- Kategori
- ÖSYS
YGS'de yeni bir şifre daha...

Sayın Cumhurbaşkanı ÖSYM Başkanının sözlerinden tatmin olmuş ve YGS’deki şifreleme olayına inanmamış!..
ÖSYM Başkanına inananlar, açıklamalarından tatmin olanlar artıyor…
Kimler mi?
Cumhurbaşkanından sonra İktidar da ÖSYM Başkanının sözlerinden tatmin olmuşlar!
Tabi bu arada, yandaş ve derin köşe taşlarını unutmamak gerekiyor.
Bu kadar kişinin tatmin olduğuna göre, ülke geleceği için her hangi bir sorun yok demektir.
Hele hele iktidar ve Cumhurbaşkanı yapılan açıklamalardan tatmin olduktan sonra, geriye kalanlara ne düşer?
Biz gelelim yeni bir şifre olayına:
Ortaya çıkartılan yeni şifreleme sistemine göre, matematik testinde şıklar arasında en yüksek sayının sağındaki şık her zaman doğru yanıt oluyor.
Evet, kural uygulandığında 40 matematik sorusunda 30’un üzerinde doğru yanıt çıkarılabiliyor.
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’in ikili kopyanın önüne geçmek için ‘adaya özel kitapçık’ uygulaması, aslında sistemi arapsaçına çevirdi.
Kişiye özel kitapçık hazırlandıysa, bu şifreleme olayına ne gerek vardı?
İstanbul, Eyüp Emniyettepe İlköğretim Okulunda sadece bayanların sınava alınması başarılabiliyorsa, kişiye özel kitapçıkta pekâlâ basılabilir.
Şunu anlamak hiç mümkün değil! Basına dağıtılan YGS kitapçığı ile sınava giren öğrencinin kitapçı nasıl farklı olabilir? O zaman basına(sadece TRT’ye) niye kitapçık veriyorsunuz?
Basına dağıtılan kitapçıkta tespit edilen şifreleme, internet sitesine yüklenen kitapçıklarda da devam ediyor. Öylesine devam ediyor ki! Şifreler birbirinin içine girmiş vaziyette. Eğer öğrenci bu şifrelemeyi öğreninceye kadar dersine çalışsa, daha başarılı olur.
Soruların hazırlanması, değerlendirilmesi kurum dışında özel bir firmaya yaptırılıyorsa, böylesine şaibeli olayların olması da gayet normal.
Bu şifreleme yöntemi ile kopya olayını geliştiren zihniyetin amacı; iyi yetişmiş insandan ziyade, benim yandaşım, benim adamım iyi okulları kazınsın. Bir şekilde okul biter ve benim yandaşım, benim adamım iyi yerlere gelir!
Ya sınav sonrası yapılanlara ne demeli. Pazar günü yapılan sınavdan sonra, soru kitapçığı sadece TRT’ye verilip, orada çözülüyor. Daha soruların içeriği görülmeden, soruyu çözecek hocalardan birisinin “Sorular tahmin ettiğimiz gibi basitmiş!” sözü gözlerden kaçıyor. Ayrıca basılı basına iki gün sonra verilen soru kitapçıkları, sadece 5 gazeteye verilerek, o gazetelerin maddi menfaat sağlamaları sağlanıyor.
Bu nasıl bir zihniyettir ki; halkın önüne çıkanların dağarcığında, halkı inandıracak hiçbir sözcük yok. Kendi çalıp, kendi oynuyor…
Sayın Cumhurbaşkanı ve iktidarı, ÖSYM Başkanının açıklamalarından tatmin olmaları gayet doğal. Kendi atadıkları bir insanın açıklamalarından elbette tatmin olacaklar. Televizyonlara çıkıp, ÖSYM Başkanının açıklamalarından biz tatmin olmadık mı deseydiler? O zaman, halkın içinden birileri çıkıp, bu insanı, bu kurumun başına siz getirmediniz mi diye sormaz mı?
Şifrelerin iç içe girdiği böylesine çirkefliğin yaşandığı bir ortamda, Devlet Denetleme Kurumu neden harekete geçirilmez. Hatırlayın, bir önceki KPSS’den sonra harekete geçmeyen bir ben kalmıştım(!) Benim dışımda herkes bu yolsuzluğun, bu arsızlığın, bu haksızlığın bir köşesinden tutup, ÖSYM’yi sallamıştı. ÖSYM şimdi neden sallanmıyor?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, incelemeden sonra geçtiği soruşturmadan bir sonuç çıkar mı?
Bence çıkar!
Yeni yeni şifreleme sistemleri çok kısa sürede ortalığa saçılır.