​ Yeni seçim anketi ve tatmin olanlar... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Nisan '11

 
Kategori
Güncel
 

Yeni seçim anketi ve tatmin olanlar...

Yeni seçim anketi ve tatmin olanlar...
 

Bu memlekette koltuk sanki kolay kazanılıyormuş gibi… 

Herkes birilerinin altındaki kotluğu almaya çalışıyor… 

İşte YOK, pardon YÖK Başkanı! Koltuğu kapması ile birlikte otomatikman, iktidarın emrine girip, iktidarın her istediğini anında yapar oldu. Hatırlarsanız, zamanın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, iktidarın istediklerini isterse yapmasın diyerek tehtitvari bir dille YÖK’ü nasıl YOK ettiklerini açıklamıştı. 

Diğer kurumlar çoktan yandaş hale getirildiler. Öylesine kurumlar var ki; kurumun başındakiler, kurumun internet sitesinden yaptığı açıklama ile iktidara en büyük desteği veriyor. Sonra Dolmabahçe Sarayında iktidarın başı ile bir araya gelip, kapalı kapılar adında bir şeyler paylaşıyorlar. 

Nelerin paylaşıldığı geçenlerde Aydınlık gazetesinde yayınlandı. Ayrıca Wikeleaks belgelerine de konu oldu. Başbakan ile Dolmabahçe Sarayında görüşen kurumun başı, emekli olurken, Devlet Övünç Madalyasını boynuna takıp, zamanın parası ile 1.5 trilyon liralık zırhlıya binmişti… Hani bu şahıs e-muhtıra vererek, sanal ortamda darbe yapmıştı! 

Derken Anayasa Mahkemesinin Kuruluş yıl dönümü etkinlikleri düzenlendi. Törene; Anayasa Mahkemesinin Başkanının talebi ile ana muhalefet lideri çağrılmadı... Diğer yüksek yargı organlarının başkanları icabet etmedi… 

Sahi muhalefet niye çağrılmadı? 

Gerekçeye bakar mısınız? Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç, muhalefetin fikirlerini beğenmiyormuş! İktidarı ve iktidarın icraatlarını seviyormuş! Muhalefet partilerinin yasa iptal davası açmalarından hoşlanmıyormuş!.. 

Yani tören boyunca ‘kendileri çaldı, kendileri söyledi, kendileri oynadı’ sonra da ‘İleri Demokrasi’den dem vurup, halka yönelik nutuklar atıldı… 

Hatırlarsanız 9 ay kadar önce ortaya KPSS’de kopya iddiası atıldı! 

Bu sınavda bazı öğrenciler tam puan alıp, ne kadar bilgili olduklarını gösterdi! Bunun üzerine ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan istifa etti. Ne kadar güzel, etik bir davranış değil mi? Yerine kim atandı Prof. Ali Demir… 

Ali Demir ne iş yapar? Tekstil Mühendisi! 

ÖSYM Başkanının ilk icraatını hatırlıyor musunuz? 

Sınavlara türbanla girilmesine izin vermek! 

Sınava türbanla girebilirsiniz, ancak yanınızda, kalem, silgi, su, para getiremezsiniz! 

Neden? 

Kopya aracı olabilirler! 

Derken ÖSYM ilk sınavını vermek için 1.700.000 gencin katıldığı YGS’nı başarıyla(!) yaptı! Herkes, özellikle de yandaş basın ÖSYM’nin ne kadar başarılı bir sınav yaptığına dem vurup, ÖSYM Başkanını başarılarından(!) dolayı kutladı. Sonra Fikri Akyüz isimli, Artvin’de bir dershane işleten bir şahıs ortaya çıkıp, bu kadar başarılı(!) bir ÖSYM Başkanını yerle bir etti! 

Ne olmuştu? 

ÖSYM’nin yaptığı YGS’da şifreleme yapılmış! 

Önce şifrelemeyi kabul etmediler. Sonra YGS’ye katılan öğrencilere bizzat ÖSYM Başkanı tarafından yazılan mektupla, şifrelemenin sehven olduğu, herkesin bu hatayı anlayışla karşılaması gerektiği, anlayışla karşılamayanlar hakkında gereğinin yapılacağı bildirildi! 

Neyse; sınava giren 1.700.000 öğrencinin fazla bir önemi yok! Önemli olan, ÖSYM Başkanının açıklamalarından Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, Bakanlar Kurulu üyelerinin, iktidar partisi mensuplarının, YÖK Başkanının tatmin olmasıydı! Onlar tatmin olduktan sonra, diğerlerine ne düşer? 

YSG sınavından herkes tatmin olmaya çalışırken, bu kez Gavur(!) İzmir’de bir sınav skandalı daha patlak verdi! ALES’e giren adayların bir kısmına, eksik sorulu, yanlış basılmış soru kitapçıkları verildi. Aslında bu sınavın da fazla bir önemi yoktu. 272.000 adayın girdiği bu sınavın ne önemi olabilir ki! Önemli olan ÖSYM Başkanının koltuğunda kalması değil mi? 

Bu medya da çok oluyor artık! 

Birbiri ardına sınav skandalı iddiasını ortaya atıyorlar… 

Neymiş efendim? 

YGS yapılırken cezaevlerine gönderilen soru kitapçıklarında bazı sorular yokmuş! 

İyede kardeşim onlarda soruları eksik yapıversinler! Sanki cezaevinden çıkıp ta üniversiteye gidecekler… 

Sanki üniversitelerde o kadar boş yer var… 

Sonra, 150 kişinin böyle bir sınavda mağdur olmasının ne önemi var? Önemli olanın ÖSYM Başkanının kutluğunda kalması olduğunu kaç kere söyleyeceğiz. O koltuklar öyle kolay mı kazanılıyor? O koltuklara gelmek için ne hülleler yapılıp, ne entrikalar çevriliyor, ne eller, etekler öpülüyor… 

Sizin tuzunuz kuru… 

Oturun masa başına, ÖSYM’de bir sınav skandalı diye yazın… 

Ohhhh… Hayat ne rahat! 

Bundan böyle, kimse tırnakları ile kazıyarak o koltuklara yapışanların istifasını istemesin! 

Herkes, onların çalıp, söylemesi ve oynamasına uzaktan baksın! 

Memleket idare etmek onların işi… 

Diğer partilerin böyle bir yeteneği, kadrosu yok! 

Hiçbir parti şunu yapacağım, bunu çözeceğim diye ahkâm da kesmesin... 

Yapılacak icraatların reklâmı olur mu? 

Bakın iktidar partisine, yaza girilirken tırlarla, kamyonlarla gelecek yılın kömürünü şimdiden dağıtmaya başladılar… 

İcraat dediğin böyle olur! 

Aslında muhalefet partilerinin seçim kampanyası düzenlemelerine gerek yok... 

Zaten sonuç ortada! 

AKP oyların yüzde 70’ni alarak, tüm milletvekillerini kazanacak! 

Diğerleri seçim barajını bile aşamaz! 

Sahi biz bu seçimler için niye 256 milyon lira para harcıyoruz? 

Nasıl olsa seçimin galibi belli değil mi? 

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..