- Kategori
- Blog
Yedinci yıla 700 Blogla girerken....

casaamicablog.com
Yıllarımız başkalarının yazılarını okumakla geçti. Mesleğimiz yazarlık olmadığı için, aramızda edebiyatla ilgilenenler dışında bir çoğumuzun birinci önceliği geçim derdimiz oldu. Ama bilinçaltımızın derinliklerinde bir yazma tutkusu olmalı ki, sosyal medyanın bize sunduğu olanakları değerlendirip kendimizi burada bulduk. Tabii burada Milliyet gazetesi ve Milliyet Blog'un katkılarını göz ardı edemeyiz. Geçenlerde bir arkadaşım anlatıyordu. Özgür blog sitelerinin birinde bir blog yazmış ama kimse okumamış. Kendisine Milliyet Blog'u önerdim. "Belki başlangıçta çok okunmazsın ama sen birilerini okuyup, yorumlar yaptığında seni de okurlar" dedim.
2007 yılında MB'ye üye olduğumda aklımda iki tane konu vardı. Zaten o konuları yazmış olduğum ilk iki blogumda dile getirmiştim. Ama sonra başka blog yazarlarını okudukça, ufkumun açıldığını gördüm ve birçok kategoride de bloglar yazdım.
Milliyet Blog 2006 yılının ortalarında kurulmuştu. Demek ki ben 6 ay sonra üye olmuşum. O zamanlar üye sayısı 1000 kişi civarında olmasına karşın yazılan bloglar günümüzde yazılanlardan çok daha fazlaydı ve üstelik kategoriler arasında şiir kategorisi de yoktu. Şimdi düşünüyorum da 2006 ve 2007 yılında MB ye üye olanlar arasında bugüne kadar devamlı yazan kaç kişi kalmış? Şu anda üye sayısı 8000 i geçmesine rağmen, o tarihlerde üye olanlar arasından bugüne kadar istikrarlı yazan kişi sayısı herhalde 50 ye bile ulaşmaz.
2008 yılının Nisan ayında Yalova Termal'de ilk defa çok katılımlı bir blog toplantısı gerçekleşmişti. O toplantı tarihinden bugüne kadar toplantıya katılanlar arasında benim dışımda MB den kopmayan iki kişi kalmış. O kişiler Arif bey (Öğütçü) ile Sema hanım.(Şener). Daha sonraki tarihlerde bloga üye olup düzenli aralıklarla blog yazan arkadaşlarımızın sayısının da en fazla 200 olduğunu tahmin ediyorum.
Aslında yazılan bloglar yazanlar hakkında birçok ipucu vermektedir. Örneğin istikrarlı yazan kişilerin, iş yaşamında da çok fazla iş değiştiren kişiler olmadığını ve aile hayatlarının da düzenli olduğunu düşünüyorum. Bloga üye olup, kısa bir süre blog yazıp, sonra hiç uğramayan kişilerin de yaşamlarının daha fazla inişli çıkışlı olduğunu düşünüyorum. Siz katılırsınız veya katılmazsınız ama benim tahminim bu yönde.
Kendimden örnek vermek istiyorum. Sıfır kilometrede aldığım otomobilimi 20 yıldır kullanıyorum. İsteseydim bu zaman içersinde birkaç kere aracımı yenilerdim ama buna gerek duymadım. Tıpkı başka sitelerde yazmaya gerek duymadığım gibi...
İnsanlar uzun süre bir işyerinde çalıştıklarında eğer mutlularsa o işyerini sahiplenme duygusuna kapılırlar. Uzun süre MB de yazanların bu duyguya kapılmaları da olağandır. Bilinçaltlarındaki bu sahiplenme duygusu bazen yeni gelen arkadaşları eleştirmek şeklinde açığa çıkabilir. Bu nedenle o arkadaşlarımız da bu eleştirilerde kötü niyet aramasınlar.
Diğer taraftan blog yazarlarının yazdıkları yazılar ve yaptıkları yorumlar da kişiler hakkında çok net fikirler verebiliyor. Çünkü önceden yazılarını okuduğum arkadaşlarımla daha sonra toplantılarda karşılaştığımda hiç yanılmadığımı gördüm.
Yazılarına yorum yaptığım ve bana yorum yapan arkadaşlarımın çoğunla şahsen tanıştım. Henüz şahsen tanışmadığım bazı arkadaşlarımla en azından telefonda iletişim sağlıyorum. Tanıştığım ve telefonda konuştuğum hemen hemen bütün arkadaşlarımın da çok değerli kişiler olduğuna inanıyorum.
Ben yaşamımda tesadüflere hiç inanmam. İnsanlar bir yerlerde birbirleriyle karşılaşıyorlarsa, mutlaka birbirlerinden öğrenecekleri şeyler vardır... Tıpkı burada olduğu gibi.......