​ Zıtların mücadelesi / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Zıtların mücadelesi

Zıtların mücadelesi
 

Her şey, mahallemize köprülü kavşak yapılması ile başladı. Son iş olarak, trafik sinyalizasyon direklerinin yerleştirilmesinin yapıldığı günlerin birinde, rutin kalkışlarımın sabahı yarı uykulu halde, sinyal lambaları üzerindeki, ''Kırmızı Adam'' ve ''Yeşil Adam'' sembollerine dikkat kesildim.

Trafik dilinde bunların bir anlamı vardı. Kırmızı Adam, araç akışında yayaların durması gerektiği sinyali iken; Yeşil Adam, araçlar durduğu vakit, yayaların ilerlemesi anlamı içermekte idi. İşte bu anda, fert olarak hergün bu iki adamın mücadelesini yaşadığımız fark ettim.Yani ''Zıtların Mücadesini'' ! her şey trafik sinyalindeki gibi kurtarıcı değildi.

Ben, kırmızı adama, negatif duyguların taşıyıcısı ve yeşil adama ise pozitif duyguların taşıyıcısı olarak anlam yükledim.Yaşam mücadesi, bu iki adamın mücadelesinden ibaretti. Aristo yaklaşımı ile ''Her şey zıttı ile vardı.''

Kırmızı adam, negatif duyguların temsilcisi iken, yeşil adam pozitif duyguların temsilcisi konumunda diye düşünmeye başladım. Kırmızı ve yeşil adamın beslendiği kaynak aynı idi. yani ben... bana genetik olarak geçen kalıtsal özellikler, çevre ve eğitim ile öğrenilen özeliklerim idi. Bu adamların şekilenmesinde genler, çevre, eğitim vs. herkes ve herşey bir şekilde etkili olmuştu. Bunu bilimsel bulgular zaten ispat etmiştir. Bizler genler ve çevrenin eseri olarak yaratım süreçinin içerisinde bulunduk. Bu şekilenme devam ettikçe, kırmızı ve yeşil adam bir birlerine rakip olmaya başladı. Kırmızı adam, olumsuz duygularını hastalık, yoksulluk, keder, depresyon vs. olarak bizlere ikram ederken; Yeşil adam, bir şifacı gibi olumlu duygular ile iyileştirici etkisini, sağlık, zenginlik, mutluluk olarak bizlere ikram etme yolunu seçti.

Gün içerisinde hepimiz bu iki adamın mücadelesine tanıklık ederiz. Bu yüzden çoğu kez bir ''günaydın'' sözcüğünü esirgediğimiz olur. Bunun sebebi kırmızı adam öyle istiyor diyedir. Halbuki, yeşil adam günaydın demeye can atmaktadır.Kırmızı adam aman ne olacak canım bir günaydın da eksik olsun diye düşünürken; yeşil adam bir günaydın belki umut aşılar diye düşünmektedir.Oysa; bu şekilde karşımızda insanlara değerli olduğu izlenimini verebiliriz çoğu kez.

Kırmızı adam, en çok karar alma süreçlerinde kendini gösterir. Yıllardır öğrenmiş olduğu yanlışları doğru gibi değerlendirerek, yeşil adamın inadına verdiğimiz kararlardan bizleri geri çevirmek zorunda bırakır. Sırf bu yüzden hiç sevmediğimiz bir mesleği seçerek, hayatımızım geri kalan bölümde bu mesleğin elimize ve ayağımıza hatta düşüncemize vurduğu prangalar ile yaşamaya devam ederiz. Yani statükocu sürecin bir parçası oluruz. Elde ettiğimiz konforizmden vazgeçmek istemeyiz. Sonuç, kırmızı adamın galibiyeti, ''kronik'' hale gelen bir takım rahatsızlıklar süreçi.

Yeşil adam, bu süreçte etkili olmaya çalışır fakat, onu sözünü geçirmesi kırmızı adama göre daha zordur. Çünkü, yeşil adamın olumlu duyguları, kırmızı adamın toplumsal kalkanına çarpmakta bu da alınan kararları etkilemektedir.

Peki ! bizler kırmızı adamın, yeşil adama baskıcı davranışından kurtarılmasına nasıl yardımcı olabiliriz?

Bunun için öncelikle yanlış bilinen doğrulardan ve kırmızı adamın hoşuna giden alışkanlıklarımızdan vazgeçerek yardımcı olabiliriz. Hatta günlük konuşma biçimimizde kullanılan olumsuz sözcük ve cümle yapılarından vazgeçerek, kısacası kırmızı adamın beslendiği kaynakları keserek, onu bakımsız bırakıp küçülmesini ve yok olmasını sağlayabiliriz. Yeşil adama gelince, Aristo dedi ya, ''her şey zıttı ile var''

Blog resmi http://www.haremde.com/komikresim/822/trafik_lambasi alınmıştır.

 
Toplam blog
: 92
: 766
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

1970 Tarsus doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Tarsus'ta tamamladım.Yüksek öğrenimimi Atatürk Üni..