- Kategori
- Psikoloji
Yorgunluktu masadaki ağırlık
Yorgunluktu masadaki ağırlık...
Herkes birşeyler anlatıyordu kimi ilk dostluğunu kimi ilk aşkını, kimi ilk yenilgisini. Herkes bir parça yaşamıştı aynısından. Anlattıkça gülüyorduk hayatın bizden götürdüklerine; biraz kırgınlık biraz hüzün doluydu bakışlar, vazgeçmişlikler vardı terkedilmişlikler ve terkedenler, unutamayanlar vardı sevdasını hep kalbinde tutanlar. Dolu dolu yaşamıştık hayatı herşeyi ile; inişleri ve çıkışlarıyla hatta dibe vuruşlarıyla satır arasında kalmış hayatlar değildi bizimkisi herkes kendini bulmuştu biryerlerde. Herkes bir parça yorgun savaşçıydı. Savaşmıştık hayata ve zamana karşı tüm direnişlerle. Çizgiler oluşmuştu yüzlerde.
Herşeye rağmen devam edecekti hayat kaldığı yerden küçük bir molaydı sadece bizimkisi. Durdurmuştuk hayatı kısa bir süreliğine. Yollar vardı önümüzde henüz gitmeye hazır hissetmediğimiz. Yormuştu hayat bizi epeyce ama başlamak gerekti bıraktığımız yerden. Yeniden valizler hazırlanıp yola koyulacaktık yeni planlarla. Dibine vurmuştuk sohbetin eve dönüşün çıkartmıştık tadını gelmişti gitme vakti.
Tekrar aynı noktada buluşmak dileğiyle.
istanbul cafe anısına
sevgilerle
samsun