​ Yazmaya dair notlar... / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '12

 
Kategori
Deneme
 

Yazmaya dair notlar...

Yazmaya dair notlar...
 

Evet blogçuğum... Bir yanım ne kadar kendi halinde, böyle düz, hatta yer yer sıradan bir kadınsa; bir tarafım da eni konu huylu, cins, fırlama... Bu yazımda, yazmaya çalışırken yaptıklarımı, yapamadıklarımı kendimce bir kenara dizmek istedim; bugün içimden öyle şey oldu:

- Abi beni öldürsünler, ( buraya arzu ettiğiniz farklı arabesk atarlanmalarını da ekleyebilirsiniz ne bileyim: boncuk diye dizsinler, mesai bitimi metrobüse bindirsinler, vergi iade doldurtsunlar gibi..) ama Word' te yazı yazdırtmasınlar... O beyaz sayfa var ya; tuhaf bir şekilde  tüm yazma gücümü, kafamdaki kurguyu herşeyi silip süpürüyor dakikasında... Fazla muntazam geliyor, basıyor beni o program.

- Başkaları nasıl yola çıkıyor bilmem ama ben, bir konu üzerine değil, cümle üzerine yazı yazabiliyorum. Yani demem o ki; herhangi bir cümlenin; genellikle esprinin etrafından oklar çıkarta çıkarta, ve o okları birbirilerinden geçirerek, etraflarında dolandırarak yazmak çok eğlenceli oluyor. Sonra uçlarını da düzgünce bağlıyorum ki kaçmasınlar, sökülmesinler..Ama tematik yazabilmeyi de çok isterdim blogçuğum... Mesela " Konu: Hububat dünyası hadi başla! " deseler, ben de tak tak yazabilsem... Belki kalemim ilerledikçe birşeyler daha oturur ne dersin?

- Gelelim en uyuz olduğumu yazım huyumaaa... Eğer aklıma bir kurgu geldiyse, hemen 10 dakikada, hadi bilemedin en geç 1 saatte onu yazmış olmam gerekiyor. Ben taslakla çalışamıyorum blogçuğum. O kurguyu zihnimde beklettikçe güzelliğini kaybetmeye, bozulmaya başlıyor. Hani film ve dizilerde, mektup yazarken eleman ASDF yazar da; " Üüüf olmadı be!! " deyip caanım kağıdı yırtıp ziyan eder ya... Onun bilgisayarlısını yaşıyorum bu gibi durumlarda. O bakımdan yazı yazacağım günlerde zaman yönetimine maksimum dikkat ediyorum. Cep telefonu dışında -küçük emrah mod- evde net bağlantım olmadığı için, -küçük emrah mod- ofiste iş yoğunluğunun nispeten az olduğu zamanlarda tırrrt diye yazıyor, sonra da düzenlemeleri yapıp yayınlıyorum işte.

- Kafada belli başlı cümleler varken iş kolay... Ya o ilham denilen meret  ( ben fikir derim mesela ) bir türlü gelemiyorsa... İşte bu noktada, ne kadar düz kontak bir insan olduğum da su yüzüne çıkıyor. Önce hemen yazdığım sayfayı şrrank diye kapatırım. Göreceli değil, harbi dandik bir şarkı açar dinlerim, internetten geyik yazılar, içi boş haberler bulur okurum... Böylece beyin bi' devir daim yapar, içine elektirk süpürgesi tutulmuş gibi olur... Kıyıda köşede birbirine geçip toz öbeği gibi bööyle bööyle uçuşan kelime artıkları temizlenir, ben de deterjan reklamlarında, fayans temizlendi diye kendi kendine banyoda vals yapan deli kadınlar misali sevinirim; artık yeni yazılar için hazırımdır...

- Bu yazmak dediğimiz olay bence yabancı dil gibi bir hadise zaten... Üzerine gitmeyince bir köreliyor ki üüü... Şimdi işin içine MB girince bana da bir disiplin geldi ki sorma. Eskiden kendi kendime geyik yaparken iyiydi; şimdi iş ciddiye bindi haliyle ben de çok ciddi bir vaktimi okumaya ayırır oldum blogçuğum... Malumunuz iyi yazmanın yolu çok okumaktan geçiyor. Özellikle burayı çok okuyorum... Boşuna öğrenci demiyorum burada kendime yani:) İşime yarayacağını düşündüğüm her kategoriyi, yazıyı; hatta bir çeşit Türk geni olduğunu düşündüğüm: " Koşun la kavga çıktı!" refleksiyle yorumlardaki tartışmaları bile okuduğum oluyor blogçuğum. Böyle böyle bu kalemi adam edeceğizdir inşallah...

Yani uzun lafın kısası benim de modelim böyle... Bazen diyorum ki abuk huylarımı düzeltebilsem... Ama ya onlar düzelince üslubum da kayarsa?... İşte bütün mesele bu abilerim ablalarım...

 
Toplam blog
: 26
: 268
Kayıt tarihi
: 21.01.12
 
 

1984 İstanbul doğumlu, önlisans mezunu; sanatçı babanın sanatçı parçası kızı... Hem anne, hem eş,..