- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Yeni açlık ve yoksulluk sınırı belirlendi...

Paralel yapı ile mücadele(!) ederken, halkın yoksul kesimi iyice unutuldu.
Seçimler yaklaşırken, hava kirliliği, dağıtılan kalitesiz kömürden artarken, halkın ne yiyip içtiği düşünülmez oldu. Hükümete en yakın kurumlardan birisi olan ve bir talimatla başkanı paralel yapıdan alınarak, iktidara verilen Türk-İş’in yaptığı ve yayınladığı bir araştırma, toz duman arasında görülmedi.
Türk-İş, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla 26 yıldan bu yana her ay düzenli olarak yapılan "Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması"nın Ocak ayı sonuçlarını açıkladı.
Buna göre Ocak ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı bin 99 TL oldu. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı ise 3 bin 580 TL oldu.
Türk-İş’in hesaplarına göre; asgari ücrete yılbaşında yapılan 42.43 TL’lik net artışın daha ele geçmeden fiyat artışları karşısında eridiği belirtiliyor. Açıklamada, asgari ücretin açlık sınırı olarak tanımlanan tutarın yüzde 77'sini, yoksulluk sınırı olarak tanımlanan tutarın ise ancak yüzde 24'ünü karşılayabildiği vurgulanıyor.
Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1.63 oranında artmış. Gıda enflasyonunda 12 ay itibarıyla artış oranı yüzde 9,64 oranında gerçekleşmiş. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 8.76 olarak hesaplanmış.
Araştırmaya göre süt, yoğurt, peynir grubunda, süt fiyatı bazı markalarda indirim nedeniyle on kuruş ucuzlamış, yoğurt fiyatı aynı kalmış, peynir fiyatı ortalamasında da gerileme tespit edilmiş.
Yukarıda dedik ya; iktidara en yakın kurum diye işte bundan! Siz hiç ucuzlayan peynir fiyatı gördünüz mü? Benim aldığım peynir’in fiyatı söylenen dönem içinde yüzde 12 arttı. Bunu yıllık bazda alırsak, artışın yüzde 25’i bulduğunu bizzat gözlemliyorum.
Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat gibi ürünlerin bulunduğu grupta, kıyma ve tavuk fiyatı aynı kalmış, kuşbaşı etin fiyatı yükselmiş. Hamsi, istavrit gibi çok tüketilen balıkların fiyatı kiloda ortalama elli kuruş, yumurta fiyatı tanede dört kuruş artmış.
Sizin aldığınız tavukların fiyatı da aynı mı kaldı?
Yaş sebze ve meyvede de soğuk hava ve toptancı haline gelen ürün azlığı nedeniyle fiyatlarda artış görümüş. Geçen ay sebze ortalama kilogram fiyatı 3.39 TL iken bu ay 3.56 TL’ye yükselmiş. Patatesteki artış yüzde 51.5 olmuş. Meyve ortalama kilogram fiyatı ise 2.13 TL iken bu ay 2.38 TL olarak hesaplanmış. Sebze-meyve ortalaması olarak geçtiğimiz ay 2.99 TL hesaplanan kilogram fiyatı bu ay 3.20 TL olmuş.
Ekmek, pirinç, un, makarna, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; günlük tüketiminde ağırlıklı olan ekmek fiyatı aynı kalmış! Makarna ve irmik fiyatında ise artış yaşanırken; pirin, bulgur ve un fiyatı değişmemiş.
Ankara’yı bilmesem de, bizim buralarda ekmeğin fiyatı yüze 15 arttı.
Netice mi?
Güneş balçıkla sıvanmıyor!