- Kategori
- Felsefe
Zayıftır, yeniktir çoğu zaman kadına karşı Türk erkeği

Milliyet Blog'un yeni yüzü ile daha fazla okur sayısına ulaştığını ve geçmiş yıllarda yazılan blogların dahi okunabilmesi için teknik donanımda olduğunu yazılarıma gösterilen ilgiden anlıyorum.
7 Haziran 2009 tarihinde yazmış olduğum "Biz elli'lerdeki erkekler" başlıklı blog yazıma, yazar arkadaşlarımızın birinden hem yorum hem de soru geldi..
Yazımda, ellili yaşlardaki erkeklerin hayata dair duruşları daha ayarlı, daha dik, daha olgun duruş sergilemeleri gerektiğini dillendirmiştim sevgiye dair.
Yazar arkadaşımız, yazmış olduğum yazımı olumlu bulduğunu ve beğendiğini ifade ederek, "O yaşlardaki erkeklerin bazıları genç yaşlardaki bayanlarda arıyorlar sevgilerini ve kaybediyorlar, ne dersiniz?" diye sorusu oldu.
Cevabım, bir saplantı olduğu şeklinde oldu.
Evet, bir saplantıdır bana göre 50'li yaşlardaki bir erkeğin çok genç yaştaki bir bayan ile birlikte olma isteği.
Duygular, frekanslar, heyecanlar farklıyken büyük bir yaş aralığı sorunlar doğuracağı gibi sağlıklı bir ilişki olabileceğini pek düşünemiyorum.
Zira, yaşından daha olgun düşünebilen, hayata farklı bakabilmesini bilebilen genç bayanların olgun erkeklerin tercihi olduğunun altını da çizmek isterim.
Daha doğrusu, aşk varsa birlikteliklerde, sevgi varsa, çıkara dayalı ilişkiye dayanmıyorsa beraberlikler, o zaman yaş farkının bir önemi olmadığını düşünüyorum.
Siz, çıkara dayalı ilişkilerden korkunuz.
Türk erkeği, aç susuz gibidir karşı cinsine karşı. Duygularına yenik düşebiliyor çoğu zaman, tıpkı güzel alımlı ve yaşından çok genç bir kızın kendisine yapılan yapay yaklaşım hareketlerinde olduğu gibi.
Kolaydır, Türk erkeğini sözüm ona elde etmek. Bir çıkar gözetliyorsanız, Türk erkeğine yaptıramayacağınız bir şey olamaz.
Siz, yeterki bir gülümseyin.
Zayıftır, yeniktir çoğu zaman 1-0, kadına karşı..