- Kategori
- Güncel
Yeni Pazarlar; Din, Milliyet, Vatan

Sıradan insanların, dini mezheplerden din lafını ağzına alanlardan her geçen gün nefret eder hale geldiği günleri yaşıyoruz.
Adına A, B, C ne denirse densin, kendinden olmayan insanlara yaşama hakkı tanımayan oluşum veya oluşumlar; din adına hangi argümanları kullanırlarsa kullansınlar, birçok insana göre inandırıcılıklarını gerçekten yitirmişlerdir. Artık sıradan insanlar daha az Cuma namazına gider oldular ki geçmiş yıllarda en az ezandan beş dakika önce camilerin içinde yer bulamazken, birçok cami Cuma günleri tam anlamıyla dolmuyor. Bunun birçok nedeni olabilir. Yapılan cami sayısının nüfusa göre oldukça fazla olması da bu durumun oluşmasında geçerli neden olabilir. Öyle ki, misal bizim köyde insanlar sürekli göç veren nüfus ve yapılan camiler bazı camilerin kapanmasına, Cuma cemaati dahi bulamamasına neden oluyorken büyükşehirlerde de belki farklı nedenler vardır.
Basında yer alan haberlere göre; birçok dini yapının alt ve üst kısımları arasında ciddi bir fark bulunuyor. Siyaseten böyle bir yapıyı yönetmek daha kolay olsa da ileride sorun veya sorunlara neden olabiliyor, örneği ise canımızı çok acıttı. Birçok insan gelecekte güçlenecek diğer yapıların da benzer kalkışmalara yeltenip, yeltenmeyeceklerinden emin değil. Ahiret inancı dilde, maddi menfaat ise tek hedef olan bazı gruplar aynı şekilde benzer yapılanmalara gittiklerine son günlerde çokça tanık olunabiliyor.
Bu ülkenin bir kez daha dış desteklerle vücuda gelen darbe ve iç karışıklıklara kapısını tamamen kapatması gerekir. Ki bu da bizim ülkemizde gerçekten çok zor. Birlik inancı son derece zedelenmiş durumda. Bazı illerde ilçeler arasında husumetlere, futboldan eğitime hangi alana bakarsanız bakın, içeride daha farklı oluşumlar görünüyor.
Sorunlarımız oldukça çok. En başta sorunlarımızın çözümüne aday olanların sorunun esas nedeni olmamalıdır. Bunu da halkın gerçek anlamda bilinçlenmesi sağlayabilir. Bazı ekoller bazı grupları bilinçli olarak ön plana çıkartıp kullandı ve onların kullanıldığı edebiyatını yaptı. Normal şartlarda; din, dil, ırk ve coğrafya fark etmeksizin tüm vatandaşlarımıza asil vatandaş oldukları hissini vermek zorundayız. Sorunların çözümünde kimsenin aşağılanmaması ve herkesin, her kesimin fikrinin alınması, çözüme dâhil edilmesi gerekir. Bu nasıl olur? Bine yakın üniversitesi olan Türkiye bu sorunu bilimle aşabilecek kadar akademik yapıya, güce, tecrübeye bilgiye sahiptir.
