Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '14

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
82
 

Yeni Dünya Savaşı mı?

YEN  DÜNYA SAVAŞI mı?

Salı, 19 Ağustos 2014, Ankara

Abdullah Çağrı ELGÜN

Bugün İslâm ülkelerindeki çatışma, ayrışma ve adalet ve eşit paylaşım, hak, hukuk ve gelir dağılımındaki dengesizlik, halkı yönetenlerin Karun’laşması ve halkın fakir, yoksul, hastalıklı ve çaresiz hale getirilmesi, Avrupa devletleri ve Batı'nın üstünlüğü ve diğer devletlere karşı olan tutumu, yeni bir dünya savaşına davetiye çıkarmakta, çatışma ve karşılaşmayı mutlak hale getirmektedir.

Libya, Afganistan, Irak, Suriye, ... Avrupa, Rusya ve ABD'de savaş başlıyor. AB(Almanya), Amerika ve Rusya arasında(Ukrayna için)  yaşanacak bir anlaşmazlık da yeni dünya savaşını doğurabilir. “Yurtta sulh, cihanda sulh” prensibimiz olmasına rağmen Türkiye( Filistin için), İsrail ile bir savaşı her zaman  göze alabilir.

Elli yıl(50) önceki zenginler bugün iktidar olmanın verdiği gurur ve kibirle aşağıladıkları halkla savaşa gidiyorlar. Zaman zaman nükseden bu yara ve sonrası çatışmaların sonu halk ile zenginlerin terazilerinin kefeleri dengeleninceye kadar gidecektir.

Türkiye'de, bunca zaman çekilmiş eziyet, sıkıntı, çilelerden çıkarılan derslerle, suları durultma zamanıdır. Halk ve içinde yaşadığı şartların düzelmesi, refah, bolluk, mutluluk ve birliğe doğru yol alırken, dengelerin değişmesinde büyük roller üstlenecek kadrolar iş başına gelmek üzeredir. Ülkede birlik, beraberlik, kardeşlik ve huzur Türkiye’nin bahtına doğmak üzeredir.

İŞİD’in Türkiye tarafından tasfiye edilmesiyle birlikte, İŞİD’den kopacak Sünniler ve Türk askeri birlikleri ile İŞİD’in hakimiyetindeki bütün sahaların kontrolü de Türkiye’ye geçecektir.

Bugün yanlış uygulanan politikalar ile bu fırsat tam da oldu bitti derken kaçırılmış ve komşularla olan yakın bağlar biraz da kırgınlık ve kızgınlıklara dönüşmüştür. Süreç işlemeğe devam ederken Türkiye, kendi iç problemlerinden PKK, İŞİD, PARALEL YAPI ve KIBRIS konusunu halledecektir. Bugünden görülmektedir ki yarın, daha büyük ve daha başka fırsatlara gebedir; ve bu fırsat yönetenlerce mutlaka değerlendirilecektir.

Özal döneminde kaçan bu fırsat, ikinci kez, kaçmıştır. Üçüncü kez önümüze çıkan bu fırsat mutlak değerlendirilecek ve dünya dengeleri yeniden değişecektir. Din ve kan kardeşlerimizle aramızdaki köprüler tamir edilerek yollar, bir örümceğin ağı gibi en hızlı trenler ve vasıtalar ile yeniden kurulacak, birbirlerine bağlanacaktır. Buradaki vatandaşlar ile Türkiye’deki vatandaşlar arasında yeni bir pasaport oluşturulacak ve her isteyen istediği yerde evlenip, ev kurup, toprak edinip, yaşama hakkı elde edecektir. Halklarımız arasında birlik, beraberlik ve kardeşlik; dünyadaki diğer devlet ve topluluklarla da uyum içinde barış ve kardeşliğe atılmış köprüler oluşturulacaktır.

Bugün süper güç olarak bahsedilen: ABD, Avrupa Birliği Ülkeleri(AB), Rusya, Japonya, Çin; ve sonrasında sırası ile de Hindistan, Brezilya, Arjantin gibi ülkeler arasındaki rekabet, hem büyük hem de akıl almaz bir şekilde devam etmektedir. Aynı zamanda birbirlerine çelik halatlarla bağlı olan bu güçlerin kullandıkları enerji kaynakları, iç ve dış pazar açısından bağımlı, ham madde girdilerinin sunucuları olmaları itibari ile de ve birbirlerinin finansörüdürler.

Burada dikkat edilecek bir husus da Türkiye’nin konumudur. Türkiye etrafındaki yangınlarla ısınmış, ileri bahçe duvarları yangınlarda yıkılmış, gözlerini uzaktaki hedeflerde gezdiren (Baltık Ülkeleri, Polonya, Moldova(Eflak), Gürcistan, Azerbaycan, Ukrayna), uyanan bir aslan gibi bakmaktadır.

Öyle anlaşılıyor ki Amerika, kıtalar ötesinden Afganistan’a ve Irak’a girdiği gibi Ukrayna’da da etkin bir rol istemektedir. Eğer Rusya ile Almanya strateji konusunda anlaşırlarsa Ukrayna ikiye bölünerek Ukrayna’nın doğusu ‘Ortadosk’; Rusya’ya, batısı ‘Katolik’;  Avrupa(AB) ‘Almanya’ya dahil olabilecektir.  Amerika, buna müsaade etmeyip, Ukrayna’da varlığını korumak isterse AB(Almanya) ve Rusya ile  büyük rekabetler yaşanacaktır.

Türkiye, eski sahip olduğu topraklarda (Irak, Suriye, Libya, Mısır, Afganistan...vb.) bugün, dört yıl önceki itibarını ve saygınlığını zedelemiştir.  Dikkat ile atılacak yeni adımlar, (İŞİD’in Türkiye tarafından bitirilmesi, ve hakimiyet sahaları Türkiye’de kalacaktır.) ve ince diplomasi, bağların yeniden şekillenmesi açısından önem arz edecektir. Komşu ve kardeş devletlerde savaş olması sebebiyle kan, gözyaşı, açlık, sefalet ve göç yaşanmakta ve perişan bir durumdadırlar. Müdahil olmak elzem ve hepsinden önemlisi bir mecburiyettir. Bu müdahale silahla değil diplomasi ile yapılacaktır. Türkiye’nin alacağı radikal kararlar ve engin diplomasi ile bu devletler, Türkiye’ye dahil olabilecektir. Aksini düşünmek bile istemiyorum.

İŞİD’in serbest bırakılarak ilerlemesi halinde dünyadaki herkes sorumlu olup bastıkları topraklarda insanlık cehennemi yaşayacaktır. İşte büyük devlet olmanın gereğidir ki kendin ile ilgilendiğin kadar etrafınla da ilgilenmen ve müdahil olman gerek ve şarttır. 

Türkiye iç çekişme, çatışma ve kutuplaşmalardan kurtulup yolunu bulabilirse Türkiye’yi ,refaha ulaşma açısından durdurabilmek, mümkün olmayacaktır.

Kardeş Pakistan’ın da içeride kargaşa ve problemlerle cebelleşmesi bizleri yakından ilgilendirmekte ve üzmektedir. Müslüman Afrika, Türkiye ile birlikte  nefes alarak yeni bir dünyanın doğuşunun müjdesini vermektedir.

Güçlünün güçsüzü ezdiği, silahlının silahsız üzerindeki egemenliği, İsrail’in acımasız ve insanlık dışı girişimleri (Filistin “Aragon, Myanmar”) yeni savaşlara davetiye çıkarmaktadır.

Rusya, Ukrayna arasında yaşanan gerginlik, AB (Almanya)’nın bu devlete ilgisi ve yakınlığı, Amerika’nın burada ki dengelerin bozulmasını istememesi, Rusya’nın müttefik olarak  ABD mi  yoksa AV(Almanya) ile mi müttefik kalacağı konusunda kararsızlığı Ukrayna’nın kaderinde belirleyici olacaktır.

Türkiye burada Ukrayna’nın birliği ve bütünlüğü yanında yer almalı, paylaşılmasına karşı tavır koyabilmelidir.

Bugün İslâm ülkelerindeki çatışma, ayrışma, adalet ve eşit paylaşım, hak, hukuk ve gelir dağılımındaki dengesizlik, halkı yönetenlerin Karun’laşması ve halkın fakir, yoksul, hastalıklı ve çaresiz hale getirilmesi, Avrupa devletleri ve Batı'nın üstünlüğü ve diğer devletlere karşı olan tutumu, yeni bir dünya savaşına davetiye çıkarmakta, çatışma ve karşılaşmayı mutlak hale getirmektedir.

KAYNAKLAR:

  1. Adnan Menderes,Demokrasi Platformu, 2014, Özel Sayı, Ankara
  2. http://www.sabah.com.tr/Dunya/2014/09/05/nato-zirvesinde-flas-isid-karari
  3. http://t24.com.tr/konular/irakta-durdurulamayan-orgut-isid
  4. http://www.radikal.com.tr/dunya/natodan_rusyaya_kirmizi_isik-1211222
gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 497
Kayıt tarihi
: 27.09.10
 
 

Abdullah (Çağrı) ELGÜN HAYATI HAKKINDA BİLGİLER Kayseri’de dünyaya geldi. Kayseri Atatürk İlkokul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster