- Kategori
- Astroloji
Yılan- İnsanları 2. Bölüm

Uğurlu rengi Turuncu : Batan güneşin parlak turuncusu olan bu renk deneyimle ya da öğrenimle elde ettiği bilgileri kullanmayı becerebilen, canlı ve aydın kişilerin simgesidir.Bu renk o insanın ruhsal ve bedensel alanı kavrayıp, üstün mantığını daha alt düzeydekileri yönlendirmede kullandığını gösterir. Ayni zamanda hırslı kişilerin ve yaptığı işten gurur duyan insanların da simgesidir. Aydın yapılı bu kişiler yaşamı ve yaşamın öğrettiği dersleri gözlemleyerek gerek kendi gerekse başkalarının yaşamlarına yardımcı olabilmek amacıyla kullanabilirler. Durum gerektirdiğinde kendilerini denetleme güçleri vardır.
Yılan-İnsanları Doğu’nun Koruyucu Ruhu Mudjekeewis’in 2. ayı olan “ İlk Soğuklar Dönemi” nde dünyaya gelmişlerdir. Kurbağa kabilesinden oldukları ve temel unsurları su olduğu için Mudjekeewis onları içlerindeki enerjinin yönsüz ve amaçsız akması sonucunda beklenmedik acı deneyler geçirebilecekleri yolunda uyarır. Böyle bir durumda Yılan-İnsanları tam anlamıyla donup kalırlar ve enerji akımları tamamen durur. Doğdukları ay onlara bazen kendilerini belli bir süre bilinçli bir biçimde dondurmalarının ve enerjilerini nasıl kullanacaklarını gözden geçirerek bu konuda berraklık kazanmalarını öğütler. Kendini dinleme ve gözden geçirme özelliklerinin temsilcisi olan Mudjekeewis, bu insanlar için iyi bir koruyucudur, çünkü bu insanların zaten sahip oldukları kendini arayış gücünü geliştirmelerine yardım eder.
Kurbağa kabilesinden olmaları hırçınlıklarını biraz yumuşatır, aydın yönlerinin engellediği bazı duyguları tatmalarını sağlar. Temel unsurları sudur dedik ancak bu vahşi, çırpıntılı nehir ve derelerden çok derin berrak göllerin suyudur. Bu burcun insanları ayni kabilenin diğer üyelerinden daha dengeli insanlardır.
Hayvan totemleri Yılan : Omurgalılar ailesinin en eski en gizemli, en kuşku duyulan, en yanlış anlaşılan üyesidir. Yılan esnek çeneli, kulak deliği, göz kapakları ve uzuvları olmayan bir hayvandır. Belkemiği 300 kadar omurga kemiğinden oluşur. Gevşek bir biçimde belkemiğine bağlı olan kaburgacıkları yılanın dalgalı hareketini sağlar. Karnında üst üste binmiş bir dizi uzun pul vardır. Bu pulları öne itip, sonra arkaya doğru çekerek toprağın üzerinde kayar. Yılanın çatallı dili hem tad, hem koku almayı sağlayan çok duyarlı bir organdır. Dilin dokunduğu her şey üst damaktaki özel bir merkez tarafından incelenir. Çok keskin gözleri vardır ve çok iyi koku alırlar. Yılda ortalama üç kez deri değiştirirler. Çene yüksekliğindeki bir nesneyi sıkıca ısırır ve eski derilerinden sıyrılıp çıkarlar. Torak yılanlarının en ünlülerinden olan çıngıraklı yılanın kuyruğuna her deri değiştirmede bir çıngırak halkası daha eklenir. Yeryüzünde 2500 kadar yılan türü mevcuttur.Dinozorların ortadan kaybolmaya başladıkları çağlardan beri yaşayan yılanlar bu konuda bir rekor kırmış, ancak o çağlardan günümüze kadar yanlış anlamayla yersiz korkular nedeniyle gereksiz yere kovalanmışlardır.
Etoburdurlar. Fare, kurbağa gibi küçük hayvanlarla veya sinek, sivrisinek ve benzeri böceklerle beslenirler.Bu beslenme biçimleriyle bulundukları bölgede doğal dengeyi korurlar. İnsanlar yılanları yok ederse kısa sürede o bölgeye fareler, kurbağalar doluşur. Eski Yunan ve Roma’da fare avında yılanlar kullanılmışlardır. Çok ağır bir sindirim süreçleri vardır. İyi bir avdan sonra bazen bir hafta ölü gibi yatarlar. Gövde ağırlıklarının yarısına yakın ölçüde yedikleri olur. Çevrelerine çok kolay uyum sağlar, dokunma ve titreşimlere karşı olağanüstü duyarlılık gösterirler. Bu biraz da kanlarının soğuk olmasından bu nedenle çevrelerindeki ısıya gereksinim duymalarından ileri gelir. Bulundukları çevreye uyum sağlamak için renk değiştirebilirler. Sesleri yoktur, bazı türleri özel biçimde tıslar.Çıngıraklı yılan kuyruğuyla çıngırağa benzer bir ses çıkarır.