- Kategori
- Güncel
Yiyorlar. Ama yediriyorlar da!

Genel bütçede temsil ve ağırlama giderleri ile örtülü ödenek kalemlerinde rekorlar kırılıyor. Sayıştay raporları gizlendiğinden bütçenin diğer kalemlerinden yenme içilme derecesini bilemiyoruz.
Devlet kesesinden iftar şölenleri veriliyor. Binlerce kişi davet ediliyor. Yüzlerce kişi hizmet ediyor. Devletin mekanları kullanılıyor. Onlarca çeşit iftar menüleri sunuluyor. İsrafın haddi hesabı yok.
Makam mevki sahiplerinin şanı yürüsün diye, beytülmalı harcarken kimsenin eli titremiyor.
Görgüsüzlük, savurganlık, "yağma hasan böreği" bu kadar olur.
Ve necip milletimiz tüm bu olup bitenleri takdirle, beğeniyle, hayranlıkla izliyor.
Sanıyor ki, bütün bunlar dinin, imanın, İslam'ın gereğidir.
Şu fotoğrafını gördüğünüz yemeğin maliyetini hesaplamaya çalışıyorum.
Şu tezgahın Meclis bahçesine kurulması, masası, sandalyesi, kabı kacağı, yemeği, tatlısı, eti, meyvesi, sebzesi, garsonu, aşçısı, koruması, teşrifatçısı, elektriği, suyu, taşıması, temizlemesi, toplaması... kaç lira acaba.
3 bin davetli varmış.
Üçbin davetliye böyle bir düğün yemeği vermek isteseniz kaça malolur acaba?
Bana öyle geliyor ki, şu yemeğin maliyeti bile neredeyse ülkemizdeki 3 milyon Suriye'li insanı bir öğün doyurur.
Memleketimde her gün bu sofralardan bir kaç tane kuruluyor. Devlet kesesinden....
Çeşme başındakiler yiyorlar ama yediriyorlar da.
Din istismarcılarımızın çokça anlattığı bir "mesel" vardı. Hz. Ömer devlet işi görürken devletin mumunu, kendi işini görürken şahsi mumunu yakarmış, diye.
Şu israfı nasıl izah etmeli?
Devletin kesesinden şu savurganlığı yapanlarla sırf iki lokma kendilerine de veriliyor gösteriş sofralarında veya iftar çadırlarında diye, bütün bunları hayranlıkla izleyenler...
Bilir misiniz, Tevfik Fikret'in bundan yüz yıl önce yazdığı "Yiyin efediler yiyin..." şiirini? Ve de "Devletin malı deniz ... " özdeyişimizi...
Dilimiz özdeyişler itibariyle zenginleşiyor. Eskiden "çalıyorlar ama çalışıyorlar da..." derdik, gayri "yiyorlar ama yediriyorlar da..."yı da söyleyebiliyoruz.
Neyse, kaçırmayalım ağzınızın tadını. Hadi Allah kabul etsin iftarınızı...
Kenan IŞIK