- Kategori
- Dünya
Yunan halkından demokrasi dersi...

Komşumuz Yunanistan halkı, tüm toplumlara demokrasi ve hak arama dersi veriyor. Gerçi araya karışan uç mihraklar(!) kan dökseler de, halkın çoğunluğu tarafından desteklenen gösteriler, normal bir ülkedeki ‘İleri Demokrasi’yi açıkça gösteriyor.
Yunanistan’da ne oldu?
Yunan ekonomisi batınca, başta Fransa ve Almanya olmak üzere AB ülkeleri derhal faaliyete geçip, Yunanistan’a borç veren Fransa ve Almanya’nın paralarını kurtarabilmek için Yunanistan’a yardım etme kararı aldılar. Tabi bu kararın arkasında bazı ekonomik önlemler de vardı. Yunan Hükümetin, Avrupa Birliği ülkeleri ve Uluslararası Para Fonu IMF'den alacağı 110 milyar Euro’luk kredi karşılığında uygulamayı taahhüt ettiği önlemlerle ilgili tasarı Meclis'e sunuldu. İşte bundan sonra halk ayaklanması başlayıp, demokratik ortamda hak arama savaşı vermeye başladılar.
Neydi Yunan hükümetinin alacağı ekonomik tedbirler?
Kemer sıkma önlemleri çerçevesinde memur ikramiyelerinin kaldırılması, maaşların 3 yıl için dondurulması ve emekli maaşlarında kesintiye gidilmesi kararlaştırıldı. Bu sert önlemler ile üç yıl içinde 30 milyar Euro tasarruf sağlanması hedefleniyordu.
Oylamanın bu hafta içinde Yunan Meclisinde yapılması bekleniyor.
Halk niye ayaklanıp, bu önlemlere isyan ediyor?
Birkaç ay içinde üçüncü kez genel greve giden sendikalar hükümetin bu önlemlerle sadece düşük gelirlileri cezalandırdığını, fakirin daha fakir, zenginin daha zengin olacağını savunuyorlar. Ayrıca ''Hükümetin bütçe açığına kimlerin neden olduğunu bildiğini, ancak onları yakalayacağına zaten ayı zorlukla çıkartan halkın sırtından sorunu gidermeye çalıştığını'' iddia ediyorlar.
Ayaklanma önderleri, amaçlarını şöyle sıralamaya da devam ediyorlar. Geri adım atmayacaklarını, zenginler zenginleşmeye devam ederken orta ve zayıf tabakanın yok olup gideceğini, ülkeye giren IMF en az 10 yıl çıkmayacağını, ileriki aylarda binlerce kişinin eve ekmek götüremez hale geleceğini iddia ediyorlar.
Yunanistan’da meydana gelen halk ayaklanmasını ve hak arama savaşını izlerken, bir anda Tekel İşçilerinin Ankara’daki eylemleri gözümün önüne geldi. ‘Biber gazlı’ taarruzla, güvenlik güçlerimiz ‘düşmanı denize döken’ muzaffer asker edasıyla, işçileri Ankara’nın orta yerindeki parktaki havuza dökmüştü! İşçilere destek verenlerin kimliklerine, kariyerlerine bakmadan bu bastırma politikasından herkes nasibini almıştı.
Oysa Türk halkı son 20 yılda 4 kriz atlatmış, her krizde zenginler daha zengin, fakirler daha fakirleşmişti. Turgut Özal’ın ortaya attığı Orta direk çoktan çürümüş(!) ve çökmüştü! Bizde hak arayanlar, hep copla ve biber gazı ile karşılanırken, Habur’dan giriş yapan teröristler, kahramanlar gibi karşılanıp, 7 dakikada yargılanarak temize çıkartılıyorlar. Ayrıca yargılandıkları ‘Çadır Mahkemesindeki’ Atatürk Portresi ve Türk Bayağı’da kaldırılarak, ne kadar demokratik(!) bir ülke olduğumuz dünya âleme gösteriyoruz!
Ülkemizden demokrasi ve normalleşme manzaralarına devam edecek olursak, bu zamana kadar terörle mücadele edenlerin hepsi, terör örgütü üyesi olmadan içeri tıkılırken, ülkeyi sevmek ve Cumhuriyetin temel ilkelerini savunmak terör örgütü üyeliği kapsamına sokuldu.
Hatırlayanlarımız bilir, tarihimizin en kalabalık mitinglerinden olan ‘Cumhuriyet Mitingleri’ halkın demokratik hakkını aradığı bir arena olmaktan çıkartılıp, Cumhuriyet Mitinglerine katılanlar ‘iktidar karşıtı muhalifler’ olarak ilan edilip, elebaşları bir bir içeri tıkıldı. Örnek mi? Tuncay Özkan…
Oysa Cumhuriyet Mitinglerinin hiç birisinde en küçük karmaşa, taşkınlık yaşanmamış, halkın demokratik hakkını nasıl kullandığının en güzel örnekleri verilmişti. Ancak bu kadar sakin kullanılan bir demokratik hak, birilerini rahatsız edip, seçilen özel yetkililere verilen talimatla, mitinglerin soruşturulması istenilmiş, soruşturma sonucunda da, mitinglerin elebaşları ve mitinglere önayak olan sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri bir bir toplanış, Silivri yerleşkesindeki ikametgâhlarına sevk edilmişlerdi! Hala oradalar ve yargılanmayı bekliyorlar!
İşte Yunanistan’daki mitingler bunun için çok önemli. Orada suç işleyenler yakalanıp içeri tıkılırken, gösterilere polis müdahale etmiyor! Demokratik hak arayanlar suçlu ilan edilmiyor. Herkes ekmeğinin peşinde koşarken, bu koşuşturmacanın bir hak arama olduğunu herkes kabul ediyor. Yani bizdeki gibi kimse havuza dökülmüyor!