Yönetimlere eleştiri yapılmıyor. Bir kaçış, bir korku var. Halbuki, mizahçılar korkmaz! / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '16

 
Kategori
Blog
 

Yönetimlere eleştiri yapılmıyor. Bir kaçış, bir korku var. Halbuki, mizahçılar korkmaz!

Yönetimlere eleştiri yapılmıyor. Bir kaçış, bir  korku var. Halbuki,  mizahçılar korkmaz!
 

      İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği 2. İzmir Mizah Festivali’nin “Onur Yazarı” Muzaffer İzgü, okurlarıyla buluştu. Kent Kütüphanesi'ndeki söyleşide konuşan İzgü, “Mizahı anlamak için zeki olmak gerekir. Kıvrak zekânın ürününü anlamak için kıvrak zekalı olmak gerekir. Mizah topsuz tüfeksiz bir silahtır. Vurdu mu yıkar! Mizahçılar korkmaz! Korkmayan mizah, toplumlar için en önemli şeydir” diye konuştu

        İzgü ile hoş hatıralarımız vardır. Aynı kentte, birlikteydik. Ayrı gazetelere yazardık. Hiç polemiklere girmezdik.

         

        İlk zamanlarda, bir biisikleti vardı İzgü'nün. Bisikletı durdururken, ayağının burnunu, ön lastiğe sürttürürdü. Böylece bisiklet hız keser, dururdu. Freni yok demezdi, "Arada bir böyle dürtmeden anlıyor" derdi. Arkadaşın her anı, "mizahtı" zaten.

         Ona takma motor taktırdı. Bisikleti motorsiklet yaptı aklı sıra. İlk bakışta gülesi geliyordu bu nesneye bakan insan.

        Daha sonraları, motosiklet aldı. Daha sonra da otomobil. Takılırdık kendisine. “Eee, bundan sonra?” Duraksamadan cevap verirdi “Eşek alacam” diye. Üsteleyerek sorardık  “neden eşek?“derdik. Duraksamadan cevap verirdi: “Yaşlanınca söz dinler bari” derdi.

        İzgü’nün özel hayatı bile mizahtı , sonra Akbaba yazarı oldu. Bense, Aydın’dan İzmir’e gelerek gazeteciliğe başladım. Onunla, aynı gazetede yazmağa başladık. O zamanlar elime, okunacak klasik kitapların listesini tutuşturmuştu. Hala daha bir kısmını okuyamadım. Yanyana geldiğimizde, sormasın diye çok kereler lafı değitirirdim.

        İzmir Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz sene Aziz Nesin’in doğumunun 100. yılında başlattığı “İzmir Mizah Festivali”nin, bu yıl 2.sini düzenledi. Büyükşehir Belediyesi festivalin “Onur Yazarı” olarak, mizah tarihinin yaşayan efsanesi Muzaffer İzgü’yü seçti.

         DİLE KOLAY TAM 154 KİTAP YAZDI:  Kent Kütüphanesi’nde gerçekleşen söyleşide Yönetmen Vecdi Sayarın suallerine cevap verirken, ben, İzgü ile olan hayatımda iz bırakmış kısa kısa anıların resmigeçidini yaptırıyordum kafamda. İzgü, öğretmen eşinin ölümünden sonra içine düştüğü üzüntüyü hala atamamış. “Şu sıralar bana hiçbir şey iyi gelmiyor. Acılarım biraz da olsa diner diye yazıyorum, yazmaya da devam edeceğim” diyor.

Şimdiye kadar 154 kitap yazdığını ve bunların 98'inin “çocuklara yazılmış eserler” olduğunu söyleyen İzgü, “24 tiyatro oyunu yazdım. Şu anda iki oyunum yabancı ülkelerde oynanıyor. Her yıl kitaplarım yabancı dillere çevriliyor. Bu durum beni inanılmaz mutlu ediyor. Hele ki çocuk kitapları çevrilince daha da gururlanıyorum. Bu halk beni üç yıl yatılı okuttu. Yedirdi, içirdi, çamaşır ayakkabı verdi. Ben halkıma hala borcumu ödeyemiyorum. Belki de 154 kitabın altında yatan budur.”

        TOPSUZ TÜFEKSİZ SİLAH: Mizahın toplumlara, sınıflara göre değiştiğini ve yaşamın olduğu her yerde karşıtlıkların da bulunduğunu belirten Muzaffer İzgü, “Karşıtlığın olduğu yerde mutlaka mizah da vardır. İnsan, kime ne için niye güldüğünün ayırdına varmalıdır.  Komiklik ayrı bir şey, mizah ise apayrı bir şeydir. Mizahı anlamak için zeki olmak gerekir. Kıvrak zekânın ürününü anlamak için kıvrak zekalı olmak gerekir. Mizah topsuz tüfeksiz bir silahtır. Vurdu mu yıkar! Her zaman diktatörler mizahın düşmanı olmuşlardır. Ama mizahçılar korkmaz. Korkmayan mizah, toplumlar için en önemli şeydir” dedi.

         Günümüzde hiç kimse yönetimlere karşı eleştiri yapmıyor. Bugün bir kaçış var, bir korku var. Mizah öyküleri ve romanlarına Aziz Nesin de, ben de, Rıfat Ilgaz da sanat gözüyle baktık. Gülmeceyi bir edebiyat tadında sergilemek de çok önemli. Olayların insanların duygularına seslenerek yapmaya çalışıyoruz."

 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..