir fikir oluşmaya başladı. İlkokul sonrası gitmiş olduğum İlçe Kuran Kursunda bulunduğumuz binanın önünden geçen Bülent Ecevit’in konvoyunu seyrederken eğiticimizin pencereleri kapattırıp , siyasilerin geneli hakkında yaptığı olumsuz konuşmadan ister istemez etkilendiğimi hatırlıyorum. Siyah büyük bir otomobilin üstteki açılan bölümünden vatandaşı selamlayan elinde kasketi Ecevit hala gözümün önünde. Hocamızın konuşması sonucu siyasetçi olduğu için olumsuz bir düşünce sahibi olmuştum.

    Zaman seçim dönemi olduğu için birkaç gün sonra aynı bölgede bir binadan zamanın diğer bilinen siyasetçilerinden Demirel’in konuşmasını izleyen hocamı tesadüfen gördüğümde başka olumsuzluklarda belirmişti bende. Ecevit’in geçişini izlememize izin vermeyen bu insanın, Demirel’i ağzı acık ve gözlerindeki parıltı ile dinlemesi garibime gitmişti doğrusu. Ecevit’in geçişinde siyasiler için konuştuklarından sonra Demirel’i bu şekilde dinlemesi sanki bize tam da doğruları söylemediği izlenimini uyandırmıştı . Bizim hoca Ecevit’in değil, Demirel’in taraftarı olduğu için o gün öyle konuşmuştu. Bizi de bu şekilde etkilemeye çalışıyordu. Bu da beni rahatsız etmişti.
    O günden sonra hep Ecevit’e sempati ile bakmış, Demirel için ise hep olumsuz düşünmüştüm.
    Her hangi bir yerde yayınlanmasa da, benden başka birisi okumasa da yazdığım yazılarda ülkedeki olumsuzlukları, açıklanan yolsuzlukları, vurgunu, talanı, siyasi oyunları hep isyanla haykırarak belirtmeye çalıştım. Yazdığım bu yazılardan tahrik olup, geceleri bunları düşünüp uyumadığım zamanlar oldu. Ama zamanla öğrendim ki ben yazdıklarımda, isyanlarımda hep haklıymışım. Ülkemdeki siyasetin gerçekten çok acımasız, menfaate dayalı yapıldığı bir gerçekti. Topluma hizmet vb. nutukların sadece edebiyat yapmak, insanların gözlerini boyamak için yapıldığını gördüm, anladım. Yanıldığım benim benimsemediğim siyasi grupların bunları yaptığını halbuki biraz da olsa sempati ile baktığım siyasilerin ise bu olumsuzlukların karşısında duruyor görünmeleriydi. Halbuki iktidarla muhalefet arasındaki kavgalar topluma hizmet, adaletli temiz ve refah içinde bir yaşam için değil siyasilerin ve yandaşlarının kazanımları için yapılmaktaymış. Bunu anladığımda yaşım kırkı geçmişti. Artık yazdığım yazılarda yada arkadaş, dost sohbetlerinde birilerinin yandaşı olarak değil siyasilerin gerçekten bizde ve bizim gibi üçüncü dünya ülkelerinde bu şekilde varlıklarını sürdürdüklerini konuşmaya başladım. Artık daha sakinim. Çünkü bu devranın böyle gitmesini engelleyecek gücün bende yada bizde olmadığını, hatta belki ülke içinde bile bu sistemi değiştirecek güç oluşmasının mümkün olmadığını bu gün görebiliyorum.
    Üzgünüm tabii. Ülkemde dönen dolapların, oyunların seyircisi olmak, hatta ülke ekonomisine çalışarak yaptığım katkının bereketini birilerinin yediğini seyretmek zor geliyor bütün onurlu insanlar gibi bana da … Birisi, belediye işçiliğinden gelip edindiği mal varlığının hesabını verme gereğini duymadan, dini inançları da pervasızca kullanarak, avaz avaz bağırıyor.
    Bir diğeri küçük çevresinin kendine tanıdığı yetkiyle siyaset yapıyor kocaman geçmişli, küçük partisinin başında. Etrafındaki küflü, çağa ve gereklerine ayak uyduramayan, inanç fakiri insanların da güçsüz iteklemeleri sonucu siyaset yapıyor kendince. Nerede kime destek olacağını, kiminle aynı safta bulunacağını bilmeden.
    Her sarık ve örtü gördüğünde haykıran memleketin bekçileri kurumlarımız ise talan edilen varlıklarımız için gayet sakinler. Sistem onlar için gayet iyi devam ediyor. Rahatsızlık duymalarını gerektirecek bir durum yok anlaşılan mevcut sistemde.
    Her şey vatan için …
    Sizi gidi sizii …
    Bizde yaşamaya, kendimiz okumak için yazmaya devam ediyoruz !

    M.OĞULLAR

     
    Toplam blog
    : 1
    : 199
    Kayıt tarihi
    : 12.09.08
     
     

    52 yaşındayım. Memur emeklisiyim. Okumayı ve bu arada yazmayı seviyorum. Bugüne kadar yazdıklarımı y..