Yitirilen dostun ardından / Dostluk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '08

 
Kategori
Dostluk
 

Yitirilen dostun ardından

Yitirilen dostun ardından
 

Tek başına! Nereye kadar?


Yaşamın herhangi bir yerinde, hiç aklında yokken bir şarkı duyarsın ve başlar her şey yeniden.Anılar dizilir ardı ardına, kelimeler uçuşur etrafında o günün paylaşımları arasında...

Ne gariptir ki, yüreğin bir mengenede sıkışırken, dudağının kenarında hafif bir gülümseme belirir. Gözlerindeki parıltı deler dağları, çok uzakları görmek ister, göremezsin.

Seslenirsin; sesine ses beklersin, dostluğun en yumuşak tonundan. Duyduğun yankıdır sadece, ne kadar beklesen de… Oysaki bir selama, yüreğinden yüzlerce güvercin azad etmenin adağındasındır…

Sesin, gürültülü bir deniz dalgası olur; kimsesiz koylara çarpan tüm hoyratlığıyla… Beklediğin ses gelmez koylar kimsesizdir…Yaşadığın acıtan bir yitiştir, kimsesizliğin sessizliğinde. Elvedası bile olmamıştır, terk etmenin dönüşü olmayan yoluna girildiğinde; yoldaşı anlaşılamamakken gidenin.

İçini bir hüzün kaplar, keşke’nin faydasızlığını çoktan öğrenmişsindir. Çaresiz kabullenişler yakar yüreğini, bir ağustos sıcağında güneş altında kalırsın. Bir ağaç gövdesi serinliği ararsın, yüreğine serpmeye bir avuç su niyetine, bulamazsın…

Hayatın tatlı tesadüflerinin çocuklarıydık biz, dersin; hem de en safından…Ne oldu da kirlendik, ne oldu da kaybettik masumiyetimizi…

Ne oldu da yitirdik dostluğu, o yürekleri ellerimizle tutarken…

Değişen neydi?

 
Toplam blog
: 240
: 1628
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Zamandan şikayet ederken, ne kadar hızlı aktığını fark edemeden geçmiş yıllar. Kırklı yıllar, kır..