Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
207
 

Yerine...

Yerine...
 

Ali Gülcü


Panjurları mavi, terk edilmiş iki katlı taş evin önüne gelince kalıyorum.

Zaman durmuş, paletinde sadece sarı ve mavi renkleri kalmış çılgın bir ressam olan biteni, rüzgârı ve de kokuyu tuvaline hapsetmiş ve dönmemek üzere gitmiş gibi...

İki iğde ağacı var bahçede, ağaçların gölgesinde en son kim bilir kimin soluklandığı mavi ahşap bir iskemle... Hani yazlık sinemalarda olurdu da, olmadık yerinden pırtlamış çivi pantolonumuzu yırtar, hoplatırdı!

Küçük bir süs havuzu olsaydı iyi olurdu diye geçiyorum içimden sonra kendi kendime gülüyorum önümüz deniz yahu!

Hem ne deniz, masmavi...

Sabahları sakız gibi mis kokan bir yatakta uyanıp pencereden günle selamlaştığımızı kuruyorum; yalınayak daracık merdivenlerden iniyor suyun koynuna atıveriyorum kendimi, şiire benzer bir şey arkadaş...

Yorulana kadar yüzüyor, çaydanlığı ateşe koyup,ellerim ceplerimde ayaklarımı sürte sürte fırının yolunu tutuyorum, ayna da yok ki yüzüme bakayım, acaba kaç yaşımdayım?

Gecesi de farklıdır buranın, gökyüzü, deniz lacivert olur bir kere, yakamoz kapıyı vurmadan girer evin içine, seslerini duyduğum tekneler süzülür, motorun gürültüsünü bastırsın diye yüksek sesle konuşan balıkçıların; " bir keresinde..." diye başlayan anıları yankılanır taş ve neme durmuş duvarlarda, ille de kediler, ağustos böcekleri...

Gam yüklü, anasona kesmiş zamanlarda, iğde ağaçları anlatır, rüzgar anlatır, martı anlatır...

Çok efkarlanırsam insana dillendirmediğim hikayelerden ben de anlatırım.

Uyuya kalırım sonra...

Uyuyan insanın üzerine kar yağarmış derler, sabaha karşı uyanır, dar merdivenleri çıkar, sakız gibi mis kokan yatağa atarım kendimi...

 

" Niko sen misin be evladım?"

Nasıl bir girdapta kaybolduysam duymamışım yaşlı teyzenin geldiğini...

Ne desem şimdi?

" Sen Cali'nin en küçük oğlu, dördüncüsü değil misin?"

Susuyorum, adım; "Ali" desem, "sahilde gezerken evi gördüm, bakıyordum, benzettiniz" desem...

" Annen çok bekledi be yavrum seni..."

 

 

devrimce, SAHAFÇA, Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle bir hayalin peşinde yaşayabilir insan, bu hayale ortak eden anlatımın ince ustalıgına selam olsun.

devrimce 
 15.10.2016 21:24
Cevap :
Kış geliyor, özleyeceğiz denizli martılı kısa kollu günleri...Selamlar, teşekkürler :)  16.10.2016 0:13
 

O bahçeye götürdünüz beni. Kıyıya vuran dalgaların sesini duydum, denizden gelen ılık meltemin yosun kokan nefesi, deniz suyunun tuzlu tadını bıraktı damağımda. Teşekkürler.

Zühal Voigt  
 13.10.2016 1:10
Cevap :
Ben teşekkür ederim Zühal Hanım, Selamlar :)  13.10.2016 23:11
 

Ne anılar biriktirir insan belleği; göreceğini sandığı toprak yığınına koştuğunda, acıyla avuçlar toprağı... Yaşadım okurken bir tek "aynada" kelimesine takıldım "ayna da" olması gerekirdi, belirtmesem olmaz diye düşündüm. Sevgiyle kalın

SAHAFÇA 
 11.10.2016 18:08
Cevap :
Öncelikle ilginize teşekkür ederim, haklısınız "da"nın ayrı olması gerekiyordu...Kimsenin eleştiriye dayanamadığı günler yaşıyoruz, eleştiri olmayınca ilerleme de olmuyor maalesef, aynı şekilde devam etmenizi diliyorum, selamlar :)   11.10.2016 21:27
 

...gözeldi..gözel..her zamanki gibi...*haa bir keresinde annem beni de çok beklemişti...sonra gittim O'na...bakışıydı okuduğum en dolaysız şiir...safi şiir...*...:)))...eyvallah...

nedim üstün 
 11.10.2016 5:38
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sayın Üstün, selamlar :)  11.10.2016 13:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1109
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster