- Kategori
- Sevgililer Günü
Yine, yeniden Sevgililer Günü

Dostlar, günler günleri, aylar ayları, yıllar yılları kovalaya kovalaya durmak bilmiyor. Bir telaş içerisinde geçen zaman arkaya baktığınızda bizi şaşırtacak kadar yol almış oluyor.
İşte geçen yıl 14 Şubat’ta bir yıl nasıl geçecek neler getirecek derken bir de baktık ki bu yılın 14 Şubat’ı gelmiş bile.
Geçen yıl MB’a yazdığım yazıda: “Sevgililer günü sabahleyin uyandım, baktım yatak odasının penceresinin önünde elli yıllık (şimdi elli bir yıl) eşim, sevgilim, can yoldaşım, çocuklarımın babası, gazetesini okuyor. Hemen yanına gittim, kırışmış, buruşmuş yanaklarımıza birer öpücük kondurduk.
-Çok senelere dedik, ikimizin de birbirimize sevgi ile bakan gözlerinde, gelecek yıl “Sevgililer Günü” sabahında yine yanacıklarımızı öpme fırsatı bulur muyuz acaba” endişesi vardı.
Tanrıya şükürler olsun ki bu sabahta aynı duygu ve istekleri, yine birbirimize söyleyebildik. Çok tuhaf bu sabah gelecek endişesi yoktu. Neden mi? Yaşlılığa alışmıştık. Önceleri yaşlılığı kabullenemiyorsunuz, vücudunuz, beyniniz nüfus kağıdındaki doğum yılını benimsemiyor, etrafınızdaki kişiler o rakamlara göre sizi biçimlendirmeye çalışıyor. Bu çelişki sizi ister istemez etkiliyor. Artık ölürüm, artık ölür duygusu veriyor. Onun için yolun sonuna kadar geldik, dur bakalım gelecek sene görür müyüz, gelecek sene yaşar mıyız duygusuna kapılıyorsunuz. Sonra bir de bakıyorsunuz ki değişen bir şey yok. Ölüm gence ne kadar yakınsa size de o kadar yakın. Nice nice fidanlar, nice nice sevgililer, nice nice evlatlar yitirdik.
Ben derim ki sevilmek, sevmek yaşama sevinci olmak (büyük bir aksilik olmadıkça) ömre ömür katmaya yetiyor.
Bırakın “Sevgililer Günü”nde sevgililer birbirlerine “Seni seviyorum” desinler, çiçekler, hediyeler alıp versinler. Sevgilin olsun veya olmasın şöyle bir düşünelim etrafında beni sevecek dostlarım, arkadaşlarım var mı.? benim sevecek, onlar için her türlü fedakarlığı yapacağım insanlar var mı? Bu sorulara evet diyebiliyorsanız sevgilim yok diye boynu bükük olmanıza da gerek yok.
Sevmek, sevilmek en büyük ihtiyaç,
Yine, yeniden Sevgililer Günlerine ulaşmak dileğiyle…