- Kategori
- Siyaset
Yeni yıl mesajı

Memur eyleminde halay
Sevgili Kardeşler, Dostlar, Yoldaşlar;
Beklentimiz ve kavgamızın bizi çağıran parıltılı hedefi odur ki 2013 yılı, devrimci hareket için bir milat olsun. Dilerim ki; 2013’te ortak aklımızı, yaratıcı gücümüzü, örgütleme ve eylem yeteneğimizi tazeleyerek; öncelikle tüm devrimcilerin teorik, programatik ve örgütsel birliğini sağlayalım; işçi hareketiyle bilimsel sosyalimi buluşturalım; Kürt özgürlük hareketinin yarattığı devrimci dinamizmi ile sınıf hareketinin kavga yoldaşlığını örelim; böylece öfke, direniş, başkaldırı ve umutlarımızı devrimci bir sel yatağında toplayarak tarihin yapıcı bir enerjisine dönüştürebilelim, böylelikle de Türkiye, Ortadoğu ve Dünya devrimine doğru halklarımızla ve sınıfımızla büyük, coşkulu önüne geçilemez bir yolculuğa başlayalım.
2013 yılının ilk gününde diyoruz ki, yeni yılda ve nice nice yeni yıllarda tüm halklarımız ve tüm emekçi insanlıkla birlikte;
- Barışa, kardeşliğe, sevgiye, dayanışmaya; tüm kötülüklerin temel kaynağı olan özel mülkiyet düzeninin yok edildiği, sınıfların ortadan kalktığı, tüm sınırların anlamını yitirdiği sosyalizmin özgürlük dünyasına…
- Halkların, hakların, dillerin, inançların ve kültürlerin eşitliğine, özgürlüğüne ve kardeşliğine…
- Tüm emekçilerimiz için güvenceli bir işe, aşa, sağlığa, sıcak bir yuvaya; ve böylece İnsanca ve onurluca yaşayabilme koşullarına ve olanaklarına…
- Tüm gençlerimiz için eşit, parasız, demokratik, bilimsel, laik ve katılımcı bir eğitime; onların başlattıkları mücadele ile darbecilerin üniversitelere giydirdikleri ve AKP tarafından tepe tepe kullanılan YÖK adındaki deli gömleğinin parçalanıp atılmasına, bu deli gömleğinin TYÖK adıyla yeniden ve pekiştirilerek getirilmek istenmesi niyetlerinin geri püskürtülmesine…
- Tüm çocuklarımızın ekmeğe, oyuna, sevgiye ve ilgiye doyarak yaşayacakları bir ortama…
- Kitaplara, sanata, bilime, yaratıcılığa, aşka… Bu gerçek değerlere değer verilmesine; bunlar üzerinde iktidar ve kimi belediyelerde çöreklenmiş gerici politikacıların karanlık baskılarının akamete uğratılmasına…
- Güçlünün değil; haklının, adaletin egemen olduğu bir ülke ve dünyaya…
- Ağacı, çiçeği, böceği; suyu, havası, iklimiyle doğaya ve doğal yaşama saygı göstermeye, sahip çıkmaya; dereler özgür aksın diye HES’lere ve maden şirketlerine karşı kıyasıya bir mücadele veren insanlarımızın başkaldırılarının desteklenmesine…
- Türkü Kürdü,, Çerkezi, Lazı, Ermenisi, Musevisi, Rumu, Arabı, Alevisi, Sünnisi, Asurisi, Keldanisi, Süryanisi, Ezidisi… ile bu rengarenk Anadolu ve Mezopotamya kültürler bahçesinde… “Ne iyi ki hepimiz farklıyız, Hepimiz eşit!” diye yürek dolusu haykırabileceğimiz bir barış adalet ve özgürlük dünyasına…
- Böylesine yaşanası bir kardeşlik, hak eşitliği, özgür ve kardeşçe bir yaşam için ortak mücadelemizi yoğunlaştırmaya…
Kısacası kutsal düşümüz, büyük hasretimiz olan; “insanın insana kulluğu”nun yok edildiği bir ülkede, bir bölgede, bir dünyada;
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür,
Ve bir orman gibi kardeşçesine!”
Yussuf ERDEM
Sosyalist Yazar