- Kategori
- Deneme
Yeni yıla girerken . . .

Ağır bir parfüm kokusu ile birleşen alkol kokusu buram, buram çıkıyordu vücudundan.
Yarı açık kalan penceresinin perdesinden gözünün içine vuran güneş ışığı ile uyandı. Kalktı yatağından askısı düşmüş olan sütyenini ve kopçasını düzeltti doğru banyoya gitti, aynaya baktı berbat bir vaziyetteydi, rimelleri akmış, yüzü gözü şişmiş ve davul gibi olmuştu. Ağır bir parfüm kokusu ile birleşen alkol kokusu buram, buram çıkıyordu vücudundan. Pencereyi açtı ve derin bir nefes aldı. O an öksürmeye başladı ciğerleri yerinden çıkacak gibiydi. Eğdi başını uzun sapsarı saçları lavabonun içine kadar girdi. Önce yüzünü yıkadı. Hemen banyo yapması lazımdı bugün yılbaşıydı ve onun için çok önemliydi.
İşe bile gitmek istemiyordu. Ama gitmekten başka çaresi de yoktu para kazanmak zorunda olduğunu o da biliyordu. Telefonunu eline aldı ve işyerini aradı biraz gecikeceğini söyledi, telefondaki ses buna pek memnun olmasa da ona bir şey diyemedi çünkü o en iyi elemanıydı. Sonra bir ara durdu, düşündü o sapsarı uzun saçlarını geriye savurdu ve şimdi hazırlanmasının anlamsız olduğu aklına geldi. Akşam için ‘’O’’ na hazırlanmalıyım diye düşündü.
İşe makyaj yapmadan gidecekti belki de böylesi daha uygun olacaktı onun için. Ve öylece sade yalın bir şekilde gitti işyerine. Onu bu hali ile görenler inanamadılar gözlerine, hepsi şaşkın bakışlar arasında onu izliyorlardı. Patronu bile şaşırmış kalakalmıştı en iyi elemanının bu haline. O ise dua ediyordu devamlı ‘’İnşallah bugün fazla iş olmaz’’ diye. Çünkü bu gün çok özeldi onun için. Ama umduğu gibi olmadı. Bir sürü müşteri geldi yine. Saat ilerliyor ve onun için tahammül edilemez oluyordu artık her şey. Dayanamadı sonunda açtı dolabı çıkardı bir kenarı kırık çay bardağını ve rakıyı doldurdu, yavaş, yavaş. Hızla koca bir yudum aldı, nefes almadan yuttu yudumu ciğerlerinin yandığını hissetmişti.
Sonra pişman oldu makyaj yapmadığına, utandı, sıkıldı onu gerçek yüzü ile görmüştü müşteriler sade, yalın hali ile. Ya dedi ya hep böyle görmek isterlerse. Hemen makyaj çantasını açtı, geçti aynanın karşısına acele ile hatta telaş ile başladı makyajını yapmaya, rujunu tam eline almıştı ki telefonu çaldı. Oydu arayan o hengame içinde unutmuştu ‘’O’’ nu ve kendisi için çok önemli bir gün olan yılbaşı akşamını. Açmadı çalan telefonunu, eli gitmedi konuşmak istemedi. Yüzleşti kısa bir an olsa da kendi ile. Yılbaşımı o da ne dedi içinden. Parasını veren herkese sevgili olmuştu bu güne kadar..
Yine aynısını yapmaya karar verdi. Sakin bir şekilde makyajını tamamladı ama bu sefer sütyenini düzeltmedi, tam tersi askısını omzundan aşağı koluna kadar düşürdü ve sıktı baştan aşağı parfümünü buram, buram kokuyordu artık. Sonra akşamın dem'ini de aldı anason kokulu kenarı kırık bir çay bardağından dudaklarındaki kırmızı ruj iziyle. Beklemeye başladı ‘’Yılbaşı gününde’’ona parayı bastıracak yeni sevgililerini.