​ Yıldızlar ve Kelebekler / Felsefe / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '21

 
Kategori
Felsefe
 

Yıldızlar ve Kelebekler

"Ruh düşünürken yırtılır." ( Demascius )
 
Kutsal kitaplarda da bahsi geçtiği üzere bazı insanların ruhları mühürlüdür. Onlar psikanaliz bilimine göre psikozdan muzdariptirler. Zihinlerinde manayı tahrif eden, şüpheyi besleyen bir yapı oluşmuştur. Özdeşlik ve empati kurmakta zorlanırlar.
 
Canlı olsun, cansız olsun, diğer varlıkların hiçbirisinde bulunmayan bu manidar cevheri yani ruh vücudunu her nedense yüceltme eğilimindeyizdir. 
 
Oysa insan ruhunu doğanın bir parçası olarak kabul etmeyen; onun, Tanrı katından gelen ve bedene nazaran daha ulvi bir varlık olduğunu benimseyen bu zihniyet, bu konuda herhangi bir bilimsel bilgi icat edemediği gibi, hamaset ve hurafe üretmekten ileri gidememiştir.
 
Artık, mistiklerin ve idealistlerin  inançlarının tersine, doğarken ruhumuzu beraberimizde getirmediğimizi biliyoruz.
 
Çünkü bebek, dört boyutlu sembolik anlamların iç içe geçtiği karmaşık bir yapıya sahip değildir henüz.
 
Doğanın organik bir ürünü olarak dünyaya gelen insanın doğaya yabancılaşması ve hayvansallıktan uzaklaşması düşünce yüzündendir. Çünkü ruh, düşünceler bütününden başka bir şey değildir. Mevlana bu insanlık  halini, "insan hayatı düşünceden ibarettir," diyerek izaha çalışmıştır. 
Aristoteles de "düşüncenin düşüncesi Tanrı'nın düşüncesidir," der. 
 
Düşünce aynı zamanda dilin de varlık nedenidir ve insan, tüm hayatını dilinde taşır.
 
Evet, ruhumuzu var eden de; onu tarumar eden de düşüncelerimizdir. 
 
Bir an için kavramlara sahip olarak doğmuş olduğumuzu var sayacak olsak bile, doğa tarafından sınırları çizilmiş bu kavram okyanusunun içini dolduracak olan sonsuz ve sınırsız anlamları bizzat yaşayarak biz yaratırız. Sayısal olarak kavramlar sınırlıyken, kavramların içinde biriktirdiğimiz anlamlarsa sonsuzdur.
 
Öz sözüm şudur ki: belki de Tanrı’nın yardımına bile ihtiyaç duymadan yarattığımız bir mucizedir bu. Yıldızların renksiz kalma pahasına hediye ettiği ışıl ışıl renklerine tutulup kelebeklerle birlikte kurduğumuz bir dünyada yaşıyoruzdur. Kim bilebilir ki bunun tersini ya da yüzünü.
 
Ahmet Güreşçioğlu
 
Toplam blog
: 164
: 710
Kayıt tarihi
: 13.09.06
 
 

1956 yılında doğmuşum. Tanrı Bilimi Eğitimi aldım. 78 kuşağından olmanın verdiği şevkle olsa gerek;..