- Kategori
- Mizah
Yunanistan'da "Eşek Haklarının" Kabul Edilmesi, Bizim Eşekleri de Sevindirdi.

Bundan böyle eşeklerin istikbali açık. Ufukları da derinleşti. Böylelikle eşeklerin ağır hizmet görmeleri engellenecek, durumları, bedenlerine takılan cips ile kontrol edilecek. Yunanistan'da eşeklerin durumu iyileştirildi. Evvelsi gün, " Eşek Hakları" nı kabul ettiler ve yönetmelik yayınladılar. Darısı bizim eşeklerin başına.
Santorini ve diğer adalardaki turistik eşeklerin sıkıntısı büyüktü. İcabında 300 kiloluk adam gelip biniyordu sırtlarına. Zavallı eşeklerin bel ağrıları hiç dinmezdi.
Şimdi eşekler mikroçiple izlenecek. Dinlenmeleri sağlanacak. Su kapları kontrol edilecek..
Güneşin altında Adalardaki eşekler, o dar basamaklı yolları günde bilmem kaç defa inip çıkıyorlardı. Turistler, eşyalarını odalarına taşıttırıyorlardı. Bir de üzerlerine biniyorlardı. Eşek n’apsın. Turiste saygısızlık olmasın diye ağzını bile açmıyordu zavallıcık.
İster istemez gözüm, bizdeki eşeklere kaydı. Onları toplu halde bulacağım yere gidip röportaj yaptım. Olanlardan, onlar da haberli.
Dertlerini dinledim : Söz alan alnında kocaman bir lekesi bulunan eşek: “Yunanistan’daki duruma çok sevindik. Darısı bizim başımıza" dedi. Hımmm…İyi haber nasıl da tez ulaşmış, di mi?
“Ah, ah gazatacı Bey, Yunanlı eşek gadar bilem olamadık.” Diye hayıflandı tüyleri dükük olanı. Ona, Bakanlık sizler için kimlik kartı çıkarttı ya “ diye cevap verdim. Nerde senin hüviyetin. Vesikalık fotoğraflı üstü mühürlü, kimliğin nerde dedim. Cevap veremedi.
Kulağı kesiklerden biri atıldı Çöpçü eşeklerdenmiş: “ Bir de eşek hoşaftan ne anlar diye neden bizi alet ederler” diye soruverdi.. Patronları Avrupalı madenciymiş. “onları, klasik müzikle sakinleştirip, yorgunluklarını gideriyormuş. Ve de ekledi “ Vivaldi’nin dört mevsimini, Çaykovski’nin fındık kıran suitini, Macar rapsodisinin yanında, hoşafın lafı mı olur Allah aşkına.” Diye yakındı ve ekledi: ”Bize çok ayıp ediyorlar”
Dudağında beni olan bir boz eşek atıldı: “ Biz hayatta, Nasrettin Hoca ile Efsane şarkıcı Barış Manço” yu ezeli ve ebedi koruyucumuz biliriz. Ve ekledi: “ Eşek eşeği beğenir ama insan insanı beğenmez. Dillerinde eşek lafı düşmez. Dedi.
Kısa kuyruklu boz olanı araya girdi: “ Aziz Nesini unutmak mümkün mü? Ne demiş_ “ İnsanı, insanlardan kaçıran, hayvan sevgisidir” der. Bunu hiç unutmuyoruz. Diye de ekledi.
İçlerinden boz olanı atıldı: “ İnsanlar neden bizlerle uğraşıyor. Her an dillerindeyiz. Yok efendim, eşek eşeği ödünç kaşırmış, yok efendim “Baş ol da, eşek başı ol”muş, sırtımıza altın semer vurulsa, biz yine aynı eşekmişiz. “Eşeği şey eden,” osuruğuna katlanırmış.
Dert çukuruna düştük sanki. Eşeklerin Yunanlısı rahata erecek sizlerden ne haber? Demeğe gelmiştik. Her kafadan ses geldi bre
Kalın sesli, boz burunlu olanı kalın sesiyle ağır bir tonla tane tane konuştu. “ Deve büyüktür ama, beşini bir eşek çeker” Bu söze hep birlikte eşekler iştirak ettiler.
İçlerindeki dert bitmemişti. Bir cılız sesli öne çıkarak “Pabucu büyüklerden biri demiş ki: “ Eğitim cahilliği giderir, eşeklik baki kalır “ demiş. Laf çaktırmasına çaktırmış amma, lafı gelmişken size sorayım bari “ İnsanlarınızın tıynetinde eşeklik varsa, eğitim almasa da olur” diyerek cümleyi bağladı.
Topluca bulundukları eşek ahırının en diplerinde kaşları kazan kulpu gibi kara olanı dertlendi. Belli ki bu yıl terfi etmiş genç kızlığa. “ Efendim, dedi, insanlar birbirlerine iltifat ederken “ “Ş” harfini, yan yana getirip de neden “Eşşek” diyorlar. Hadi biz eşeğiz. Eşekliğimizi biliriz. Bu“Ş” harfini kullanıp da bizi neden rencide ederler. Eşekliğin çifte kavrulmuş olduğunu da siz insanlardan öğrendik böylece “ diyerek sitem ett.
Deminki konuşanın arkadaşı olsa gerek, tüyleri uzun uzun yelelerini örten . de şöyle seslendi. “ Bu insanları anlamıyorum. Bir de arkamıza dolanmasalar iyi edecekler.” Ve, gözlerini dört açarak da ekledi “ Bir de kulaklarımızın arasına ayna yerleştirmezler mi! Öyle ya, arkadan gelen var mı diye kontrol etmeleri ise çok çirkin.” Ve ekledi: “Bizleri taciz edenlere de, ağır cezalandırılsın” Diye de ekledi.
N’apalım. Elçiye zeval olmaz. Ne derlerse onları yazdım.
Aklım hala Santorino daki eşeklerde. Yakında o eşekler grev hakkını da elde eserlerse şaşmayalım. Turistlerin eşyalarını insanlar taşır o zaman.


BİZ DE, YUNANİSTAN GİBİ EŞEK HAKLARINI KABUL EDERSEK, ARTIK BÖYLE EŞEKLİKLERE RASTLAMAYACAĞIZ

HA KEZA
..
ÖRT Kİ, ÖLEM BRE ! EL İNSAF.

EH BÖYLE AKILLILAR DA VAR.

KABUL EDİLEN YASA, YUNANİSTANIN SANTORİNİ EŞEKLERİNE YARADI.

SANTORİNİLİ BİR GÜZEEL

O ADANIN EŞEKLERİ, BEDENLERİNDE CİPS OLMASA BİLE YOLLARI SENDEN BENDEN İYİ BİLİYOR. TURİSTLER O DAR VE ÇETREFİLLİ YOLLARDA YOLUNU ŞAŞIRANDA, YOLUN DOĞRUSUNU EŞEKLERDEN ÖĞRENİYORLAR.


İŞTE SANTORİNİ ADASINDAN BİR KÖŞE

BİR NEVİ EŞEK CENNETİ

EŞEK İYİ DAYANSIN, ÇEVİK OLSUN İYİ YOKUŞ ÇIKSIN DİYE, EŞEKLERİ KATIRLARLA ÇİFTLEŞTİRİYORLARMIŞ. NE AKIL AMA?

SANTORİNİLİ KIZA OBJEKTİFE Mİ BAKMASI İÇİN ONCA DİL DÖKTÜK., AKLA, YANIMIZDAKİ EŞEKTE KALDI.. SÜRME GÖZLÜ, KAZAN KULPU GİBİ KARA KAŞLI, DİLBER DUDAKLIYDI. NASIL KALMASIN Kİ.
