- Kategori
- Siyaset
Zulmedene karşı durmak, namus borcudur. Bunu böyle belleyin.

Mesele sadece Erdoğan'a karşı olmak, karşı durmak değil...
Zulmedene karşı durmak, namus borcudur, insanlık görevidir. Bunu böyle belleyin.Tabi bu sözlerim, kendini insan görenler, insan belleyenler içindir. İçinde, yüreğinin bir yerlerinde insanca bir şeyler taşıyabilenler, hissedebilenler içindir söylediklerim... Aman başkaları üzerine alınmasın n'oolur!
İnsanlık, yaradan tarafından yeryüzüne indirildiği günden beri, yönetenle yönetilenin mücadelesine sahne olur. Adaletle yönetenler de, zulüm ve zalimlikle hükmedenler de silinemez insanoğlunun ortak hafızasından...
Mağra döneminde de, ilk, orta ve yeni çağda da ve içinde bulunduğumuz uzay ve bilişim yüzyılında da irili ufaklı binlerce zalim hükümdar, milyarlarca insanın canına okumakta, anasını bellemekte; dünyanın her yerinde...
Ama ben her zaman zalime değil, şahit olduğu zülme sesiz kalanlara, seyirci olanlara kızarım. Çünkü zulmün, şiddetin türü, nedeni ne olursa olsun, o azap vericilere tavır koyamayanlar, sesini çıkaramaynlar, bilerek ya da bilmeyerek zalimin zulmüne ortak olurlar.
Üstelik, her çağ, her dönem, kendi karşıtlarına zulmetmekte istisnasız...
Benim siyasi yazımlarımı okuyan dostlarım da, bana: " AKP'ye neden bu kadar karşısın? " diye sormaktalar...
Hayır dostlar!... Hayır! Siz beni yanlış anlamışsınız. Ben yalnızca AKP'ye değil, dünyanın neresinde, kim, kime, ne diye haksızlık yapıyorsa, onların topuna karşıyım; sadece AKP'ye değil... Kendi partim CHP de iktidar olsa ve bugün AKP'nin yaptığı akıl almaz saçmalıkları yapsa, ben onlara karşı AKP'ye yaptığım muhalefetin bin kat fazlasını yaparım; " Siz bu ülkeye sosyal demokrasiyi mi getirecektiniz yoksa başkalarının suçlarına, günahlarına ortak olmaya mı geldiniz? diye en ağır sözlerle yüklenirdim; benim düşüncelerimle iktidar olanlara da...
Mesele, falanca parti mi yoksa filanca parti mi iktidar olsun meselesi değil ki! Onu kahvelerde, sokaklarda, çarşıda, pazarda zaten fazlasıyla tartışıyor halk...
Mesele, yeryüzündeki tüm zulümlere karşı durabilmekte... Mesele zulümleri de, zalimleri de yeryüzünden silebilmekte... Yoksa bugün AKP zülmeder ülkeme, yarın başka bir parti onun yerine... Bir gün Hitler gelir mahveder insanlığı, öbür gün başka bir cani...
Mesele, sade ülkeyi yönetenlere, iktidar sahiplerine karşı durmak değil ki!
Mesele, zulmedene, zulmün kendisine karşı durabilmekte... Mesele, zulme direnmeyi namus borcu bellemekte... Mesele, zalime " Dur! " deme yürekliliğini gösterebilmekte... Üstelik, o zalimin ayakları, tankları, topları altında kalabileceğini bile bile...
Mesele, herkes korkudan tir tir titrerken, başına bi şeycikler gelivermesin diye sus pus, uslu uslu otururken köşesinde; ödeyeceği bedele zerre aldırış etmeden, göğsünü siper edebilmekte kalleşin, kahpenin kurşunlarına... Mesele, " Ben! Ben! Ben! " diye yeri göğü inletenlerin tanrı muamelesi gördüğü günümüzde; " Biz " için kendinden geçebilmekte... Gerektiğinde, canını da verebilmekte...
Mesele, " Zulmedene karşı durmak, namus borcudur, insanlık görevidir." diye yırtınıp dururken birileri... Bir köşeye çekilip, bıyık altından gülmek, alaycı tavırlar takınmak değil...
Şimdi meselenin, meselemin ne olduğunu anladınız mı?
Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.