- Kategori
- Futbol
Yeni Bir Bosman: Cristiano Ronaldo?

1990 yılında Belçika’nın RFC Liege takımından Fransa’nın Dunkerque takımına transfer olmak isteyen ancak Fransız ekibinin RFC Liege’e yeterli bir transfer ücreti ödememesi nedeniyle transferi gerçekleşmeyen Jean-Mark Bosman’ı hepimiz yakından tanıyoruz. Zira sözleşmesi bittiği halde istediği bir kulübe gidememesinin haksızlık olduğuna inanan Bosman, bu durumu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşımış ve mahkemenin 1995 yılında aldığı kararla sözleşmesi biten futbolculara istedikleri takıma gitme hakkı tanıması futbol dünyası adına tam anlamıyla bir milat olmuştu.
Bu olayın üzerinden geçen 13 yıldan sonra bugün dünya futbolu yine bir transferi daha doğrusu yine transfer sistemini tartışıyor. Hatta bu seferki aktörler herkesin yakından tanıdığı iki kulüp R.Madrid ile M.United ve muhtemelen günümüzün en popüler futbolcusu C.Ronaldo. Aslında senaryo 1990 yılındakinden pek farklı değil; yine transfer olmak isteyen bir futbolcu, yine futbolcuyu transfer etmek isteyen bir kulüp ve yine futbolcusunu vermek istemeyen başka bir kulüp var. Ronaldo olayının Bosman’dan tek farkı Ronaldo’nun devam eden bir sözleşmesinin olması. Nitekim her üç tarafı da bağlayan bu sözleşme nedeniyle M.United izin vermediği takdirde R.Madrid ne kadar para öderse ödesin bu transfer gerçekleşemiyor.
Konuyla ilgili Sepp Blatter’in “futbolcular modern kölelerdir” açıklaması ve C.Ronaldo’nun da “Blatter haklı, gerçekten köle gibi alınıp atılıyoruz” diyerek FIFA başkanına hak vermesi bir anda tüm futbolseverleri C.Ronaldo olayında kimin haklı olduğunu hatta transfer sisteminin doğru olup olmadığını düşünmeye sevk etti.
Kanımca, ortada gerçekten gitmek isteyen bir futbolcu ve transfer için gerekli bedeli ödemeye razı olan bir kulüp varsa bu transferin gerçekleşmesi gerekir ve gelecekte olacak olan da odur. Peki ama nasıl? Aşağıda hem olumlu hem de olumsuz yönleri ile bu sevimsizliği ortadan kaldırabilecek bazı fikirler var.
1) Sözleşmeler Yıllık Olmalı: Bunun ne anlama geldiğinin farkındayım, kısaca artık bonservis olmayacak. Bir başka değişle her futbolcu her sezon sonunda kendisini isteyen ve kendisinin de gitmek istediği her takıma transfer olabilecek. Aslında fena fikir olmasa da futbolcuların çoğunun büyük takımlara bedelsiz gitmesine neden olup diğer takımları ekonomik olarak çok olumsuz etkileyecek bir sistem olması nedeniyle pek uygulanabilir görünmüyor.
2) Her Futbolcunun Değeri Olmalı: Bir futbolcu ile sözleşme imzalanırken sözleşmenin bir maddesi futbolcunun ne kadar fiyatla serbest kalacağını belirtirse sözleşmesi devam eden bir futbolcu gereken tutarı ödeyen bir kulüp tarafından transfer edilebilir. Burada abartılı serbest kalma bedellerinin önüne geçilmesi için serbest kalma bedelinin, futbolcu için ödenen son bonservis bedelinin “mesela 3 katı ile” sınırlandırılması gerekiyor. Bu kural geçeri olsaydı C.Ronaldo, M.United’ın 2003 yılında kendisini transfer etmek için S.Lisbon’a ödediği ücretin 3 katı olan yaklaşık 36 milyon sterlini ödeyen her kulübe transfer olabilirdi.
3) Takım Sıralamasına Göre Bonservis Uygulaması: Bu seçenek tıpkı Avrupa kupalarında olduğu gibi takımların belirli puanlarla sıralanmasına ve gruplanmalarına dayanıyor. Ancak bu uygulamanın en önemli özelliği karışıklığa mahal vermemek için sadece uluslar arası transferlerde geçerli olması. Bu düşünceye göre 55 Avrupa ülkesindeki binlerce takım elde ettikleri başarılara göre sıralanacak ve örneğin ilk 10’da bulunan takımlar arasındaki oyuncu transferleri için bonservis uygulaması olmazken ilk 10 içerisinden bir takım sıralamadaki 27. takımdan bir futbolcu almak isterse bonservis ödemek zorunda kalacak. Elbette bu olasılık C.Ronaldo’nun problemini çözecek ve takımların başarılı olması için çok büyük bir motivasyon olacaktır ancak beraberinde bir çok uygulama sorunu getirecektir.
Neticede birçok ülkede her sene yaşanmasına karşın takımların ve söz konusu futbolcunun önemi nedeniyle dünyanın gündemine oturan C.Ronaldo fenomeni herkesin gıpta ettiği futbolculuk işinin nasıl modern bir köleliğe dönüştüğünü çok etkili bir biçimde gözler önüne serdi. Mevcut olan nahoş durumun çözümü belki yukarıdaki olasılıklar belki de bambaşka bir yöntem olacak ama emin olduğun bir nokta var ki o da futbol ortamının bu problemin de üstesinden geleceğidir.