Yüreği öfkesiz başkaldırdı. / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '14

 
Kategori
Öykü
 

Yüreği öfkesiz başkaldırdı.

Yüreği öfkesiz başkaldırdı.
 

. Dudaklarını kızın kulaklarına getirerek. --Bu akşam beraber olacağız, buna kendini hazırlasan iyi olur. Dedi


Yüreği öfkesiz başkaldırdı. Ağlamaya bile takatı yoktu. Çünkü her şey yerli yerini buluyordu kafasının içinde. Sevgilisiyle konuşuyordu.Uzun bir sessizlikten sonra  pek tatmin olmamış bir sesle  

--Ne yapayım,babam çağırıyor gitmem gerek diye sordu telefonda tekrar. İzin ister gibi davranmadan söyledi, alacağı cevabı bilerek ve içinden Tanrım beni yanıltsın bir kere diye dua ederek. 

--Eve git, dedi. Hakimiyetin kendinde olduğunu bilerek. Ve kadının ona yalan söylemeyeceğini bilerek..

--Hastayım, de. Seni rahat bıraksınlar. Uyu. Dinlen dedi. Ben seni düşünüyorum.  Dedi. Acelesi varmış gibi hızlı hızlı konuşarak. Sonra telefonu kapattı. Gayet özensizce.

Aslında kadın onun şöyle demesini istiyordu. ‘ Hayır senin oraya gitmeni istemiyorum.Seni seviyorum. Oraya gitme. Benim dediğimi yap. Ben senin dünyanın temeli olmalıyım. Ama gitmen gerek. Keyfine çıkar ‘  ya da ‘ Sen nasıl istersen’ demesini. Ama canını çok sıkan bir şekilde söylemişti. Oraya gitmesi gerekiyormuş gibi hissetti. Gitmesi gerekmiyordu ama gitmeliydi. Babası şimdi bir ton laf ederdi. Gözyaşları göz pınarlarında dondu.  Bir sürü bahane buldu kendine gitme konusunda. Tam lokantanın sokağına döndüğünde vitrini gördü. Ve aynaya bakma ihtiyacı hissetti. Gözlerindeki yaşları sildi. Saçlarını elleri ile dağıtarak arkaya doğru attı. Şöyle alıcı bir gözle kendine baktı. Sonra bir çift göz daha gördü kendine bakan.Gözgöze geldiler. Sonra tekrar baktı kafasında az önce sevgilisi ile yaptığı konuşma ile dolu olarak  ve çok da ne düşündüğünü bilmeden bir süre o gözde kaybolmayı tercih etti.Sonra gözünü kaçırdı ve tekrar baktı.

Yemyeşil bir çift göz biraz alaycı, biraz beğeni dolu bir şekilde ona bakıyordu. Takım elbise içine boğazlı bir siyah kazak.   Bayağılık ve hoşlanma arası bir bakış ile baktı tekrar . Bana mı bakıyor sorusuna doğru cevap vermek adına vitrinden tekrar gözlerine baktı adamın .Bayağı bayağı ona bakıyordu adam. Hırsla döndü ama yüzleri  o kadar yakındı ki birbirlerine  niye bakıyorsunuz sorusu  bu kadar yakın ve çekimsel olunca ‘ müsadenizle’ oldu. Adam ‘müsaade sizin’ dedi. Ama çekilmek içinde bir şey yapmadı. Yolun ortasında öyle yakındılar ki birbirlerine, uzaktan bakan birileri onları sevgili zannederdi. Adam cebinden mendili çıkardı. Gözlerinin altını sildi. Parmakları tenine değiyordu. Kadın adamın cüretine kızarak hızlıca silkinerek gitmeye yeltendi. Adam kolunun altından tuttu.  Dudaklarını  kızın kulaklarına getirerek.

--Bu akşam beraber olacağız, buna kendini hazırlasan iyi olur. Dedi ve arkasını dönerek gitti. Kadın ne yapacağını bilemez bir vaziyette. Biraz sevgilisi ile arasında geçenler. Onun yokluğu uzaklık, sonra az önce yaşananlar kafası karmakarışık lokantanın yolunu tuttu.Adamın yeşil ve kararlı gözleri aklında olarak. İçinde bilemediği veya bildiği ama unuttuğu bir duygu ile babasını ararken, aynı gözle tekrar karşılaştı. Kafasını tekrar çevirdi. Kaçış yoktu. Orada babasının yanındaydı. Tam gözünün içine bakıyordu, seni alacağım der gibiydi. Korkuyla karışık bir merakla babasının yanına yürüdü. Babası ‘bu bizim patron’ dedi.’Bu da arkadaşımın oğlu’ dedi. Tokalaştılar. Yine aynı gerginlik. Gözlerine bakma isteği ve bakmama isteği aynı anda geldiler üstüne . Bağırmak ve gitmek, kalmak ve önüne bakmak. Yüreğimin öfkesiz başkaldırışı diye düşündü bugün ikinci defa.

Yemek, gözgöze gelmemeye ,ortak konularda konuşmamaya, yaptığı espriye gülmemeye çabalayarak geçti. Hep gergin. Şimdi arabada onun yanında otururken, kaderin ona şeytan ile birlikte hizmet ettiğini düşünüyordu. Babasının yemekten erken çıkması, kendi arabasının bozulması, babasının arkadaşının oğluna kendisini eve bırakmasını söylemesi hepsi üst üste gelince, kendini onun yanında otururken buldu. Önce  ev adresini söylemek istemedi. Ama sonra isyan etti içinden, kendini koruma içgüdüsünden . Evin önüne geldiğinde adam onu bırakıp çekip gitmek yerine arabanın kilitlerini açmadan arabayı park etti. Sonra gayet rahat bir tavırla ‘ yalnız mı yaşıyorsun’ diye sordu. ‘ 34 yaşındayım’ diye cevap verdi. Bütün konuştukları bu oldu. Arabadan hızlıca indi, kızgınlığı biraz kendisine gibiydi ondan çok. Apartman önüne gelince, kapıyı açamayınca adam elinden hızla aldı anahtarı ve ağzının içinden tıslayarak ‘çocuk gibisin’ dedi. Asansörde bel kemiğine yayılan dayanılmaz baskıyı hissetmeye başladığında, bu işi bir an önce bitirme isteği doldu içine ve erkeğe döndü gözlerini görünce vazgeçti bundan. Dairenin kapısını açtı ve içinden bunu yapabildiğine dua ederek doğru bir şey yapmanın memnuniyeti ile birlikte,dönerek adamı göndermek istedi . Ama o sıcak ve ılık nefesi önce boynunda sonra dudaklarında buldu. Adam kapıyı kapatmış, onu öpüyordu. Önce kibarlıktan çabaladı, ama adam onun içindeki öfkeyi ve gerginliği görüyor ve onun çıkması için uğraşıyordu. Kulağına daha şehvetli bir şekilde benim olacaksın dedi.

Artık oda istiyordu. Şu an aklında ne uzakta onu kontrol etmeye çalışan sevgilisi, ne işi, ne babası, ne babasının arkadaşı ne de yıllarca kontrol ettiği kadınlığı vardı. Karşısındaki adam onu dişi olarak istiyor, insan olarak da eşit davranıyordu.Banyo ve yatak ikilemesinden sonra, yatakta yanında çıplak yatarken…

-Vitrinde kıyafet bakıyordum, sen  girdin baktığım kıyafet ile arama. Öyle masum ve öyle yalnızdın ki ve öyle güçlü gözükmeye çalışıyordun ki. Seni öylece bırakıp gidemezdim. Seni istedim. Zorlamak istemiyorum.İçindeki isyanı da gördüm. Seni beklerim veya sen hazır olunca olur. Ama seni cebimde taşımak isterim ben. Dedi.

Hıçkırarak ağlamaya başladı, gözyaşlarının içinde tekrar beraber oldular. Herşeyi anlattı. Yüreğindeki sessiz çığlığı, uzakta kendi olmayı başaramamış ama kendisini esir alan sevgilisini …..

AYRIK OTUM. YASEMİN YENİL.

Yüreğimin öfkesiz başkaldırışı  ŞEKER PORTAKALI   çevirisinden

 
Toplam blog
: 96
: 369
Kayıt tarihi
: 05.09.07
 
 

Size hikayeler anlatmamı beklemeyin, halen büyümek istemeyen birisiyim. Daha çocuk, daha yaramaz ..