- Kategori
- Okullar
YGS öncesi devamsızlık ve denem sınavları

YGS ÖNCESİ DEVAMSIZLIK VE DENEME SINAVLARI
YGS’nin yaklaştığı şu günlerde öğrencilerimiz çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Geriye kalan 40 gün değerlendirebilen için uzun bir zaman. Birçok öğrenci sınavdan önceki son iki hafta LYS hazırlığını (YGS sonrasına) bırakıp YGS’ye yoğunlaşmayı planlıyorlar. YGS’de eksiği fazla olan bazı öğrencilerimiz için bu süre biraz daha artabiliyor. Bu günlerde geçmiş yıllarda çıkmış YGS sorularının tekrar gözden geçirilmesinde fayda var. Özellikle son iki haftanın her gün saat 10:00 da yapılan geri sayım denemeleri ile değerlendirilmesini tavsiye ediyorum. Öğrencilerimize, devamsızlıkta mazeretli-mazeretsiz toplam 45 günlerinin olduğu, heyet raporu bile olsa 45 günü geçenin devamsızlıktan sınıfta kalacağını hatırlatmakta fayda var. MEB belki de sahte sağlık raporu almanın önüne geçmek için 10 gün mazeretsiz, 35 gün mazeretli toplam 45 gün devamsızlığın 35 günü için veli izin dilekçelerini de kabul ediyor. Ancak yazılı sınavı olan öğrenciler veli izin dilekçeleri olsa bile o gün sınava girmezlerse sınavdan 0 almaktadırlar. Yani öğrenci nasıl olsa izinliyim dememeli, yazılısı olduğu günler sınava gelemeyecekse mutlaka mazeretini belgelemelidir. Her türlü devamsızlığımızı 5 gün içinde okula bildirmeli, daha sonra veli izin dilekçesi veya özür belgesini en geç 10 gün içinde okul idaresine teslim etmeliyiz. Özellikle fen lisesi öğrencileri YGS öncesi devamsızlık yapmayı zaten tercih etmiyorlar. Hatta bazı özel okullarda öğrenim gören öğrenciler LYS öncesi bile devamsızlık yapmayıp, zamanlarını okullarında verimli şekilde değerlendiriyorlar. İdeal olanı da bu zaten. 12. Sınıfın son aylarında işlenen konulardan LYS’de oldukça fazla soru geliyor. Devamsızlık yapan öğrencinin bu konuları okul dışı takviyelerle tamamlaması gerekmekte veya bu konular eksik kalmaktadır. Görüldüğü gibi 12. Sınıf öğrencilerinin devamsızlık yapması aslında birçok dezavantajı beraberinde getiriyor. Ancak okulunda istediği verimi alamadığını düşünen öğrenci belki de bu dezavantajı bile bile devamsızlık yapmakta, sınavlara okul dışı imkânlar ile hazırlanmayı tercih etmektedir. Her öğrenci kendi durumuna uygun en iyi planlamayı yapmalı diyebiliriz.
Deneme sınavları öğrencilerin hem konu hem de sınav taktiği gibi birçok konuda eksikliklerini zamanında tespit etmemize yarar. Bazı öğrenciler moralim bozuluyor diyerek deneme sınavlarına girmemeyi tercih ediyorlar. Oysa bu sınavlar size eksik yönlerinizi göstermekte ve zamanında önlem almanız için size rehberlik yapmaktadır. Deneme sınavları beklediği gibi iyi gitmeyen öğrencilerin bazılarında ise ümitsizliğe düşme, şimdiden seneye bırakma ve motivasyon kaybı yaşandığını söyleyebiliriz. Oysa, başarısızlık diye bir şey yoktur, vazgeçmek vardır. Vazgeçtiğiniz zaman başarısız olursunuz. Yarışı son ana kadar ümitle koşanlar kazanır.
Eğer sınav soruları normalin üzerinde zor geldi ise bu durum sınava giren herkes için geçerlidir. Sonuçta bir sıralama sınavı olan YGS ve LYS’lerde kişinin kaç net yaptığı değil, rakiplerine göre kaç net yaptığı önemlidir. Üniversite kontenjanları doluncaya kadar 180 barajını geçen öğrenciler fakültelere yerleştirilmektedir. Her yılın taban puanını o yıl sınava giren öğrencilerin puanları ve üniversitelerdeki bölümlerin tercih edilme oranları belirler. Geçen yıl herhangi bir puan türünde 400 puan alan ve başarı sırası 50 bin olan bir öğrenci ile bu yıl 350 puan alan ve başarı sırası 50 bin olan öğrenci arasında herhangi bir fark yoktur. Yani 400 puan 350 puana eşittir diyebiliriz.
Öğrencilerimiz denemelerde kaç net çıkardığı veya kaç puan aldığından çok, eksikliklerini tespit edip giderme yoluna gitmeli, bir fazla net çıkarmaya odaklanmalıdır. Bu çalışmalar son 1-2 güne kadar devam ettirilmelidir. Tarih bu şekilde hazırlanan ve son ana kadar yarışı bırakmayan öğrencilerin başarı örnekleriyle doludur. Yarışta sonucu son hamlelerin belirlediğini unutmayalım.