Yeniden var mısın? / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '09

 
Kategori
Öykü
 

Yeniden var mısın?

Yeniden var mısın?
 

Alıntı


Bölüm 8

Yoğun haftalar üst üste gelmişti,tatilden sonra iki hafta boyunca imzalaması gereken kontratlar,gezmesi gereken fuarlar ve arka arkaya sıralanan işlerle yoğun bir şekilde çalışıyordu.Hafta sonları bile çoğu zaman çizmek için eve projeler götürüyordu.Mimarlık severek yaptığı mesleğiydi,bir şeyler çizerken projeler üzerinde çalışırken saatin ve akıp giden zamanın onu hiç yıpratmadığını söylerdi hep.Hafta sonlarında arkadaşları dışarı çıkma teklifleri ile gelse de o özellikle bu aralar çalışmasının daha iyi geldiğini ve işlerini hafiflettiğini söyleyerek evinde oluyordu.Bazı zamanlar Mine ile hem çalışıp hem sohbet etmek için akşamları kendi evinde buluşuyorlardı ama tatilden geldiğinden beri henüz dışarıda bir şeyler yapmamıştı.

Masasındaki işlere öyle dalmıştı ki Halenin iyi akşamlar dilemesi ile akşam olduğunu fark etmişti.Uzunca bir gerindikten sonra yarım kalan işlerini dosyasına yerleştirip evde devam etmek için toparlanmaya başladı.Mine de çıkmak için hazırlanmıştı ve Esra’nın odasında olduğunu görünce içeri girdi.

Sen hala çalışıyor musun?Millet çıktı çoktan hadi çıkalım.

Çıkıyorum canım bende bunlar bitmedi toparlayıp evde devam edeceğim diye önündeki çizimleri işaret etti.

Hadi ama Esra yine mi eve iş götürüyorsun hiç dışarı çıkmıyorsun son zamanlarda bari bu hafta sonu birlikte bir şeyler yapalım diye düşünüyordum bende dedi Mine

Ben halimden memnunum dostum sen keyfine bak.Hem sen bu hafta sonu Halit’in ailesi ile tanışmayacak mıydın?

Hayır şekerim o gelecek hafta sonu,işte o gün neler olabileceğinin kriterlerini yapardık,boğazda temiz hava alıp yemek yerdik,oyun bozanlık etme plan yapalım hadi.

Gerçekten çalışmam gerek Mine sen sevgilini kandır o götürsün seni boğaza diye gülümsedi Esra.

Onunla akşam gideceğiz.

İyi ya iki gün ne yapacaksın boğaz gezisini bizde başka zaman gideriz.

Peki ısrar etmiyorum daha fazla biliyorum taktın mı takarsın sen çalışmaya.Ee hadi birlikte çıkalım bari.

Sohbet ettikleri yerde Esra da toparlanmasını bitirmişti ve birlikte çıktılar.Esra arabasına giderken Halit de Mine’yi almak için gelmişti.Biraz sohbet ettikten sonra ayrıldılar.

Mine ile Halit iki yıl önce bir fuarda tanışmışlar Halit iç mimarlık yapıyordu ve dekorasyon firmasında müdürdü,uzun boylu otuz yaşlarda yakışıklı bir erkekti.Oda Mine gibi doğma büyüme İstanbulluydu.Esra hep onların birbirlerine çok yakıştığını düşünürdü ve birbirlerine olan sevgileri de gözlerinden okunacak kadar sıcak ve samimiydi,sonunda evlenmek için karar vermişlerdi ve yakında aileleri tanıştıracaklardı.

Esra eve gelip bir şeyler yemek için dolaba yöneldiğinde biraz peynir biraz sebze dışında pek bir şey göremedi.Cumartesi pazarı tamamen işine vermek istediği için bugünden alışveriş yapmasının daha iyi olacağını düşündü ve yeniden dışarı çıktı.Bir saat kadar sonra ellerinde poşetlerle eve gelmişti.Malzemeleri dolaba yerleştirirken donmuş bir pizzayı da fırına atmıştı.Eşyalar yerleşmiş pizzada pişmek üzereydi,üzerini değişti soğuk bir kola ve pizzasını tepsiye yerleştirdi ve televizyon karşına kuruldu.

Büyük bir evi yoktu,iki odası ve birde salonu vardı mutfak ile salon arasında duvar yoktu.Odalardan birini yatak odası olarak kullanıyor diğerini ise misafirleri için döşemişti,çok sık olmamakla birlikte annesi arada gelirdi ve bazen Mine geç vakitlerde eve dönmeyip yatılı misafir olurdu.Evin en çok vaktini geçirmeyi sevdiği yerlerden biri olan mutfağın oturma odasıyla iç içe olmasını çok seviyordu ve günün çoğunu burada evinde geçirmekten keyif alıyordu.Oldukça keyifli döşenmiş bir evdi,geniş ve rahat oturma grubu karşına yerleştirilmiş televizyon,mutfak ve oturma gruplarını ayırmak istercesine yerleştirilmiş bir masa,bir köşede bilgisayarı ile çizim masası ve manzaraya karşı konulmuş bir çift sallanan sandalye bulunuyordu. Parça parça olmalarına rağmen bütün mobilyalar yerlerine öyle güzel uyum sağlıyorlardı ve geniş solanda hiç de kalabalık gözükmüyorlardı.

Yemeği bitince bulaşıkları toparladı ve çantasına yerleştirdiği çizimleri masanın üzerine çıkardı.Hepsini düzenli bir şekilde yerleştirdi ve çalışmaya başladı.

Saatin gece yarısına geldiğini ancak radyodaki sesle anladı,yorulmuş ve uykusu gelmişti çalışmasını masada bıraktı ve yatağına gitti.


.........................

 
Toplam blog
: 205
: 4593
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

86nın bir kış günü doğmuşum, belki de ondadır kışı çok sevişim .Hayatın gerçeklerini görüp nefret..