​ Youtube İstiklal marşı / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '08

 
Kategori
Güncel
 

Youtube İstiklal marşı

Siz olsanız ne yaparsınız?

Bir TV programında yarışmaya katılıyorsunuz. İddianız 188 ülkenin ulusal marşlarını ezbere biliyor olmanız. Katıldığınız bu yarışmada sizden jüri tarafından seçilecek birkaç ülkenin marşlarını orkestra eşliğinde okumanız isteniyor. Önünüze aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 5 ülkenin listesi konuluyor ve başlıyorsunuz okumaya. İlk 4 ülkenin milli marşlarını başarı ile okuyorsunuz. Jüri bunu yeterli görüyor ve size seçilmiş 5. milli marşı yani Türkiye Milli Marşının okunmasına gerek olmadığını söylüyor. Yarışmayı kazandığınız duyuruluyor. Böyle bir durumda ne yapardınız? “Ne yapılabilir ki” gibi sesler duymamak mümkün değil. Cevabınız “Beni alkışlayanlara bende gülerek karşılık veririm, ödülümü alırım, yerime otururum” olur herhalde. Bundan farklı bir şey yapabilecek birinin çıkabileceğini pek zannetmem. Biri dışında, üstelik Türk değil, üstelik Türkiye’de de değil ve TV bir Türk Televizyonu da değil…

***

Çoğumuz hatırlarız. Terörle mücadele eden askerleri ve PKK terörünün vahşet görüntülerini evlerimize taşıyan ve Doğu-Güney Doğu illeri ile aramızda bir köprü olan TRT’de “Perde Arkası” programı vardı. “Perde Arkası” 1998 yılında yaptığı bir yayınında Almanya’da yayın yapan ZDF Kanalında bir yarışmayı Türk seyircileri ile paylaşıyor. Yarışmada İsviçre’li Michael Saues adlı bir vatandaş ülkelerin ulusal marşları ile yarışmak istediğini söylüyor. Yani 188 ülkenin marşlarını ezbere bildiğini ve notaları ile söyleyebileceğini iddia ediyor. Jüri 5 ülke seçiyor. Çin, Mısır, Tayland, Bosna Hersek ve Türkiye… Yarışmacı başlıyor… Önce Çin sonra Mısır, Tayland ve Bosna’nın milli marşlarını orkestra eşliğinde başarı ile okuyor. Yarışmacının dört ülkenin marşını okuması yeterli bulunuyor ve yarışma sonuçlanıyor.

***

İşte bizim ne yapacağımız sorusu buradan sonra devreye giriyor. Bizi kenara koyalım ve yarışmacı ile devam edelim. İsviçreli yarışmacı “Mademki Türkiye’yi de seçtiniz, Türkiye’nin milli marşını da okumak istiyorum” diye ricada bulunuyor. Sunucu ve Jüri Türk Milli marşının (İstiklal Marşı’nın) okunmasına izin veriyor. Yarışmacı Michael yine bir ricada bulunuyor: Türk Milli Marşı ayakta dinlenir. Lütfen salondaki herkes ayağa kalksın”... Ve İsviçreli Michael, o görkemli, ihtişamlı notaları ve sözleri ile orkestra eşliğinde İstiklal Marşımızı da okuyor. Hem de salondaki herkesi ayağa kaldırarak, hem de yabancı bir TV kanalında… Üstelik kendisi de bir Türk değil.

***

Şimdi tekrar sormakta fayda var. Bırakın yabancı bir Televizyonu. Bir Türk kanalına çıkıyorsunuz ve 4 milli marşı başarı ile okuyorsunuz. 5. yi yani İstiklal Marşını okumadan okuduklarınız yeterli bulunuyor ve kazandığınız duyuruluyor. O sırada, öyle bir durumda ne yaparsınız? Gülerek yerinize geçersiniz. Çünkü sizin için yarışma söz konusudur. Ve yarışma sonuçlanmıştır. Diyelim ki, İstiklal Marşı’nı da okumak istediniz yada sizden onu da dinlemek istediler. Diyebilir misiniz ki, “Türk Milli Marşı ayakta dinlenir. Lütfen salondaki herkes ayağa kalksın”… Üzülerek söylemek gerekir ki, ne siz nede biz böyle bir şeye ne gerek duyarız nede isteriz… Aklımıza gelmiş olsa bile “Saçmalamama” adına ya da “Komik bir duruma düşmeme” adına böyle bir şeye cesaret edemeyiz. Yani bir İsviçrelinin bizim değerimiz bizim marşımız adına yaptığı bir şeyi biz Türk olarak yapmayız, yapamayız… “Ben yapardım” diyen varsa yalan söyler…

***

Not: “Youtube”a “İstiklal Marşı” yazın. Önce gurur duyun. Sonra o gururla bir İsviçrelinin yaptığı şeyi görerek “Ben yapar mıydım” diye de kendinizi sorgulayın.

http://www.youtube.com/watch?v=4ysOUsV6D9E

 
Toplam blog
: 6
: 1567
Kayıt tarihi
: 21.04.08
 
 

Gazeteciyim. Gazetecilik vazgeçilmezim. Hergün yenibir şeyler. Tabi her kesimden her yerden farklı i..