​ Yeter artık aydınıma dokunmayın! / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '07

 
Kategori
Haber
 

Yeter artık aydınıma dokunmayın!

Yeter artık aydınıma dokunmayın!
 

Ne zaman birileri dur diyecek bu oyuna? Ne zaman aklımız başımıza gelecek ve artık bu ülkede bizden başkalarının da yaşadığını kabul edeceğiz? Ötekinin öteki olmadığını, aslında bizim bir parçamızın ve zenginliğimizin olduğunu kabullenmek o kadar zor olmamalı. Ötekileştirmeyi sürdürdükçe ne yakınımızdaki 'yakın' olabilir bize, ne biz onu tanıyabilir farklılığının farkına varabiliriz.

Kimileri Hrant Dink'in farklılığınının farkına varamamış onu kabullenememiş olmalı ki, o kirli ellerini uzatıp arkasından vuracak kadar cesurmuş. Onu kalleşçe vuran kişi(ler), ne yazık ki kendi karanlık dünyalarının kurbanı olmuşlardır. Karanlık;
çünkü böylesi bir tahammülsüzlüğe ancak aydınlardan ve onların oluşturduğu aydın dünyadan yoksun karanlık köleleri, küçük beyinlerinin büyük bir köşesinde yer ayırabilirler! Nasıl ki, bir ağacın gölge verecek kadar olgunlaşması zor ise,
aynı şekilde aydın yetiştirmek de bir ülke için zordur. Ağaçlarını ve aydınlarını katleden bireylerin olduğu bir ülkede yaşamak maalesef utanç verici ve üzücü. Geleceğimizi boğuyoruz! Yetmiyor, bizi karanlıktan kurtaracak ışıklarımızı söndürüyoruz!

Hiçbir düşünce sistemi, birinin canına kastetmek için onun fikir ayrılığını gerekçe göstermek lüksüne sahip değildir.

Uygarlıktan ve insaniyetten bir nebze de olsa pay almış, kendine 'ben insanım' diyebilen biri(leri), asla ve asla fikirlerini benimsemediği kişileri öldürerek, onları susturmayı bir çözüm olarak düşünmez. Bu bir çözümden ziyade acizlik,
cehalet ve korkaklıktır. Kendi gerçekleriyle yüzleşmekten korkmaktır. Değişimden, aydınlanmaktan korkmaktır.

Bu utanç maskesinin ardına saklı duran korkaklar, hayatları boyunca maskeyle mi dolaşacaklar?

Hangi maske vicdanı, cehaleti kalleşliği saklayacak kadar ebedi olabilir ki?
Hrant Dink kendi sonunu görebilen bir aydın idi, tıpkı ülkemizde kendi sonunu görebilen diğer aydınlar gibi.

Gizli güçler nedense bu 'son'u kendi senaryoları gereği şekillendiriyor, kendileri gibi karanlık çözümler ile her 'tehlike'yi kökünden sonlandırıyorlar! Çünkü kendileri aslında gizli değil aşikar olan, neyi korudukları bile meçhul olan 'koruma' sevdalılarıdır. Koruma içgüdüsüyle hareket edip, bu uğurda katliamı ve cinayeti vacip gören bir oluşum.

Ellerinde orak, bereketli topraklarda büyüyen olgun başakları biçmeye hazır...
Bu topraklar insan kanıyla sulanmaktan biz de aydın cinayeti duymaktan bıktık.
Sadece ve sadece duyarlı bir vatandaş olarak, artık birbirimizin farklılıklarını fark edelim istiyorum, yalnız aydınlarımız değil hiç kimse ölmesin.
Keşke Hrant Dink ölmeseydi!

 
Toplam blog
: 3
: 503
Kayıt tarihi
: 22.11.06
 
 

1980 Diyarbakır doğumluyum, Diyarbakır'da Anadolu Lisesi, Van YYÜ'de Edebiyat okudum. İstanbul'a alı..