- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Yöneticiniz ruh sağlığınızı etkiliyor mu? (II)

Bir önceki yazımızda, hiyerarşik acziyet kavramını farklı bir açıdan inceleyeceğimizi belirtmiştik.
Bugünkü yazımızda kavramı biraz açacağız ve bundan faydalanmaya çalışan yöneticiler üzerinde duracağız.
Hiyerarşik acziyet; bir çalışanın, yöneticisinin kendisine karşı yönelttiği haklı ya da haksız bir aksiyona, hiyerarşik konumu gereği gerekli reaksiyonu verememesi, aciz ya da etkisiz kalmasıdır. Yâni, örgütlerde üstü tarafından maruz bırakıldığı bir davranışa gerekli tepkiyi verememesidir.
Dikkat edelim; üst tarafından astına yönelik geliştirilen olumsuz bir tepki ya da eleştiri, hakkaniyet sınırlarını zorlamıyorsa ve hassaten kişisel bir savaşa ya da ego tatminine yönelik değilse, kurum içi disiplinin devamı için bir bakıma da zorunludur.
Diğer bir deyişle; bir işletmede hiyerarşik acziyet olmalı ve ast, bu sebeple üstüne karşı bir adım geride bulunması gerektiğini bilmelidir.
Sorun, astın sahip olması gereken bu hiyerarşik acziyetin, üstü tarafından kötüye kullanılması durumunda ortaya çıkmaktadır.
Astın sahip olduğu hiyerarşik acziyet, üstü tarafından iki şekilde kötüye kullanılabilir.
Birinci durumda, yani astın sahip olduğu hiyerarşik acziyetin yöneticisi tarafından aktif kötüye kullanımında, bir yönetici, maiyetinde çalışanlarına karşı gelişigüzel davranır ve keyfi baskı uygular. Onları taciz bile edebilir.
Yanında çalışanları haksız yere azarlayan, onlarla lüzumsuz gerginlikler yaşayan, sözgelimi onların özlük haklarını kullanmalarında zorluklar çıkaran vasatın altındaki kalitedeki yöneticilerin bu davranışlarının altında yatan önemli sebeplerden birinin, yöneticinin kişisel sorunları olduğu gerçeği, günümüzde artık herkesçe bilinmektedir.
Aktif kötüye kullanımın tersine, bir de, astın sahip olduğu hiyerarşik acziyetin, yöneticisi tarafından pasif kötüye kullanılması durumu vardır.
Bu ikinci durumda da yönetici, yanında çalışanı yine ezmekte ve ona psikolojik baskı uygulamaktadır ancak bu sefer yöntem değişmiş ve yönetici bunu pasif süreçte gerçekleştirmiştir.
Açalım.
Hipotetik olarak üç kişiden oluşan bir hiyerarşik yapı olsun. Ast, üst ve en üst.
İşte bu üçlü yapıda, astın üstüne karşı hiyerarşik ilişki kurallarını ihlâl edecek ve saygı sınırlarını zorlayacak şekilde sistemli bir şekilde tavır geliştirmesine, her ikisinden de daha üst olan yönetici tarafından göz yumuluyorsa, bahsi geçen tabloya sessiz kalan bu en üst yönetici samimi değildir.
Çünkü en tepedeki birisi olarak, altında çalışan üst konumundaki kişinin, en alttaki çalışanca yıpratılmasına müsaade etmiştir.
Yaşanan tabloya hiç müdahale etmemiş, bilinçli olarak pasif kalmış ve ataleti sonucunda, kendi altındakini, onun da altında bir çalışana karşı sindirmiştir.
İster aktif ister pasif olsun, hiyerarşik acziyet söz konusu olduğunda, adalet ve hakkaniyet sınırlarını zorlayan davranışlarda bulunulmasının, temelde yöneticinin kendisine olan güven eksikliği ile ilintili olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır.
Ayrıca bu tutumlar, çalışanları demoralize edecek ve bazen ruh sağlıklarını bazen de çalışma verimliliklerini olumsuz etkileyebilecektir.
Hülâsa; hiyerarşik acziyetin kötüye kullanımı hiyerarşik anarşiyi doğurabilecektir.
Sabrın sonu ile