- Kategori
- Ekonomi - Finans
Yeni yapılanma

Yatırımcı firma denildiğinde aklıma üretime dayalı ülkesine yatırım yapan istihdam sağlayan firmalar gelir. Bir de yatırımcı firma adı altında serbest piyasa ekonomisi koşullarından yararlanmak isteyen binbir türlü dolaplar çeviren paravan şirketler filmalar var.
Bu dolap beygiri firmalar ne yapıyorlar ne tür entrikalar çeviriyorlar bi bakalım isterseniz.
Ülkedeki bankalardan düşük faizle Türk Lirası olarak kredi alıyor, dövize çeviriyor ve Brezilya'ya götürüyor. Orada Brezilya parasına çevirip bankaya faize yatırıyor. Vadesi dolunca yüksek faiz ile almış olduğu parayı dövize çeviriyor sonra ülkedeki banka borcunu kapatıyor. Yani örneğin, dolar kuru düşükken almış olduğu banka kredisini, yükseldiği zaman Brezilya'dan getirmiş olduğu dolarını bozdurarak banka borcunu kapatıyor.
Sen de "bu bir milli meseledir" diye 'Yastık altında dövizi olanlar gelsin parasını altına veya TL'ye dönüştürsün. Ne lüzüm var dövize değer kazandıracağız' sözüne uyup dolarını 3 Lira Kırk kuruştan bozdurursun.
Alışveriş pazarına çıktığın zaman, dolara endeksli mesela pamuk üretiminde bir ürünü satın almak istediğinde yüksek fiyatla karşılaşıyorsun.
Hala hamasetler yapılarak son üç ayda cebindeki paranın yüzde otuzunun eridiğinin farkına varamıyorsan ben ne yapabilirim aziz kardeşim.
Akaryakıt'taki zamları göremiyorsan..
Yüzdört Lira asgari ücrete zam yapıldı diye seviniyorsan..
Emekliye ayda otuzdört Lira promosyon (o da banka'nın para politikasıdır, devlet tarafından verilmiyor) ilavesi yapıldı diye şükrediyorsan..
Şimdi de ekmek zammı konuşuluyor. Bakalım tutumun ne olacak?
Yazmış olduğum şeyler sadece günümüzde yaşanmıyor. Özal döneminden itibaren yaşanılan şeylerdir bugün yaşadıklarımız.
Yaşanılanlar, serbest piyasa ekonomisinin çarpık gelişmeler sonucunda ortaya çıkmış olan fotograflardır.
Bu geçiş sürecini hepimiz bedel ödeyerek yaşıyoruz, yaşamaya da devam etmekteyiz. Ama ben bu geçiş sürecinin artık sona gelindiğini ve olması gereken serbest piyasa ekonomisi modelini sağlıklı bir şekilde yaşayacağımıza inanıyorum.
İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullar tıpkı 94 ve 2001 ekonomik kriz benzeri günler yaşıyoruz. Her iki kriz sonrasında yeniden yapılanma politikaları üretilerek yola devam etti reel sektör. En son cemaat desteğiyle ekonomi çarkları döndürülmeye çalışılmıştı. Şimdi benzer bir desteğin oluşarak ekonominin düzelebileceğine pek ihtimal vermemekle birlikte, tek ümidim yabancı sermaye akışı ile kısa süreli belki toparlanma söz konusu olabilir ama çözüm olamayacaktır diye düşünüyorum..
Çözüm; yeni bir siyasi yapılanma!