- Kategori
- Futbol
Young Boys:1 Bad Boys:0

Bu kadar büyük beklentileri, hedefleri olan bir takımın buna tezat bu kadar silik ve vurdumduymaz ve ne yaptığını bilmeyen kişiliksiz futbolunu anlamak çok zor... Fenerbahçe mi, yoksa sıcak ve nem mi bizi bu kadar bunalttı bilmiyorum ama 80 gün sonra döndüğümüz Saraçoğlunda yine hayal kırıklığı vardı sadece. İnsan en azından, o lanetli geceden sonra taş basıp bağrına o sıcakta stada koşan 50 bin taraftarından utanır ..
Fenerbahçe sahaya yine yeni “mavi” formasıyla çıktı. Tamam mavi forma güzel ama biliyorduk ki, böyle önem derecesi büyük maçlara Fenerbahçe “klasik çubuklu” formasıyla çıkardı. Bu küçük ama önemli ayrıntı yönetimin futbol dışı konulara daha konsantre olduğunu gösteriyordu bize... Zaten bu maç önemli değildi, biz bir sonraki turda seribaşı olmaya çalışıyorduk ve şampiyonlar ligi için yeşil forma bile yapıyorduk !!!
Öyle bir ilk 45 seyrettik ki, ne pas yapabilen ne ileride çoğalabilen nede önde basabilen bir futbol vardı sahada... 11 kişilik Fenerbahçe futbolu rakibine bırakmış karşısına da Volkan'ı koymuştu tek başına... Volkan taşıdığı formaya en yakışan isimdi yine dün akşam. Hem de yediği o gole rağmen...
Bağıra bağıra gelen golden önce yanımdakilere bu “15” numaraya dikkat etmemiz gerektiğini söylemiştim. Çünkü adam “bir forvet nasıl olur”u hepimize göstermeye çalışıyordu. Her topa koşuyor, dripling yapıyor mücadele ediyordu. İçimden geçiriyordum 15 milyon avro ödemelere gerçekten gerek varmı ? Bu adamı bile alsak yeterdi bizim forvetleri gördükten sonra... Gol gelmeden önce Gökhan'ın topu bırakıp ardından bakmasında ne düşündünüz ? Ben bu bitik adam için bile Trabzona 3 milyon avro verdiğimizi düşündüm...
Fenerbahçe'nin en büyük sorunlarından birisi hatlar arasındaki müthiş kopukluklar. 11 futbolcu var sahada ama sanki her biri kendi aralarında maç yapıyorlarmış gibiydiler. 100 milyon Euro'luk takımın defans bloğu bu kadar futboldan kopuk olabilir mi ? Futbol'u sadece geriye yaslanıp gelen topları ileriye vurmak sanan bir defansla hücum başlatmanın imkansız olduğunu birkez daha gördük. Orta alan ise Kadıköy'e ilk defa çıkan 2 yeni oyuncu ve Emre ve Christian'la oynuyordu ama Christian için söyleyecek sözüm kalmadı artık. Onun yerine tek bir şey söyleyeceğim; çıkarın Christian'ı koyun yerine Appiah veya Aurelio'yu farkı görün... Kaç senedir neden bu orta delik kapanmıyor. Neden Appiah gibi, Aurelio gibi, Ernst gibi bir adamı bulup alamıyor Fenerbahçe yönetimi ? Söylüyorum ileri çıkmamaya yemin etmiş birisi Christian. Aklından hücum diye Bir şey hiç geçmiyor. Selçuk'a laf söyleyenler birkez daha düşünsünler. Maalesef bu Selçuk bu Christiandan daha iyidir...
Emre yine Fenerbahçe'nin dinamosu olmaya çalıştı ama bu sıcak ve nemde, diğer oyuncuların rahat hareketlerini görünce Emre'nin tek başına bu çırpınışlarına gerçekten yazık oluyor. Diğer oyuncular nasılsa Emre var moduna bürünüyorlar sanki.
Dia ilk maçı olmasına rağmen etkili olmaya çalıştı ama özellikle ikinci yarı çok yorulduğu belli oldu.Özellikle kanatlardan bu sene çok ineceğine ve yıllar sonra Gökhan'ın önüne çok iyi bir partner bulunduğunun da sinyalleri geldi çok şükür.
Aykut Kocaman'ın da ilk 11 tercihinin hatalı olduğunu ikinci yarı Gökhan Gönül'ün performansını gördükten sonra anladık... Sevgili kral, elinde Gökhan varsa ve oynatma ihtimalin varsa bırak oynasın. Değil onun alternatifi, yedeği bile olabilecek oyuncu henüz yok Fenerbahçe'de... İkinci yarı tek başına kattığı enerji ortada... Keza Kocaman ikinci 45'e radikal değişiklik yapıp, Alex'siz başladı ve koca 45 birtane topa girmeyen Alex'i dışarı aldı. Maç sonu da Kocaman'ın Alex'i ateşe attığını da gördük ve bu sene Alex'siz Fenerbahçe'yi daha sıklıkla göreceğimiz haberini de almış olduk. Fakat ikinci yarının sonlarında oyunun çok sıkıştığı dakikalarda Fenerbahçe'nin sahada bir lideri olmadığını da Emre'nin de iyice düştüğünü hep beraber gördük. Semih için ise diyecek Bir şey yok. Herşey söylendi artık. 10 dakikada biri kafayla 2 pozisyon buldu...
Bu takımın bir değişim sürecine girdiğini bir kabuk değiştirmeye çalıştığını görüyoruz. Ama dün Kocaman'ın da dediği gibi ne olursa olsun taviz vermeden bu değişiklik biran önce yapılmalı. Fenerbahçe ismini taşıyamayacak kıymetini bilemeyecek mücadeleden yoksun ve gönülsüz ve yeteneksiz isimlerle derhal yollar ayrılmalıdır. Kaçan balık hep büyük oluyor ve bu ders olsun artık diyoruz ama bir türlü o ders alınamıyor...
Young Boys 2 maçta da iyi oynadı ve turu sonuna kadar hak etti. İlk maçta bir mucize olmuştu ama mucize 2 defa üst üste olmaz. Olursa da mucize olmaz...
Kurada Young Boys çıkınca ellerini ovuşturanlar, Şampiyonlar Ligi için yeşil forma yapanlar, dereyi görmeden paçayı sıvayanlar şimdi düşünsünler...
Fenerbahçeyi zor günler bekliyor ve Fenerbahçe hep vakit kaybediyor, para kaybediyor, prestij kaybediyor...
Ahmet ÇELİKSÜNGÜ https://twitter.com/ahmetceliksungu
04.08.2010