Zaman makinesi ‘Son’, Ezel’e özenmiş ama … / TV Programları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '12

 
Kategori
TV Programları
 

Zaman makinesi ‘Son’, Ezel’e özenmiş ama …

Zaman makinesi ‘Son’, Ezel’e özenmiş ama …
 

'SON'DAN YENİ BİR 'EZEL' ÇIKARTMA ÇABASI BOŞA EMEK!


ATV’nin yeni ‘bulmaca’ dizisi ‘Son’ ne yazık ki kendisine bağlanan büyük umutları boşa çıkardı! Yayınlandığı günden beri, reyting sıralamasında hayli geride olan diziye ekran başındakiler bir türlü ısınamadı. Toplam izleyicide 41’inci sırada yer bulan dizi, A/B denilen elit kesimde de ancak 23’üncülüğe erişebildi. Prodüksiyonuyla ve oyunculuğuyla göz dolduran bir çalışmanın daha ilk bölümden itibaren böylesine dibe vurmasının sebebine gelince…

Senaryosu karmaşadan yaratılan dizinin başarısızlığı senariste yüklenmeye çalışılabilir. Fakat bu hata olur. Çünkü asıl sorumluluk ikinci bir ‘Ezel’ yaratma hevesindeki yapımcı ve yönetmende! Kenan İmirzalıoğlu’nun yakışıklılığı ve Tuncel Kurtiz’in aforizmalarıyla izleyici toplayan, buna rağmen süreç içinde eski popülerliğini yitiren ‘Ezel’ dizisinin etkisinden kurtulamayan Ay Yapım, ‘Ezel’in yönetmeni Uluç Bayraktar’ı ve müzikçisi Toygar Işıklı’yı almış, ‘Ezel’ benzeri bir de senaryo yarattırmış… Yiğit Özşener, Levent Can ve Berrak Tüzünataç gibi ‘Ezel’den yadigâr yüzleri çeşni yapmış… Türkiye’den Ortadoğu’ya, oradan Kuzey ülkelerine uzanan mekân karmaşasında, yıllar arası atlamaları da abartarak kullanmış… Ortaya çıkan eser, kafasına göre takılan; ajan-aşk-ideoloji üçgeninde boğulan ‘Son’ karmaşası!

Anlaşılan ‘Ezel’ dizisindeki zaman yolculuğunun ve esrarın izleyiciye ilginç geldiğini gören Ay Yapım, bunun dozunu artırmanın reytingde tavan yaptıracağını düşünmüş. Ama bu uğurda öyle coşulmuş ki, neredeyse dakikada bir yıl değişimi yaşanmakta! Bir bakıyorsunuz, yıl 2000… Hop gelelim 2004’e… Haydi gazla, 2012’ye… Yetmedi, 2013’e de uzanalım; geleceğin medyumluğuna soyunalım. Dizi, dizi değil ‘zaman makinesi’

İnsaf ki ne insaf! Bunca zıplamaya dikkat kesilecek, dandik bir oyuncak arabanın neden üç tane alındığını İran depremine giden Selim’in telefon kartı muhabbetiyle birleştirecek kafa dinçliği kaç izleyicide var? Tabii Komiser Ali’nin fi tarihinde hanımına kan veren hayırseverle, uyuşturucu müptelası Nataşa türevi sevgilisiyle, gizli istihbarattan adamların ve daha nicelerinin karmaşasını da unutmamak lazım.

Aslında biraz dişler sıkılsa, konu şıp diye anlaşılacak. Mesela, saçı bıçakla kesildiği için buna takılan ve İran’dan binlerce km uzakta sınıf arkadaşının saçından makasla örnek alan çocuğun aynı kişi olduğunu anladık! Selim’in gittiği kadınla tanışmasını da, plak ve ameliyathane muhabbetleriyle çözdük. Eh, bundan iyisi Uluç Bayraktar stili… Ötesi keyfe keder sahnelerin birleştirilmesi!

‘Ezel’de hızını alamayan yönetmen, senaryoyu sondan başa, baştan sonun sonuna koşturtarak ‘Son’u işlemeyi tercih etmişse izleyiciye düşen de oturup kafa patlatarak izlemek! Böylesi, yeni nesil sinemada da gözde… Ama hiç bu kadar hızlı ‘zaman yolculuğu’ yapanına rastlamamıştım. Ya planların arasında kısa flashback olur kurguya renk katar ya da öykünün sonundan başlanıp başa gidilir. Böylece seyreden de, anlama güçlüğü çekmeden keyifle izler. ‘Ezel’de, TV izleyicisine geri dönüşleri dozunu biraz yüksek tutarak yaşatan Bayraktar, ‘Son’da ölçüyü iyice kaçırmış. Puzzle parçaları gibi birbiriyle uyuşmayı bekleyen sahnelerle izleyicinin aklını bulandırmayı ve gizemli yapımların yaratıcısı olmayı misyon edinmiş. Ne var ki, bunu yaparken diziler arası koşudan beyni bitkin düşen izleyici profilini hesap edememiş. İşte başarısızlığın net profili bu!

Yeni bir ‘Ezel’ doğurma hevesiyle işe girişen ve onca emek harcayan Ay Yapım ekibi, bilinmeyenlerden bilinen çıkartmasını istediği izleyiciye bu gizem işkencesini sürdürecek olursa, boşa harcanmış bir büyük prodüksiyon olarak TV tarihine geçmeye aday olan ‘Son’un sonu yakın görünmekte… ‘Son’unuz hayrola.  

Anibal Güleroğlu http://www.sinematur.com

 

 
Toplam blog
: 1210
: 1542
Kayıt tarihi
: 10.04.10
 
 

İstanbul'da başlayan yaşamım, eski İstanbullu ailemden edindiğim kültürle gelişti. Birinciliklerl..