- Kategori
- Siyaset
Yüzde 15 Büyük Kitle Kim?
'Demokrasi ve Seçimler' denildiğinde benim aklıma sadece ülkem değil dünya ülkeleriyle birlikte özellikle de ABD ve AB ükeleri ve tabiki Rusya gelir.
Neler yaşanıyor o ülkelerde seçim ve demokrasi ile ilgili diye merak eder gözlemlemeye çalışır ve global ekonomi sisteminde ülkemle kıyas eder politikanın izdüşümünü almaya çalışırım. Çünkü, dünya ekonomisinde politikalar ekonominin akışı sürecinde kendi içinde farklılıklar gösterebilmekte ve zaman zaman da ekonominin daha verimli olabilmesi için demokrasiden kısa süreliğine uzak durularak hatta demokrasi varmış gibi gösterilerek seçimlerin yapıldığını görmekteyiz.
Mesela bana göre hiç de inanmadığım Putin'in sürekli olarak devlet başkanı olarak seçilmesi durumu.
Aynı şekilde (siyaseti noktalayacağını söyleyen) Merkel de öyle..
Trump'un şaibeli seçilmesi hala konuşuluyor yazıp çiziliyor üzerinden iki yıl geçmesine rağmen.
Bütün bunları geçtik..
ABD başkanı Trump'un Venezuela'ya uygulamaya çalıştığı müdahaleye baktığımızda kocaman bir demokrasi ayıbının ötesinde İnsan haklarının ihlal edildiğini görüyoruz.
Peki neden yapılıyor bu ihlaller?
Tabiki dünya'nın en değerli petrollerini ele geçirmek ve dolayisiyle sözümona dünya ekonomisini dengelemek, yani bütçeyi tutturmak..
Kimin bütçesi, hangi bütçe?
Elbetteki dünya ekonomisini elinde barındıran, onbeş bilemediniz yirmi silah petrol borsa dolar tuccarlarının bütçesi.
Dünya'da ekonomi ve politikalar böyle yürütüldüğüne göre ülkemizdeki izdüşümü farklı değildir. Hatta tıpatıp aynısıdır denebilir. Zira global ekonomi sisteminin içinde bir ülkesiniz.
Şimdi gelelim asıl konumuza..
Konumuz seçimler.
Bana soruyorlar neden sandığa gitmeyeceksin diye.
Neden gideyim?
Gerçi 7 Haziran'da da kullanmamıştım oyumu., Bu ülkede cumhuriyet tarihinde ilk ve dünyada benzeri görülmeyen Türkiye'ye özel durum yaşandığı için gitmiyorum sandığa. Seçmen yok sayıldı 8 Haziranda ve adeta oy birliğiyle tüm siyasi partiler altı ay sonrasına karar alarak seçimler iptal edilerek 1 Kasım seçimlerine gittiler. (seçimlere kadar olan süre içinde terör olayları ve dökülen kanlar konusuna girmeyeceğim)
Kendim oy kullanmamış olsam bile 7 Haziran seçimleri sonrasında seçmenin yok sayılarak seçimlerin iptal edilmesi dahi yetiyor sandığa gitmeme gerekçesi.
Bu şuna benziyor..
Yazılı yoklamada öğrenci düşük not alıyor. Öğrenci öğretmenine 'hocam ben bu notu beğenmedim, yazılı kağıdımı değiştirmek istiyorum' diyerek öğretmenle işbirliği yapmasına benziyor.
Dedim ya, küresel ekonomide zaman zaman kısa süreliğine demokrasi'den uzaklaşılır, istenilen noktaya gelindiğinde tekrar dönülür..
Merek edilmesin, sandığa gitmeyenlerin oranı yüzde 15'ler civarında azımsanmayacak düzeydedir. Bu durumu küresel sermaye gücü bizlerden daha iyi gözlemlediğini düşünüyorum. Yüzde 15 demokrasiden ve özgürlüklerden yana bir kitle olduğu unutulmamalıdır. Gelecek genel seçimlerde küresel sermaye gücü bu orana göre politikada bir yapılanmaya doğru adım atacağına inanıyorum. Yüzde 15'in içinden yeni bir oluşumu mu gündeme getirirler orasını zaman gösterecektir.
Bugünden iyi seçimler..