Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '07

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
4010
 

" 100 çocuğa tecavüz ettim " ..!

" 100 çocuğa tecavüz ettim " ..!
 

Çocuk istismarı ve Ensest…

Daha doğrusu ensest daha çok çocuklara karşı olduğundan yan yana kullanılan kelimeler…

Ülkemiz zaten geçen sene ensest olmayıp çocuk istismarının dibine vurduğu sahnelerle aklımızda…

17 aylık bebeğe yaşları 40, 41 ve 69 olan üç adamın tecavüz ettiği haberleri önce düştü ajanslara, sonra google’dan internette “child porn”u en çok tıklayan ülkenin Türkiye, illerin ise İstanbul, Ankara ve İzmir olduğu açıklandı…

İnanmadık önce, kabul etmek istemedik sonra çocuk yuvalarındaki küçük kız çocuklarının nasıl pazarlandığı haberleri tekzip etti bizi…

Daha dün Gaziosmanpaşa’da 10 ayrı çocuğa cinsel saldırı ile aranan şahıs ‘100 çocuğa bodrum ve çatı katlarında tecavüz ettiği’ni açıklıyor ve bunları ‘şeker ve sakız’ kullanarak yaptığını itiraf ediyordu…

Küçük bir kız çocuğu olduğunuzu düşünün…

Bir akrabanız misafirliğe geliyor ve sizi dizine oturtuyor, “sen ne kadar büyümüşsün bakalım” diye ağzından salyaların aktığını…

Ve ya en yakın akrabanızın, babanızın, amcanızın size sarılırken elinin yavaş yavaş aşağı indiğini…

17 aylık bebek N.N.B olun birkaç dakikalığına…
Annenizin sizi biri dedeniz diğer ikisi babanız yaşında üç adama bıraktıktan sonra üzerinize çullanmalarına izin verip, kapıda işin bitmesini beklediğini düşünün…

Şeker ve sakız ile kandırılarak soğuk bir bodrum katına indirildiğinizi düşünün…

Çocuk istismarı örtbas edilecek bir konu değildir…

Üstelik medyaya yansıyan sadece cinsel istismar. Fiziksel, ruhsal istismar ve ihmalin istatistiklerinden kimsenin haberi yok…

İstatistikler istismara uğramış birinin ilerde istismar etme olasılığının arttığını gösteriyor ve bu da bize bir çıkmaz sunuyor…

Bu kısır döngüden kurtulmamız gerekiyor ve bunun çözümü de herkesin istismara uğramış kişiyi kendi çocuğu gibi düşünmesinden geçiyor…

Vicdanımızı (varsa) yerine koymamız gerekiyor…

Daha yaşanılabilir bir dünya ve Türkiye için…………

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

artık kimseye güvenimiz kalmadı ben bu dünyada yaşamak istemiyorum yazıklar olsun böyle kötü düşünen insanlara allah kahretsin.günahsız ve hiçbirşeyden haberi olmayan zavallı çoçuklar onlar nasıl tutunacaklar ve nasıl güvenecekler insanlara ya ben nasıl bu dünyaya çocuk getirecem :((

ebru ceylan 
 27.03.2007 21:37
Cevap :
Kaygılarınız, kaygılarımız çok yüksek..! Çocuklar zavallı çocuklar... Onlar ise birçok şeyden habersiz, haberdar oldukları şeyler ise acı... Elden gelenler ise gün geçtikçe tükenmekte...  28.03.2007 18:07
 

Hayat ilkesine uyacak şekilde mevcut koşullarımla kendimi eğiterek yaşamak, yaşam felsefemin özünü oluşturuyor.Bu nedenle gençliğimde cinsel istismarın cehaletten kaynaklandığını düşünürdüm.Ama büyüdükçe eğitim seviyesi yüksek olanların da istismarcı davranışta bulunduğunu öğrenince,bu tür vakaların insanın kendi beden+ruh yapısının bütünleşmediği ve tanımadığı düşüncesi doğdu.Ve bu düşüncemde de yanılmadığıma inanıyorum.Çünkü cinsel yaşam tamamen olgunlaşmanın ifadesidir.Ve bu yaşamı insanın kendisine eş olacak türden olgun bir kişiyle yaşayamaması,ister istemez insan haklarını hiçe sayan davranışlara itiyor.İstismarda bulunan kişi kendisini rahatlatacak yol ararken bulduğu kişiye ruhsal+fiziksel zarar vereceğini düşünemiyor.Bu bağlamda insanın menfaati için ne kadar hoyrat olabileceği olgusu karşımıza çıkıyor!Din ve yasa,hayatın birçok alanında insan davranışını kontrolunu sağlamaya yardımcı olur,deniliyor.Çok merak ediyorum,eğer bu söz doğruysa neden bu tür vakalar sonlanmıyor!

hatice yilmaz 
 16.03.2007 13:11
Cevap :
Öncelikle değerli yorumunuz ve büyük katkınız için çok teşekkür ederim.. Elinize sağlık.. Soru için ise bence din ve yasadan çok, din ve yasanın vicdan tarafından içselleştirilmesidir mesele.. Galiba bunu çözersek sorun da ortadan kalkacak... Sevgi, saygılar...  16.03.2007 15:53
 

İnsanın en ve en değerli varlığı kendi çocuğu ve hele kız çocuğuyken, bu tür vakaların hem de böyle arsızca bu kadar çok olması beni o kadar derinden yaralıyor ki... Toplumun tamamı olarak pasif değil aktif olarak bu hastalıklı yaratıkları ayıklamamız gerektiğini düşünüyorum. Sağlıcakla kalın...

Yılmaz Değirmenci 
 14.03.2007 15:30
Cevap :
Keşke yapabilsek.. Ama toplumun kendisi hastalıklı olunca; yaratıklar, hastalıklı olmayanları ayıklıyor malesef...  14.03.2007 16:02
 

Okumayı sevmeyen SADECE BAŞLIK OKUYAN, okuduğuyla da ahkam kesen insanlara iyi örnek...! Yazı dikkat çeksin diye değermiydi?

akar 
 11.03.2007 12:19
Cevap :
Neyi kastettiğinizi anlamamış bulunmakla beraber bir mantık süzgecinden geçirip neleri eleştirebileceğinizi düşündüğümde; Başlığı kullanmama diyorsanız o başlık tırnak içinde verilmiş bana ait değil, başlığın sertliğini diyorsanız o açıklamayı yapan şahısa sormak lazım, sözler ona ait çünkü.. Dikkat çekmek için bunu kullanmış olmamı ima ediyorsanız, dünkü o görüntülerden sonra ne bekliyordunuz, "sevelim, sevilelim" diye bir başlık atmamı mı? Umarım bu cevaplardan herhangi biri sorunuza tekabül ediyordur... Sevgi, saygılar...  11.03.2007 13:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 196
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 2785
Kayıt tarihi
: 17.02.07
 
 

1985 yılının bir Nisan sabahında (ki kendisi 15'i olur) sabah ezanından sonra (saat daha bizim kö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster