- Kategori
- Yurtdışı Eğitim
Yurtdışı Yaz Okulları / Fransa

Çocuğunun geleceğini şekillendirmek, ona vizyon katmak için arayış içerisinde olmak bilinçli olan her ebeveynin kendine görev edindiği hassas bir konudur. Günümüzde 0-3 yaş kreşler de bile yabancı dil eğitimine başlanmaktadır. Popüler yaşamda yeni nesilin kendine kaliteli bir yer edinmesi için tek bir yabancı dil bile yetersiz kalıyor ve ikinci bir dil öğretme çabası bir ihtiyaç haline geliyor.
Peki durum böyleyken aileler küçük yaştaki çocuklarını yabancı dili sevdirmek için neler yapıyor dersiniz? Ben kendimden yola çıkarak size bir kaç öneride bulunacağım. Ben yabancı dil eğitiminin asıl olarak yurtdışında, kendi memleketinde öğrenebileceğine inanlardanım. Aslına bakarsanız yurtdışı eğitimi lüks bir harcama gibi görünse de çocuğunuzun geleceğine yapmış olduğunuz bir yatırımdır. Bugün yapmış olduğunuz harcamalar katbekat gelecekte size geri dönecektir. Ve buna paha biçilemeyeceğini savunuyorum.
13 yaşındaki oğlum için ona eğlenirken yabancı dil öğrenebileceği yurtdışı yaz okulları arıyordum. İngilizce ve Fransızca bildiğim için araştırmalarımı yabancı menşeli sitelerden de inceleme fırsatını bulabiliyordum. Karşınıza o kadar çok seçenek çıkıyor ki kaliteli olduğunu düşündükleriniz arasından eleme yapmak zorunda kalıyorsunuz.
Ben oğlumun Fransızca diline yönelmesini istediğim için Fransızca’nın konuşulduğu Fransa ve İsviçre’deki yaz okullarını araştırdım. Benim İsviçre’deki Le Rosey gibi benim bütçemi aşan, son derece kaliteli ve konfordan ödün vermeyen okullar olduğu gibi benim bütçeme uygun, oğlumun edineceği uluslararası arkadaşlarıyla beraber keyifli vakit geçirme imkanının olduğu, Fransa’nın güneyinde Monte Carlo’da harika bir junior kampüsüne sahip Centre Méditerranean d’Etudes Français gibi çok sayıda kaliteli yaz kampları da bulunmaktadır. Benim özellikle yöneldiğim husus ise çocuğumun düzenlenecek gezilerde, yapılacak eğlenceli ve sportif aktivitelerde, ve alacağı Fransızca derslerde son derece keyifli olması ve tüm programının verimli geçeceğine emin olmamdı. Bu garantiyi hemen her okul zaten kendi promosyonu için vermekte olduğunu herkes bilir. Bundan nasıl emin olacağım konusunda ise belki profesyonel bir destek almam gerekeceğini düşündüğüm anda yurtdışı eğitim firmaları konusunda araştırma yapmaya başladım. Konu Fransızca ve yaş grubu da 18 yaş altı olunca bu alanda uzman olan acentelerin yelpazesi de daralıyor. Ben avrupa yakasında çalıştığım için iş çıkışı uğrayabileceğim bir yer olmasına dikkat etmiştim. Biraz sabırsız bir yapıya sahip olduğum için aklıma koyduğumu bir an önce yapıp kontrol listemdeki diğer konuları ele almam gerekiyordu. Birkaç detaylı arama sonucu Beşiktaş’ta Fransa konusunda uzman, Fransa’daki okulların neredeyse tamamının resmi acentesi olması sebebiyle benim ilgimi çeken ve bana bu konuda güven veren Teori Eğitim yurt dışı eğitim firması ile görüşmeye gittim. Ellerindeki yaz kampı portföyleri o kadar genişti ki açıkçası seçim yapmak konusunda daha da kararsız kalmaya başlamıştım. Çünkü her okulun sunmuş olduğu imkanlar aşağı yukarı aynıymış gibi görünsede okulun lokasyonu, aktivite ve gezi programı, haftalık ders saati gibi bir çok konu karar vermemi etkiliyordu. Ama seçim yapmam konusunda bana çok yardımcı oldukları için ayrıca teşekkür ediyorum.
Okullar ile ilgili notlar aldığım için belki bu konulara ilgi duyan ailelerin fikir edinmesine yardımcı olabilirim düşüncesi içerisindeyim. Sezonun bitmesiyle önümüzdeki sezonda arayış içerisinde olan ailelere belki yardımcı olabilirim diye düşnüyorum. Yaz kampları için seçim yapmanın en zor yanı sanırım şehir seçimi yapmaktı. Çünkü okulları bulundukları lokasyonlara göre doğa/deniz konstepti, şehir konsepti vs diye ayırmışlardı. Ben biraz dil tatili havasında geçsin istediğim için sahil kenarındaki okullar daha çok ilgimi çekiyordu. Paris’teki Accord St. Nicolas yaz kampını düşünmedim değil. Ama Fransızca’nın tozunu bir defa yuttu mu elbet Paris’e gideceğini düşündüm bu yüzden vazgeçtim. Aslında okulun programı oldukça güzeldi. Kendine ait bir kampüs içerisinde 24 saat güvenlikli bir ortamda çocuklar vakit geçiriyor. Kampüs dışarısına öğretmenleriyle çıkabiliyorlar. Diğer bütün yaz kamplarındaki gibi öğrenciler 3 öğün yemeklerini okulda yiyorlar, vs... Bir de bana sundukları Ecole des Roches yaz kampı vardı. Tam Paris merkezde değildi. Yanlış hatırlamıyorsam Paris’e 2 saat mesafede bulunuyordu. İçerisinde havuzu, tenis kortu, basketbol, futbol ve voleybol sahaları olan nanılmaz büyük bir kampüste eğitim veriyorlar. Zaten eğitim döneminde de prestijli bir lise olarak hizmetine devam ediyormuş. Çocuğumu tanıdığıdım için burada sıkılabileceğini düşündüm. Son derece kaliteli bir hizmet sunuyor olsalar da izole bir yaz kampında deniz olmadan sıkılabilirdi. Paris defterimizi böylelikle kapatmış bulunduk J Sırada güney sahilleri vardı. Nice şehri akla gelen ilk tatil mekanı. Son derece keyifli vakit geçirebileceğine emindim. Ama bu konuda benim de çekincelerim vardı. Belki yaşı birkaç yaş daha büyük olsaydı Nice ona daha keyifli gelebilirdi diye düşünüyordum. Azurlingua sanırım buranın en popüler yaz kampıymış. Ben Nisan ayının ilk haftası gitmeme rağmen kontenjanları neredeyse doluydu. Yine kampüs konseptinde hizmet veriyor fakat biraz daha farklı. Bazı binalarında hem ders ve aktiviteler hem konaklama gerçekleşiyor. Bazı binalarındaysa ders ve aktiviteler için başka bir binaya gidilmek zorunda kalınıyor. Binalar arası mesafeler birbirine çok yakındı. Ama yine de sanırım içgüdüsel olarak bu yaştaki bir çocuğun özgüvenini sağlamlaştırabilmesi adına özgür olmasını istesem bile korumacı yanımı bir kenara bırakamıyordum. Bu yaz kampını da sanırım 2-3 sene sonra düşüneceğim J Evet en beğendiğim ve oğlumu göndermekten son derece memnun olduğum ve doğru bir seçim yapmamın vermiş olduğu mutlulukla sizlere CMEF yaz kampından bahsedeceğim. Odalarının biraz kalabalık olduğunu düşünsem de inanın çocukların bunu hiç umursamadığını anladım. Onlar için keyifli vakit geçirmek hatta uyuya kalana kadar arkadaşlarıyla sohbet etmek onlar için daha önemliymiş. Ben de yeni bir şey öğrenmiş oldum. Benim oğlum 4 kişilik odada kalıyordu ama 2 ve 6 kişilik odalar da mevcutmuş. Keşke 6 kişilikte kalsaydı. Paylaşacağı daha çok şey, ve biriktireceği daha çok anı olabilirdi. Okulun gezilerinden son derece memnundu. Zaten Nice’e de gezi düzenlemişler J Tam deniz manzaralı bir kampüs olduğu için deniz aktiviteleri oldukça fazlaydı. Eğlenceli aktivitelerinin bitmesini istemediğini sık sık dile getiriyordu. Dersleri daha eğlenceli hale getirmek için açık hava amfi tiyatrosunda ders yapıyorlar. Öğrencilerin nasıl eğlenerek öğrenmelerini sağlayacaklarını çok iyi biliyorlardı. Kısacası şikayetçi olduğumuz hiçbir şey yoktu diyebilirim. Yaşanan ufak tefek aksaklıklar ve oğlumun yemek konusunda seçici olmasının dışında...
Çok keyifli 2 haftanın ardından seneye gideceği yerin planlarını yapmaya başladık. Her ne kadar etrafında onu koruyan ve kollayanlar olsa da kendi ayaklarının üzerinde durmak özgüvenini sağlamlaştırıyor ve onun bu gencecik yaşta bilinçlenmesini ve bir vizyon edinmesini sağlıyordu. Ve bunları döndüğünde hemen farketmem beni ayrıca memnun etmişti. Önemli olan da zaten onların öğrenirken keyif almaları, keyif alırken kendilerini geliştirmeleri. Yurtdışı deneyimleri onlar için bir tecrit dönemi değil, ömür boyu hatırlayacakları birer deneyim olmalı ki geleceklerini şekillendirirken önlerine daima çıkacak olan yabancı dil engelini kolayca aşabilsinler. Her bilinçli ebeveyn gibi biz de çocuğumuzun başarı merdivenlerini çıkmasında ona destek olmaktan memnuniyet duyuyor elimizden ne geliyorsa yapmayı planlıyoruz. Eğer sizlere de bu konuda fikir edinebilmeniz için bir nebze yardımcı olabildiysem ne mutlu...
Detaylı bilgi için www.teoriegitim.com adresini ziyaret edebilirsiniz.