Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '13

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
16640
 

‘’Adını Feriha koydum"da son noktayı koyamadım/ Hazal KAYA- Çağatay ULUSOY

‘’Adını Feriha koydum"da son noktayı koyamadım/ Hazal KAYA- Çağatay ULUSOY
 

 Her yerden her telden bir çığlığa dönüşmüş bu ses benim bir hamle daha yapmama sebep oldu. Ece ER imzası ile yazdığım 4. yazı bu… her yazdığım yazı bire bin katarak geri döndü, sağ olsunlar hep takipte kaldılar ve hiç vazgeçmediler. Kimler mi? AFK, Femir, Hazalist, Çağatayist… ekle ekleyebildiğince. İnceden inceden sızlayan yüreklerinin sesi beni hep klavyemin başında vurdu.

Kendi gönül seslerini duyan herkese sevgiyle yaklaşıp, dertlerini hep bir ağızdan dile getirip, gönül sızılarını döktüler ortaya.

Adını Feriha Koydum dizisinin izleyenleri dizi bittiğinden beri şaşkın ve de isyanda. Finale bir kala bir anda senaryo yön değiştirdi, Emir’in büyük aşkı Feriha’dan vazgeçti, mafyacılık oyununa büründü, sezon finali yaptı. Adını Feriha Koydum dizisi bitse de ona gönülden bağlı olan fanları hala Emir ve Feriha’nın aşkı ile tutuşuyor. Bu fanların varlığı hala bitmiş bir diziyi gündemde tutabiliyor da Hazal Kaya ve Çağatay Ulusoy’u bir araya getiremiyor.

Aşkı için onca şeye katlanan Emir, değişime uğradı senaryosunda ciddi  değişimler yapıldı ama sitem hep aynı kaldı. Hazal Kaya ve Çağatay Ulusoy için çırpınan bu kalpler hiç yön değiştirmedi. Resmen fanatikleri oluştu ve gün geçtikçe de sayıları gittikçe artıyor.

‘’Adını Feriha Koydum’’ dizisinin Hazal Kaya’dan sonra Feriha’sız nasıl devam edeceği merak konusuydu ki devamı olmadığını fanlar kanıtladı ve ‘’Emir’in Yolu’’nun önüne bir set gibi durdular. İstedikleri tek şey yapımcıdan zirveye taşıdıkları dizinin Hazal Kaya’sız yani Feriha’sız devam etme kararını yeniden gözden geçirmeleriydi. Ama dinleyen kim?

Hazal Kaya gibi güçlü, yetenekli bir oyuncudan sonra Feriha karakteri tam bir fenomen oldu. Haliyle de ‘’Emir’in Yolu’’ yoldan çıktı, çünkü Feriha’nın boşluğu iyi doldurulamadı. Tek başına Çağatay Ulusoy’un oyunculuğuyla dizi kendini toparlayamadı. Çağatay Ulusoy, çok iyi performans gösterdi ama karşısına konulan oyunculara baktığımızda Hazal Kaya’nın yokluğunu unutturamadılar. Eğer Çağatay Ulusoy’u bambaşka bir projede izleselerdi Emir kötü yola sapmazdı ama AFK’nın devamı niteliğinde çekilince frenler tutmadı ve emekler duvara tosladı.

Feriha’nın yerine yeni bir Feriha yaratma sevdalarının sonu da Gizem Karaca’nın izleyiciye antipatik gelmesine sebep oldu. Neyse ki bu sezon ‘’Benim Hala Umudum Var’’ ile oyuncu kendini kanıtlayabildi.  Akıllara kazınmış bir Feriha karakterinden sonra Gizem Karaca’yı sevemediler, sevmediler ve dolayısı ile de reddettiler.

Hazal Kaya’nın kattıklarıyla ve Feriha karakterinin sevilmesiyle birlikte sınıf atlama mücadelesi seyirciyi sarmıştı. Düğün kendi düğünleri gibi, bu aşk kendi yaşadıkları ya da yaşamak istedikleri gibi olacaktı. Analı - kızlı seyrettiler, hatta ekrana girip yakından baka kaldılar bu büyüye. Çağatay Ulusoy ve Hazal Kaya’nın sevenleri çok öfkeli bir o kadar da üzüntülü, AFK’nın yapımcıları ve eski rol arkadaşlarından bazıları da o hayranlara bir o kadar öfkeli.

Televizyon sektörünün en temel öğesi bildiğiniz gibi görselliktir. İzleyenler sadece Hazal Kaya’ya ya da sadece Çağatay Ulusoy’a hayranlıkla baka kalmadı. İki oyuncunun birbiri ile uyumuna aşık oldu. Feriha ve Emir ekranda, hayranları da ekran başında aşk yaşadı ve büyülendi. Dolayısı ile de AFK’nın ansızın ve beklenmeyen bir biçimde bitmesi, üstüne üstlük bitmemiş bir öykünün kahramanının biri, sözüm ona eski dizinin devamında ve bir diğeri de dönem dizisinde de rakip olması her iki yapımında reytinglerini etkiledi. Hayran kitlesi kendini kandırılmış, hiçe sayılmış hissetti.

Bundan en çok da Hazal Kaya sorumlu tutuldu ve etkilendi.  Pirim elde etmek isteyenler magazin zırvalıklarıyla süsledi bu haberleri. Ben insanların dedikodularından çok, iş başarılarını anlatmayı seviyorum. Seçtiğim yazı dili bu…  Sonuçta da iş ‘’bir oyuncu nasıl iki diziyi birden bitirir?’’e geldi. Tabi kolaycılığa kaçıp bunun adına da başarısızlık dediler. Bu Hazal Kaya’nın değil, ona bu sorumluluğu yükleyenlerin başarısızlığıdır. Sonunda da karşımıza hala Feriha’nın öldüğünü kabul etmeyen hayranlarının çoğalması ile günden güne katlanarak çıktılar.

 Adını Feriha Koydum adının Emir’in Yolu’na dönüşmesi de çözüm olmadı, bizim dikkatli seyircimiz bu yolu pek tutmadı. Yepyeni bir diziyle yol alınacak olsaydı, kaygan zemin böylece belki fren tutturacaktı. Hayranlar boynunu büküp ‘’mutsuz bitti ama sevdiler, sevildiler’’ diye iç geçirecekti.

Emir, Feriha’sızlığında yolunu sonlandırsaydı,  Feriha’da içler acısı aşk öyküsünde kalsaydı bu kadar yol arayamaya gerek kalmazdı. Gerek Hazal Kaya’nın gerekse Çağatay Ulusoy’un fanları bu kadar tepki vermeyecekti. AFK’nın noktayı koyamamasının sancısını her sezon seyircinin iniltileri, homurtuları ile Hazal Kaya ve Çağatay Ulusoy çekecektir. Oysa gerçekten kanlı gelinlikle bitseydi dizi, izleyenler kendilerince bu yası tutacaktı, iç çekip olaya son noktayı koyacaktı. Halbuki Feriha’nın kanının bulaştığı dizi reyting uğruna sürdürülmeye çalışınca iş çığrından çıktı

 Buna benzer aşk odaklı dizilerde karakter öldüğünde yerine kim gelirse gelsin eskiyi hafızalarından silmeleri mümkün olamıyor. Hafıza da eski oyuncunun oynadığı rolün tortuları kalıyor, bir önceki karakterin hayaleti ekranda dolaşıyor. AFK, Feriha’nın öyküsüyle seyirciyi ekrana kilitledi, kendi kitlesini yarattı o hızla da aldı ve yürüdü.  Emir ve Feriha’nın aşkı da seyircisini doyurdu ve dizi iki sezon Cuma’nın galipleri arasında yerini sağlamlaştırdı. Çünkü izleyenler gerçek kadar inanmışlardı bu masala.

Adını FerihaKoydum dizisi özel olarak seyirci kitlesi açısından incelenecek bir yapım oldu. iİginç  kısaltmaları ile twitterı sallayan fanlar artık sadece göz hafızamıza değil zihinlerimize de yerleşti:

CU-cular ( Çağatay Ulusoy), Çağatayist, Hazalist ( Hazal Kaya), Haz-Çağ, Femirciler…

birbiri ardına karşımızda, aklımızda ve bu aşk fanların gözbebeğinin içinde, yüreğinde çoğalıp duruyor. Televizyon dizileri tarihinde bu kadar değişik isimli fanı olan ve bir arada yaşayan fanatik bir gurup oluşmamıştır. Aslında bu guruplar AFK’nın yolunun sonunu beğenmedikleri için gittikçe de çoğalarak karşımıza çıkıyorlar.

İlk defa seyircidizi bitsin, yayından kalksın diye kenetlendi, eylem yaptı. İlk adıyla “Adını Feriha Koydum” dizisi sonraki adıyla “Emir’in Yolu” dizisi seyirci baskısıyla yayından kalktı. Televizyon tarihinde bir ilke imza atıldı hem de fanlar tarafından sıkı boykotla bir dizi yayından kalktı. Türk dizi tarihine seyirci eliyle ipi çekilen dizi olarak ismini hafızalara yazdırmayı da başardı.Bir dizi yapıldı, oyuncuları sevildi,  iki sezon seyirciyi peşinden sürükledi, üçüncü sezon yolundan çıktı, tökezledi, düştü ve nihayet bir finali bile yapılmadan kaldırıldı.

Unutulan bir şey vardı ki isteklerini dile getiren, yapımcılar tarafından ‘’ergen’’ adı altına taşınan seyirci diğer seyircilere hiç benzemiyordu. Haklı talepleri ile yapımcıların karşısına dikilen bu yeni kuşak seyirci, diğer kuşaklardan farklıydı. Diziyi izlerken sadece oyuncuya bakmıyor, yapım şirketinin güvenilirliğini gözden geçiriyor, senaristlerine inanmak istiyor, yayına alınacak kanalın istikrarı ile ilgileniyor. Eğer kendi kıstasına uyan bir dizi ise de ekranın karşısında soluk almadan izliyor.

Bu fanları yaşı ne olursa olsun küçümseyen yapım firmalarının duvara toslamaları kaçınılmazdır. Aslında Hazal ve Çağatay’ı sevenler sadece genç kuşak değil, her yaş skalası hatta her dil ve ülkeden hayranları var. Bana ilginç gelen ise tek kelime Türkçe bilmeden 2 sezon diziyi göz kırpmadan seyreden Yunanlı izleyenler. Bu aşkın büyüsü 2 oyuncunun oyun gücü ile ekrandan geçip onları da vurmuş. Demek ki Hazal ve Çağatay doğru rolde, doğru yolda oynamışlar ve bir unutulmaza birlikte imza atmışlar.

Bu izleyici gurubunu iyi incelerseniz, kulak verip dinlerseniz Hazal Kaya ve Çağatay Ulusoy’un tekrar bir projede yer almasını istediklerini de fark edersiniz. Artık günümüzün seyirci kitlesi Ayşe Teyze, Fatma nine gibi değil, gün oldu devran döndü izleyenlerde ekran karşısında profesyonel izleyici kimliği kazandı. Yarının izleyici kitlesi de bu gurubun öncülüğünde başlayan akımın devamı niteliğinde olacaktır. Bu yüzden de önerim Hazal- Çağatay ikilisinin neden bir araya gelemediklerini öncelikle samimi bir üslupla dile getiren açıklamalarını kendi ağızlarından sevenlerine duyurmaları. Sonra da bu olayın bir oluru bulunup bir arada bir proje gerçekleştirmeleridir. Aksi takdir de Adını Feriha Koydum dersiniz de bu noktayı koyduramazsınız. Bu da diğer projelerin başarısını etkiler. Yolunuz Emir’in Yoluna döner.

Hayatta başarının tadını çıkartmak dileği ile…

MERAKLISINA NOT; Bu haftadan itibaren facebook sayfamda https://www.facebook.com/pages/Ece-Er-%C4%B0le-Ba%C5%9Fb  #hazalist ve #çagatayistlerin isimlerini tek tek imza niteliğinde bulabilirsiniz.

www.televizyongazetesi.com

eceer6@gmail.com

https://www.facebook.com/pages/Ece-Er-%C4%B0le-Ba%C5%9Fb 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

abdurrahman balcilar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ece Hanım, Kutlarım sizi, iyi bir çalışma olmuş. İnsan gözleriyle görünce, sevince iyi bir iş çıkıyor. Yüreğinize, ellerinize sağlık. Saygı ve salamlar. Abdurrahman Balcılar

abdurrahman balcilar 
 22.07.2013 9:35
Cevap :
Sağ olun Abdurrahman bey, sizin de yüreğinize sağlık :) Kaleminize kuvvet :)) Saygılar, sevgiler sonsuz olsun :)Görüşürüz :)  22.07.2013 19:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 781
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3837
Kayıt tarihi
: 23.09.12
 
 

16- 06- İstanbul'da doğdum. Tatbiki Güzel Sanatlar Tekstil Ana sanat dalı Moda tasarımı bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster