- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yüzde 80

Bir insan yaşamı süresince öğrendiklerinin % 80'ini hayatının ilk 8 yılında öğrenirmiş!!! Bunu duyduğumda yok yaaaa olur mu hiç öyle şey demiştim...itiraz etmiştim ama hadi "say" bakalım dediler, bebeklikten itibaren neler öğrendik, öğreniyoruz? İlk önce telsarar ile başlayan hareketler geldi aklıma...Hemen hemen her bebekte görmüşsünüzdür "tel sarar kızım ya da oğlum" dedikçe bebek ellerini havaya kaldırır ve kıvırmaya başlar minicik elleriyle. Yani telsarar ile başlayan hareketleri, göz kırpmak, emeklemek, tutmak, konuşmak, yürümek, çatal-kaşık kullanmak, saymak, giyinmek, diş fırçalamak, tuvalet, saç taramak, gülmek, ağlamak (say sayyy bitmiyor) el sallamak, ip atlamak, kalem tutmak, yazı yazmak, şarkı söylemek, şiir okumak oooo saymakla bitmiyor ki! Anladım anladım, gerçektende öğrendiklerimizin % 80'ini ilk sekiz yılda öğreniyormuşuz. Yani doğduğumuz andan itibaren 8 yılımız çok önemliymiş. Bizden geçti de Bora'mın daha iki yılı var, birşeyler daha öğreteyim ona!!
Bir de şu keşif işleri var....Hep merak etmişimdir az sonra okuyacaklarınızı...Tamam kitaplar yazıyor, ilk kim uçmuş, ilk bisikleti kim bulmuş, ilk elektriği kim bulmuş....bunlar değil, bunları okuyarak da öğreniyoruz da, benim asıl akıl erdiremediklerim başka! Mesela ilk zeytinyağlı dolmayı kim yapmış? İçine kuş üzümü, fıstık gibi malzemelerin yakışacağını nereden bilmiş? Üstelik bir sürü fıstık çeşidi varken , dolmalık fıstık nasıl aklına gelmiş?
Ya da kek'in arasına krema sürüp te yaşpasta yapmayı ilk kim denemiştir? Kek ve kremayı buluşturup, ortaya enfes tatlar çıkarmayı...
İnsanoğlunun boğazı için yapmayacağı şey yoktur biliyorum ama, hep merak etmişimdir. Su böreği yapmayı ilk kim akıl etmiştir? Malzemeleri hazırla, bezelere ayır, tek tek incecik aç, sıcak su da haşla, soğuk suda şokla, tepsiye yerleştir, aralarını misler gibi tereyağ ile yağla, orta kata peynir yerleştir...en az 8 kat olmalıdır....ooooo uzun iş, kim bunları akıl etmiş te ortaya zor ama muhteşem bir tat çıkarmış? bravo...
Bir de şu yoğurt meselesine çok takmış durumdayım! Kim düşünmüşte sütten yoğurt yapmayı, hatta yoğurt yapmakla kalmamış, özellikle yaz günlerinde, "dur şunu suyla karıştırayım da bakalım ne olacak" deyip, buzzzz gibi bir ayran içmemizi sağlamış???inanın çok merak ediyorum.
Hep düşünürüm bir şey yerken, içerken bunların ilklerini ve tam sıyırmak üzereyken vazgeçerim...Yine vazgeçiyorum bunları düşünmekten ve rekorlara geçiyorum. Hani şu Rekorler Kitabı'na adını yazdırmak için bilmem kaç tonluk tırı saçlarıyla çekmeye çalışanlar, cam kırıklarının üzerinde gezinenler, cam fanus içinde dakikalarca havasız kalmaya çalışanlar var ya, işte onlara. Onlara da akıl sır erdiremiyorum doğrusu. Bazıları o kadar iğrenç oluyorlar ki, gözlerinden süt çıkarmaya çalışanlar gibi (ööööğğ) inanın izleyemiyorum, midem dayanamıyor öyle görüntülere! Kırk yıl düşünsem, dur şunu yapayım da ben de rekorlar kitabına adımı yazdırayım diye gelmez aklıma. Oysa bunu meslek edinmiş, hobi edinmiş insanlar var hayatta! Bu nasıl bir iddia, nasıl bir hobi, nasıl bir hedef??? İlginç...
Neyse bunlar bana göre değil. Yapanları da kutluyor, takdir ediyorum... Gerçekten. Bu da bir Allah vergisidir herhalde, alkışlıyorum yapabilenleri veeee herkesi barışta ve sevgide rekor kırmaya çağırıyorum...
Sevgiyle kalın.
Bir de şu keşif işleri var....Hep merak etmişimdir az sonra okuyacaklarınızı...Tamam kitaplar yazıyor, ilk kim uçmuş, ilk bisikleti kim bulmuş, ilk elektriği kim bulmuş....bunlar değil, bunları okuyarak da öğreniyoruz da, benim asıl akıl erdiremediklerim başka! Mesela ilk zeytinyağlı dolmayı kim yapmış? İçine kuş üzümü, fıstık gibi malzemelerin yakışacağını nereden bilmiş? Üstelik bir sürü fıstık çeşidi varken , dolmalık fıstık nasıl aklına gelmiş?
Ya da kek'in arasına krema sürüp te yaşpasta yapmayı ilk kim denemiştir? Kek ve kremayı buluşturup, ortaya enfes tatlar çıkarmayı...
İnsanoğlunun boğazı için yapmayacağı şey yoktur biliyorum ama, hep merak etmişimdir. Su böreği yapmayı ilk kim akıl etmiştir? Malzemeleri hazırla, bezelere ayır, tek tek incecik aç, sıcak su da haşla, soğuk suda şokla, tepsiye yerleştir, aralarını misler gibi tereyağ ile yağla, orta kata peynir yerleştir...en az 8 kat olmalıdır....ooooo uzun iş, kim bunları akıl etmiş te ortaya zor ama muhteşem bir tat çıkarmış? bravo...
Bir de şu yoğurt meselesine çok takmış durumdayım! Kim düşünmüşte sütten yoğurt yapmayı, hatta yoğurt yapmakla kalmamış, özellikle yaz günlerinde, "dur şunu suyla karıştırayım da bakalım ne olacak" deyip, buzzzz gibi bir ayran içmemizi sağlamış???inanın çok merak ediyorum.
Hep düşünürüm bir şey yerken, içerken bunların ilklerini ve tam sıyırmak üzereyken vazgeçerim...Yine vazgeçiyorum bunları düşünmekten ve rekorlara geçiyorum. Hani şu Rekorler Kitabı'na adını yazdırmak için bilmem kaç tonluk tırı saçlarıyla çekmeye çalışanlar, cam kırıklarının üzerinde gezinenler, cam fanus içinde dakikalarca havasız kalmaya çalışanlar var ya, işte onlara. Onlara da akıl sır erdiremiyorum doğrusu. Bazıları o kadar iğrenç oluyorlar ki, gözlerinden süt çıkarmaya çalışanlar gibi (ööööğğ) inanın izleyemiyorum, midem dayanamıyor öyle görüntülere! Kırk yıl düşünsem, dur şunu yapayım da ben de rekorlar kitabına adımı yazdırayım diye gelmez aklıma. Oysa bunu meslek edinmiş, hobi edinmiş insanlar var hayatta! Bu nasıl bir iddia, nasıl bir hobi, nasıl bir hedef??? İlginç...
Neyse bunlar bana göre değil. Yapanları da kutluyor, takdir ediyorum... Gerçekten. Bu da bir Allah vergisidir herhalde, alkışlıyorum yapabilenleri veeee herkesi barışta ve sevgide rekor kırmaya çağırıyorum...
Sevgiyle kalın.