- Kategori
- Magazin
Yılmaz Erdoğan'dan cevap beklenen sorular..

Yılmaz Erdoğan , 4.Kasım.1968 (bu tarih bazı belgelerde 1967 ) Hakkari doğumlu. Babası Nazım Erdoğan, Kafkas-Kürt karışımı bir ailenin çocuğu. Emekli Edebiyat öğretmeni olup , babası 30 yıl süresince kaymakamlık görevin de bulunmuş. Annesi Süheyla Erdoğan, eskiden terzilik yapmış nefis yemekleri ile anılan sevgi dolu bir anne. Üç kardeşler. Yılmaz, Mustafa ve Deniz.
Sanat'ını taktir ettiğim, oyuncu, şair, tiyatro yazarı , sinemacı , bilmediğimiz bir çok yönü ve "Duruşu" ile milyonların sevgisini kazanmış bir sanatçı.
Hürriyet Gazetesin'de yayınlanan "MEKTUP"u hiç unutmuyorum. Ağlayarak okumuştum. 2. kez okurken bir yere geldim ve durdum. Şöyle diyor du ; " Ve Türkçe, güzel kelimeleriyle her şeyi iyileştirebilir. Kürtçe'yi bu cendereden çıkarabilir. Alır bu Mezopotamyalı kardeşini, önce yaralarını iyleştirir. O'nu özgürleştirir."
Tekrar okumaya devam ettim. " Kimse ateş etmesin, kimseye. Hiçbir gerekçeyle. Hatta kendini savunmak için bile... Çünkü savunmaya başlayana kadar masumsun ve masum güzel bir kelime, masum kal..."
Son derece etkileyici bir uslupla ve iyi niyetle yazılmış bir yazı , benim gözümde birden farklı bir
görünüme büründü o an. Türk-Kürt ayrımı yapılmaksızın yüzyıllardır bu topraklar da -yasalar önünde - eşit haklara sahip olmuş ve kardeşçe yaşamışız. Ne demek - onu özgürleştirir ?- Kürt vatandaşlarımız özgür değil mi ki satır arasın da - bir şeyler denilmeye çalışılmış ?-
Elbette ki kimse kimseye ateş etmesin. Hepimizin dileği barış, kardeşlik. Ama nasıl olur da PKK terör örgütü'ne karşı önce - teslim ol - çağrısında bulunup, sonra , açılan ateş , döşenen mayınlar neticesin de kendini savunan Mehmetçi'ğe - ateş etme. Masum kal- çağrısında bulunulabilir di ?
Emekli subay olan dedesi'nin Hakkari'de - Demokrat Parti'nin - kurucusu olduğunu söyleyen , Yılmaz Erdoğan'ın babası Nazım Erdoğan, kendisi ile yapılan bir söyleşi de şöyle der ; " Kürt sorunu yabancı güçler tarafından ülkemize ihraç edildi. Eğitimin baştan aşağı ele alınması gerekir. " Bunun bilincinde olan bir baba'nın oğlu Yılmaz Erdoğan. Ben duymadım bilmiyorum. Bilenler söylesin lütfen Hakkari'ye yaptığı bir okul, bir kültür merkezi var mı Erdoğan Kardeşlerin ? PKK'yı silahsızlanmaya davet edebilir Yılmaz Erdoğan ama Kürt Vatandaşlarımıza kalkmayan elleri , çevrilmeyen silahları demagoji yaparak ihtimal dahilinde bile gösteremez. Bu halklara yapılan saygısızlıktır aynı zamanda.
Bakınız son zamanlarda internet te çığ gibi büyüyen bir topluluk var Yılmaz Erdoğan aleyhine mailler gönderen. Başlık "Yılmaz Erdoğan duvara tosladı " başlıklı. Ve bu mail de bir takım iddialar var.
"Yılmaz Erdoğan Civan Haco konserin de kürtçülük nutku atarken, güvercin kanadında gönderdiği mektup'ta timsah gözyaşları döküyor. İç ülkeden iç ülke'ye diye şiirinde kastettiği Kürdistan dan hiç bahsetmiyor bu mektup da." diye devam eden uzunca bir mail. Altında da ilgili şahsın Akademik kimliği ve telefon dahil her türlü adres bilgileri net bir şekilde yazılı.
Mustafa Erdoğan'ın sahnelediği gösteriler ile Ülkemiz'in tanıtımını, tüm Dünya'da, en iyi şekilde gerçekleştirmesini göz ardı etmiyorum. "Kürt kimlikli " olabilirler. Benim için önemli değil. Hatta Şeyh Said'in torunu ile evli olup, düğünün de kürtçe şarkılar söyletmiş olması, kızı'nın adının da "Berfin" olması da ilgimi çekmedi hiç. Fakat Yılmaz Erdoğan'dan bu - aleni adres vererek - dolaşan mail de ki iddialar ile ilgili delikanlı gibi çıkıp cevap vermesini istiyorum. Çünkü kitaplarını aldım, çünkü gösterilerine gittim, çünkü filmlerini izledim, çünkü yaptığı işlere saygı duydum. Ve şimdi bir mail de ;
"Bu aileye giden her bir kuruş, Mehmetçiğe kurşun olarak geri dönüyor." der.
Açıklama bekliyoruz Yılmaz Erdoğan'dan...
Sevgilerimle.