- Kategori
- Siyaset
Yeminler ve gerçekler
İlkokul sıralarından beri and içiyoruz – yemin ediyoruz...
Türk olduğumuzu, doğru ve çalışkan olduğumuzu, yurdumuzu, milletimi özümüzden daha çok sevdiğimizi belirtiyoruz... Atatürk’ümüzün açtığı yoldan gideceğimize dair yıllardır yemin ediyoruz...
Bu yeminlerle büyüyenler, sonunda milletvekili oluyorlar ve TBMM’de aşağıdaki yemini ederek milletvekili oluyorlar...
'Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma, büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim'
Bu yeminle birlikte milletvekillikleri başlayanlar, yukarıdaki metinde belirtilen yemine ne derecede uyuyorlar... Şimdiye dek bu yeminlere uydular mı? Bağımsızlık, bölünmez bütünlük, hukukun üstünlüğü, demokratik ve laiklik cumhuriyet, Atatürk ilke ve devrimleri, insan hakları ve hürriyeti ve Anayasa üzerine yemin eden milletvekilleri yeminlerine sadık kaldılar mı kalıyorlar mı?
Bunun cevabı kesinlikle hayır... Bu yeminlere uyulsaydı:
* Ülkemizin bölünmez bütünlüğünü tartışıyor olmazdık...
* Hukukun üstünlüğü tam olarak sağlanırdı...
* Ülke olarak tam bağımsız bir ülke olma yolunda çok yol alırdık...
* Laikliğe karşı duruş sergileyenler, milletvekili olamayacakları gibi bakan da olamazlardı...
* Atatürk’e, ilke ve devrimlerine saldırıların en çok arttığı bir dönemde, yemin eden milletvekillerinin Atatürk’e nasıl sahip çıktıklarını süreç içinde hep gördük...
* İnsan hakları ve hürriyeti üzerine yemin edenlerin, insan hak ve hürriyetlerini, telefon dinlemelerle, gazetecileri hapse atmakla ne hale getirdikleri ortadadır...
Kimse kimseyi kandırmasın... Namus ve şeref üzerine yapılan yeminlere uyuluyor mu? Toplum olarak bu yeminlerin takipçisi oluyor muyuz? İlkokullarda edilen yeminler gibi, TBMM’de edilen yeminler de şekilcilikten öteye gitmiyor...
Tutukluydular, Milletvekili seçilebilirsiniz dediler, aday oldular milletvekili seçildiler... Şimdi meclise gelemiyorlar yemin edemiyorlar... CHP, bu konuda sadece kendi milletvekilleri için değil, tutuklu olup, meclise gelemeyen tüm milletvekilleri için başlattığı yemin boykotunu sona erdirdi... Milletvekillerinin yeminlerine sadık kalarak,hiçbir suçtan hüküm giymemiş milletvekillerine meclis yolunu açmalarını umuyoruz...
Kısacası, yemin etmenin özden çıktığını şekle büründüğünü, görünen o ki; pek de önemsenmediği de ortaya çıkıyor...
Asıl tartışılması gereken yemin, yeminin kendisi ve yemine uyulup uyulmadığıdır...


