Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '10

 
Kategori
Eğitim
 

Yorgun gençlik

Yorgun gençlik
 

SINAV STRESİ ALTINDA EZİLEN ÖĞRENCİ


Bir eğitimci olarak gençlerimiz ve ülkemin geleceği için gerçekleri yazayım dedim.

İlköğretim zorunlu ama sanki bir üst öğrenim için testmatik yarışmacılarına hizmet eder hale geldi. İlköğretimin zorunlu olmasının nedenlerinden biri kendisini ve doğayı tanıyabilen, yaşamı kolaylaştırabilen, çevreyi koruyan , geliştiren ve sağlıklı yaşayabilmeyi öğrenen bireyler yetiştirmektir.

Metropol ve büyük yerleşim yerlerinde ilköğretimin üçüncü sınıfından itibaren küçücük yavrucaklar okul dışı özel kurs, dershane, etüt merkezi gibi yerlere gönderilmektedirler.

Bu kurumların yüzde onu amaca uygun hizmet verse de büyük bir çoğunluğu öğrencilere ezberci, düşünemeyen, test çözücü makine gibi olmayı öğretebilmektedir. Dershaneye gidip biri ikiye bölemeyen çok sayıda öğrenci ile karşılaştım.

Dershaneye giden çok sayıda öğrenci ders kitabı ya da çalışma kitabındaki basit soruları cevaplamada zorlanmaktadır. ( hani dershanede aynı konuyu öğreniyorlardı )

Dershaneye giden öğrenci konuyu önceden öğrendiğini sanarak ders ortamındaki etkinliklere katılmıyor ya da önceden dershanede ne kadar bildiğini ispatalmak , öğretmenin gözüne girebilmek için ders boyu öğretmeni ile didişmektedir.

Öğretmen, okul dışında öğrenmiş öğrencilerden daha çok dershaneye gidemeyen öğrencilere de zaman ayırmaktadır , dershaneye giden zaten eksikliklerini tamamlıyor.

Okul ve okul dışı kurumlar arasında mekik dokuyan öğrenci, çocukluğunu ve sosyal hayatını yaşayamayan , sınava odaklı ezberci , şabloncu genç olarak liseye hazırlanmaktadır.

Hiçbir ülkede ilköğretime yönelik bu kadar dershane yok.

Hiçbir ülkenin gençleri bu kadar ağır yük altında ezilmemektedir.

Bir Türk çocuğu yirmi iki - yirmi dört yaşına kadar ; ilkokul üçten sonra lise bitinceye kadar dokuz yıl, fakülte bitince kpss için bir yıl , toplam on yıl dershaneye gitmektedir.

Bu genç 24 yaşında , 50 yaşındaki bir emekli kişinin zihinsel yorgunluğunu yaşamaktadır. Nerden mi biliyorum ?

Stajyer fen ve teknoloji öğretmen adaylarım oldu , kendileri kaytarmak için sık sık izin istiyorlardı. Verilen bir görevi of, öf çekerek almak istemiyorlardı. Memurluğa atandıklarında dinleneceklerini ifade ediyorlardı. "Bunca yıl dirsek çürüttük, bunca sınavı başarı ile geçtik, bir de öğretmenliğe atandık mı tamam, dinlenebiliriz". Diyorardı. ( çünkü bu yaşa kadar çoook çalıştılar . )

Bu gençler çocuklarımızın öğretmenleri olacaklar. Kendilerinin idealleri yok ki yavrularımıza gelecek hazırlasınlar.

Gençliğimizin daha iyi yetişmesi için milli eğitim bakanlığımız milli eğitim politikasını gözden geçirmeli.

 
Toplam blog
: 9
: 510
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

Öğretmenim,eğitim öğretimde ezber yaptırmayı değil düşündürmeyi ilke edindim.Yalan ve iki yüzlülü..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara