​ Yönetilen yöneticilerimize sadece gülümsüyorum / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
 

Yönetilen yöneticilerimize sadece gülümsüyorum

Yönetilen yöneticilerimize sadece gülümsüyorum
 

Bu topraklarda yaşayanları, yüzyıllardır yönettiğini sananlara (yöneticilere, aydınlara, yani, toplum mühendislerine) gülümsüyorum sadece. Çünkü elimden başka bir şey gelmiyor. Yarınları kucaklayabilmek için; yarınları biz olarak yaşayabilmek için kızmamak gerektiğini, sevgi dağıtmak gerektiğini çok iyi biliyorum… Sinirlendikçe, doğrulardan daha da uzaklaştığımızı biliyorum… Elbette ki gülümsediğim bu insanlardan ayrı tutuyorum, Mustafa Kemal’i… Çünkü o, o dönemde sahip olduğu öngörüsü, birikimleri ve bu ülke insanının kendisini değerli hissetmesi için aklını kullanarak izlediği kutsal rotadan dolayı, özel ama ardında herhangi bir farklı anlam içermeyen gülücüklerin, gülümsemelerin ve de kahkahaların hepsini hak ediyor…Evet, onlara gülümsüyorum… Mustafa Kemal’in vefatından sonra bizi yönettiğini söyleyen ve modernleşeceğiz, aydınlanacağız derken sadece batılı gibi giyinen, onun, TV’lar ve beyazperde aracılığıyla yaşıyormuş gibi lanse ettiği sahte yaşamları bizlere layık gören, onurumuzu, haysiyetimizi hiç düşünmeyen yönetiyormuş gibi yağan aslında yönetilen yönetici olduklarını anlayamadıkları için… Evet, onlara gülümsüyorum… Bu ülkede çocuklara her sabah sınıflarına girmeden “andımız”ı okutarak “Türküm, doğruyum…” dedirtirken Türklüğü doğru öğretmeyen, onun ne demek olduğunu, sadece Osmanlı üstü biraz Selçuklu ile sınırlandırılamayacağını belletmeyen eğitim sistemini idare eden ama aslında eğitim sitemini idare ettirir olduğunu algılayamadıkları için…Türkleri bu coğrafyada, 1000 yıldır varlarmış gibi gösteren ve bu yolculuğun 2000 yıl önce başladığını söyleyen, uygarlığın başlangıcını Eski Yunan kabul eden emperyal ve batılı tarihe bizleri muhtaç ettikleri için gülümsüyorum. İnsanlar, bangır bangır ayrıştırıcı söylemler içerisinde yol almaya çalışırken, “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü tekrarlayanları, neredeyse suçluymuş, kafatasçıymış gibi algılatmaya çalışan zavallıların seslerini daha da yükseltmelerine izin verdikleri için gülüyorum. Türkleri ve de Türk tarihini sadece “barbarlık ve göçebelikle” tanıtmaya çalışan ve son 200 yıldır da, içimizden de destek bulan emperyal ve batılı tarihe, “küreselleşeceğiz, dünyaya açılacağız, demokrasiyi kucaklayacağız” bizleri muhtaç ettikleri için gülümsüyorum. “Barbar ve göçebe” olduğu iddia edilen ve içeride de taraftar toplayan bir tarih tezinin, Kırgızistan’ bundan 2500 yıl önce yerin altında sulama amacıyla açılmış olan 5000 km’lik “Karız” olarak adlandırılan sulama kanallarının yer aldığını sorgulamadıkları ve sorgulayanlara “uçuk” gözüyle baktıkları için gülüyorum. “ABD’li antropolotik genetikçi Spencer Wells ve ekibinin ellerindeki Y kromozomu incelemesi, insanların ortak atalarının M.Ö. 30.000’lerde Orta Asya’dan dünyaya yayıldıklarını ortaya çıkarmıştır” şeklindeki bilimsel bir veriye sadece “uçuk” damgası yiyenlerin sahip olmasına yol açan bilimden ve akıldan uzaklıkları için gülümsüyorum (Bu cümleyi okuduktan sonra, bundan 100 yıl önce “insanlık Orta Asya’dan yayılmıştır” diyen Mustafa Kemal Atatürk’e gülen zavallılar aklıma geldi). Maya, Aztek, Sümer, Hitit ve Orta Asya medeniyetleri arasındaki ilişkiyi araştıranların doğrularının halkla kucaklaşmasını sağlayamadıkları ve bunları yapmadan kendilerini modern, ilerici, çağ atlatıcı olarak düşünme saflığına sahip oldukları için gülüyorum. Mustafa Kemal Atatürk aydınlanmasının, batılıların yaşam tarzını birebir taklit etmek olmadığını, onlar ne derse onu yapma anlamı taşımadığını, öze dönmek, kendi gücümüzü ve de yeteneklerimizi anlamak için aklımızı, duygularımızın esaretinden kurtarmak olduğunun farkına varamadıkları için gülümsüyorum. Umarım, bundan sonra ülkeyi ve bu büyük milleti yönetmeye talip olup, yönetme hakkı kazananlar, bu gibi gerçekliklerin farkına vararak, tarihten gelen gücün bir milleti ileriye itecek en büyük kudret olduğunun farkına vararak icraatlarını ve de faaliyetlerini bu yönde düzenlerler.

 
Toplam blog
: 128
: 898
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

Kimim? Nereden gelir, nereye giderim?29 Kasım 1970 tarihinde Türkiye'nin Doğu-Batı geçiş yolunun en ..