- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Yeğenim, Rahman Altın’la gurur duydum.

Rahman Altın - Nazan Şara Şatana
Hepimiz yakınlarımızın yaptıkları ile övünürüz, seviniriz mutlu oluruz.
Başarının her hali, her şekli güzeldir. Başaran yakınınız ise, aileniz ise daha bir güzel olur, içiniz coşar, heyecanlanırsınız işte o zaman göğsünüz bir farklı kabarır… Çok mutlu olursunuz…
“Benim yeğenim” dersiniz…
Bu akşam ben bunu hissettim… Gururlandım…
Sinem’le Rahman güzel bir sürpriz yaptılar.
Aile galası hazırlamışlar…
Aileler ve arkadaşlardan oluşan otuz yakınlarını Kelebeğin Rüyası’nı, birlikte izlemek üzere bir organizasyon hazırlamışlar.
Çok ince bir düşünce, çok zarif bir davranış...
Bir çok heyecan fırtınası birarada yaşandı bu akşam…
Kelebeğin Rüyası filmini hep birlikte izledik. Salon tamamen dolmuştu, izleyenler heyecanla bekliyorlardı. Sonunda film başladı…
Bazı işler vardır, sanat – sanat kokar.
“Nasıl sanat – sanat kokar?”
“İşte bunu anlamak için Kelebeğin Rüyasını izlemelisiniz.”
Yürekler bir araya gelince tabi büyümüş, koskocaman bir yürek çıkmış ki ortaya öyle böyle değil. İnanın kalp atışları sinamadakilerin kalp atışlarını bastırıyordu…
Sinema yedinci sanat değil midir?
Şiir sanatın bir başka dalı değil midir?
Müzik sanatın bir daha başka dalı değil midir?
“Öyledir”
Kelebeğin Rüyasını izlemenizi öneririm…
Bir usta, bir sanat adamı, şiiri bilen, kıymetini anlayan Yılmaz Erdoğan nasıl güzel bir konuyu işlemiş inanamazsınız… Gerçek hayatlardan alınmış yapıtları izlemek bir bendemi bu kadar etki yapıyor yoksa herkes aynı heyecanı duyuyor mu?
Bence duyuyordur, orada dikkatlice filmi izleyenler bu gerçeği farkettiriyorlardı zaten…
Gencecik iki şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu ve onların hocaları ünlü şair Behçet Necatigil.
Filmi izlerken kendinizle bir iç hesaplaşma başlıyor.
“Bu film iyi, hatta çok iyi...”
“Oyuncular birbiri ile yarıştı, hepsi çok iyi.”
“Görüntü çok yerinde...”
“Müzik büyülü dünyaya davetiye gibi... Bir çarpıyor ki şaşkına dönüyorsunuz;
“İşte budur” diyorsunuz.
Kelebeğin Rüyasını görmek adına o kadar çok insan bir araya gelmişki, alın terlerini, gönül güzelliklerini, kalp çarpışlarını, emeklerini harmanlamışlar.
O zamanda kelebeğe rüya görmek kalmış.
Nazan Şara Şatana
Oyuncu kadrosu:
Yılmaz Erdoğan
Mert Fırat,
Kıvanç Tatlıtuğ,
Belçim Bilgin,
Ahmet Mümtaz Taylan,
Farah Zeynep Abdullah,
Taner Birsel,
İpek Bilgin
&
AKŞAM ŞİİRİ
Birden hatırlarsın,
O da seni - - birden bazan:
Nerde, ne yapar şimdi
Parlar bir özlem anılar arasından.
Bu akşam ne garip sözcük
Sanki ilk duydum, yadırgıyorum:
Akşam. Bilmem bulur muyum
Yollara baksam?
Söner yangın birazdan
Yatışır özlem.
Bir gün karşılaşırız
Bir gün, bir yarım akşam.
BEHÇET NECATİGİL
&
ŞAİR LEYLA SOKAĞI
Payıma düşen toprak parçası
Senin de payına düşer
Ayrılık gayrılık yok
Ölüm nefesinde nasıl olsa
Amma henüz vakit erken
Daha gün
Karşı apartmanın balkonunda
Dur bakalım hele
Ben salata satayım
Şair Leyla Sokağı'nda
Sen gene koş
Bez fabrikasındaki
Tezgâhının başına
Ölüm içimde
Ölüm dışımda
Ölüm talihsiz aşımda
Ölüm kuru başımda
Teselli benim gözyaşımda
Rüştü Onur
&
KAN
Önce öksürüverdim
Öksürüverdim hafiften,
Derken ağzımdan kan geldi
Bir ikindi üstü durup dururken
Meseleyi o saat anladım
Anladım ama iş işten geçmiş ola
Şöyle bir etrafıma baktım,
Baktım ki yaşamak güzeldi hâlâ
Mesela gökyüzü
Maviydi alabildiğine
İnsanlar dalıp gitmişti
Kendi âlemine
Muzaffer Tayyip USLU